ويكيبيديا

    "وأنك" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • ve
        
    • olmalısın
        
    • geçiyor
        
    • yapıyor
        
    • seni
        
    • geçiyorsun
        
    • onu
        
    • Siz
        
    • olmalı
        
    Sizin akıl hastası olduğunuzu ve mallarınızı satacak ehliyette olmadığınızı kanıtlamaya çalışıyorlar. Open Subtitles ويريدون إثبات بأنكِ مختلة عقلياً وأنكِ غير مؤهلة للتفاوض على بيع ممتلكاتك
    Biliyorum. Evlisin, eski kafalısın ve ben büyük bir yeniliğim. Open Subtitles أعرف، أنكِ متزوجةً وأنكِ موضة قديمة وأنني خالي الذهن تماماً
    Ağzından bir şey kaçırmış olmalısın. Başka türlü bulmasının imkanı yoktu. Open Subtitles لا بدّ وأنك قلت شيء، لا يوجد طريق يمكن أن تجدّه.
    - Dalga geçiyor olmalısın. Open Subtitles لا بد وأنك تمازحني كلا، مستحيل
    Şimdi, "acaba o mu yaptı" diye düşünüyorsun. "Sanki bana kur yapıyor" diyorsun. Open Subtitles تعتقدين أنني ربما أكون فعلتها وأنك ستكونين التالية
    seni bir daha asla göremeyeceğimi düşündüm, sen hayatımın dışındaydın. Open Subtitles ظننت بأني لن أراك ثانية أبداً وأنك خارج حياتي للأبد
    Dalga geçiyorsun. Hepsi bu mu? Open Subtitles لا بد وأنك تمازحينني، هذا كل ما لدينا؟
    Beni kenara atmayacağını, gerekirse bir onu adamı olacağını bilmem lazım. Open Subtitles أريد أن أعرف أنك لن تقصيني وأنك ستكون رجل عند كلمتك.
    Siz iki aşk kuşuna bir şişe gönderecektim ama tek başına olduğunu söyledi ve sen de üzgün görünüyordun. Open Subtitles كنت سأقوم بإرسال زجاجة لكما يا طيور الحب، ولكنه قال بأنه يوجد واحد فقط، وأنك تبدين تعيسة نوعاً ما.
    Böyle bir planı hayal ettiğine göre oldukça hasta bir beynin olmalı. Open Subtitles لا بد وأنك مكون من مجموعه من الأفكار المريضه لتختلق خطه كهذه
    Evet onunla bir kafede buluştuğunuzu ve çok üzgün olduğunuzu söyledi. Open Subtitles أجل لقد قالت أنكِ قابلتها على كافيه وأنكِ كنتِ مستائة منها
    Abilerinden ve ablalarından tüm şansı aldın yalnız olmalısın, değil mi? Open Subtitles لقد أخذتي كل الحظ من أخوتكِ وأخواتك لابد وأنكِ وحيدة، صحيح؟
    Bir şeyler çıktığını ve daha sonra arayacağını söylesen ya. Open Subtitles قولي فقط أن هناك أمر طاريء وأنكِ ستعاودين الإتصال بهم
    Ama bunu yapmadan önce bundan ders çıkarmış olduğunu ve değişebileceğini görmem gerekiyor. Open Subtitles لكن قبل أن أفعل ذلك أحتاج بأن أرى أنكِ تعلمتي وأنكِ قد تتغيرين
    Bazı şeylerin asla değişmeyeceğini düşünebilirsin ve bu konuda yapabileceğin hiçbir şey yoktur ve hâlâ en iyisini yapmaya çalışırsın, değil mi? Open Subtitles الآن، ربما تقررين أن الأمور لن تتغير وأنكِ لا تستطيعين فعل أي شيء بهذا الشأن وستحاولين فعل كل ما تستطيعين رغم ذلك؟
    Üniformalı bir polis memuruna ot sattığına göre geri zekalı olmalısın diye düşündüm. Open Subtitles بما أنك بعت مواد مخدرة لضابط يرتدي ملابسه الرسمية، أنه لابد وأنك متخلفاً
    -Evet. O zaman biraz spagetti sosu yapmayı biliyor olmalısın! Open Subtitles أجل، لذا لابد وأنك تعرف شيء ما عن صلصة الإسباغتي.
    Benle dalge geçiyor olmalısın. Zorla hareket edebiliyorum. Open Subtitles لابد وأنك تمزح معي لا يمكنني حتى الحراك
    Bizim hoşumuza gitmeyen bir şey yapıyor bile olsan, hala seni seviyoruz. Open Subtitles وحتى وأنك تفعل اشياء لا نحبها , فنحن لا نزال نحبك
    seni yıllardır sevmiş olmalıyım, ama o kadar aptalım ki bunu bir türlü farkedemedim. Lütfen bana inan. Open Subtitles أرجوك صدقني، لابد وأنك تحبني مللي قالت أنك تحبني
    - Dalga geçiyorsun herhalde. Open Subtitles لابدّ وأنك تمازحني.
    John! onu ilk gördüğün anda bir şey olmuş olmalı. Open Subtitles لا بُدَّ وأنك كنت ذو شأنٍ عندما قابلتها أول مرة
    Ben de kocanız kadar beceriksiz ve sıkıcıyım. Siz de doğru seçimi yapmışsınız ve mutlusunuz. Open Subtitles شخص ممل وبلا أهداف ، وأنك قد اخترت الاختيار الصحيح

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد