| Kıtanın fişinin takıldığı bir an varmış gibiydi ve ben bunu görmek istiyordum. | TED | يبدو الأمر و كأن قارة بأكملها يتم تشغيلها، فأردت رؤية هذا الأمر. |
| Resimlere baktım; '65 yılının tamamı küllerle kaplanmış gibiydi. | Open Subtitles | نظرت لهذه الصور, و كان و كأن 1965 قد تم تغطيته بالرماد كليا |
| Onun resimlerinin hepsini çekmeyece kaldırdım ve kilitledim, ...Sanki bir fark yaratacakmış gibi. | Open Subtitles | وضعت جميع صور زوجي في درج و أغلقته و كأن هذا سيصنع فرقا |
| Her şeyi ben yaptım. Bugün Sanki bir tarafına takıyormuş gibi gelmen gerekmiyordu. | Open Subtitles | لقد قمت بكل شيء لا داع لأن تتظاهري اليوم و كأن الأمر يعنيك |
| Aynı görünüyorsun, ama bir kalbin yokmuş gibi konuşuyorsun. | Open Subtitles | إنك تبدو كنفسك تماماً ، و لكنك تتحدث و كأن لا قلب لك ولا شفقة لقد جئت متأخراً جداً |
| Elini cebine sok, sanki silah varmış gibi. Endişe etme. | Open Subtitles | ضع يدك فى جيبك و كأن معك مسدس ستكون بخير |
| Ama şu an bana sanki başka bir gezegende başka bir yüzyılda olmuş gibi geliyor. | Open Subtitles | الآن يبدو و كأن شيئا قد حدث فى كوكب آخر أو بلد آخر |
| Tatillerden sonra, sanki hiçbir şey olmamış gibi Rikako beni görmezden geldi. | Open Subtitles | بعد عطلة الربيع ان ريكاكو ..كانت تجاهلني و كأن شيء لم يحدث.. |
| - Pencereler patladı kasırga gibiydi. | Open Subtitles | اهتم بهؤلاء الاشخاص. انفجرت النوافذ. و كأن هناك إعصار. |
| Tanıdığın birinin iskeletinin karşına konması gibiydi. | Open Subtitles | و كأن الهيكل العظمى لشخص تعرفة وضع أمامك |
| Yıllarca orayı bulmak için uğraştım ama sanki hiç orada olmamış gibiydi. | Open Subtitles | لقد قضيت سنوات أحاول البحث عنه و لكن المعبد بدا و كأن لم يكن |
| Birinin anlatmamasını istediği bir hikayesi var gibiydi. | Open Subtitles | يبدو و كأن لديها قصة، وشخص ما لا يريدها أن تحكيها |
| O kadar güvenli bir yere benziyordu ki. Sanki her şey yolundaymış gibiydi. | Open Subtitles | و قد بدا آمناً للغاية و كأن كل شئ كان بخير |
| Benim gözde öğrencime rastladık ve sen ona Sanki bir çeşit bulaşıcılığı varmış gibi davrandın. | Open Subtitles | ذهبنا إلى طالبي المفضل و انت تصرفت و كأن به شيء معدي |
| Sanki bir gecede tamamen farklı bir dünya gelmiş, bizimkini alıp götürmüştü. | Open Subtitles | و قد بدا الأمر و كأن عالماً آخر تماماً قد أتى بالليل و استبدل عالمنا |
| Şu odanın haline bak. Sanki bir kasırga çıkmış. | Open Subtitles | أنظري إلى هذهِ الغرفة، تبدوا و كأن إعصاراً أودى بها. |
| Hey Postacı! Sanki benim duygularım yokmuş gibi! | Open Subtitles | مرحباً يا ساعي البريد و كأن ليس لدي مشاعر |
| Şimdi sorun yokmuş gibi karına gülümseyip kapıdan uzaklaş. | Open Subtitles | الآن إبتسم لزوجتك و كأن شيئاً لم يحدث و إبتعد عن الباب. |
| Sanki hiçbir terslik yokmuş gibi nasıl davranırsın? | Open Subtitles | كيف يمكنك التظاهر و حسب و كأن شيئاً غير موجود ؟ |
| Elini cebine sok, sanki silah varmış gibi. Endişe etme. | Open Subtitles | ضع يدك في جيبك و كأن معك مسدس ستكون بخير |
| Neredeyse zamanın başlangıcında bir nevi bir süper kuvvet varmış gibi. | TED | يبدو تقريبا و كأن كان هناك نوع جميل من القوة العظمى، قديما عند بداية الزمن. |
| Alışabilirim gibi geliyor ve hayvanlarla iyi anlaşma yolları, yani... | Open Subtitles | أشعر و كأن لدي معرفة و ذكاء كافٍ ...لأصبح مدرب |
| Gerçekten berbat bir rüya falanmış gibi geliyor olanlar. | Open Subtitles | و كأن الأمر كان حقاً كابوساً فظيعاً أو شيءٌ مِن هذا القبيل |
| Sanki hiçbir şey olmamış gibi sabahtan beri burada dolaşıyor. | Open Subtitles | أتى إلى هنا هذا الصباح و كأن شيئاً لم يحدث |
| O zaman, tıpkı önceden olduğumuz gibi hiçbir şey olmamış gibi devam edeceğiz. | Open Subtitles | حسناً, حينها إذاً يمكننا أن نستمر كما كنا, و كأن شيئاً لم يكن |