ويكيبيديا

    "يبحث" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • arıyordu
        
    • peşinde
        
    • aramaya
        
    • arıyormuş
        
    • aramıyor
        
    • istiyor
        
    • bakıyor
        
    • aradı
        
    • arıyordur
        
    • arar
        
    • isteyen
        
    • aramak
        
    • araştırıyor
        
    • bulmak
        
    • ararken
        
    her gün sağlıklı ciğerleri olan zihinsel özürlü çocukları okullarına götürürken, bir yandan da kızının problemine bir çözüm arıyordu. Open Subtitles كان يبحث عن حل لابنته حيث كان يقود كل يوم للمدرسة هناك أطفال أصحاء برئات سليمة و لكن دماغ متضرر
    Neden? Katilimiz bir şey arıyordu. Kurbanımız bir şey saklıyordu. Open Subtitles القاتل كان يبحث عن شيء ما والضحية يخفي شيئاً ما
    Ben 1100 yıldır kalbimde bir bıçakla yaşıyorum, oysa o önemsiz intikamının peşinde. Open Subtitles كان لدي سكين علي قلبي لـ 1100 سنة وهو يبحث عن أنتقامه التافه
    Saldırgan intikam almak için mekanlarından birine, abisini vuranı aramaya gitmiş. Open Subtitles محتجز الرهائن ذهب يبحث عن مطلق النار في أحد أماكنهم لينتقم
    Topu cebine koyar... ..ve kızlar geldiğinde ısırgan otlarının arasında arıyormuş numarası yapar. Open Subtitles قام بوضعها في جيبه. وحين جاءت الفتيات, تظاهر بأنّه يبحث عنها بين النباتات.
    Güven bana, kimse seni aramıyor. Kimsenin senden haberi yok. Open Subtitles ثق بي، لا أحد يبحث عنك ولا أحد يعرف بأمرك
    -Daha fazlasını istiyor, Kaptan. -O zaman daha fazlasını verelim. Open Subtitles انه يبحث عن أكثر، ايها القائد اذنّ دعنا نعطيه أكثر
    Bunun sıradan bir cinayet olduğunu düşünmüyorum. Katil bir şey arıyordu. Open Subtitles لا أعتقد أن هذا مجرد قتل؛ القاتل كان يبحث عن شيء
    Polis memuru banyosunu arıyordu ve sonra bu kapıyı açtı. Open Subtitles كان أحد رجال الشرطة يبحث عن الحمام وفتح هذا الباب.
    İnsanların dikkatini çekmeye çalışırdı, belki takipçi falan arıyordu, bilmiyorum. Open Subtitles كان يستشعر الناس، لربّما كان يبحث عن تابعين، لا أدري.
    Bu meçhul yerin bir yerinde, kanun Black Larson'ı arıyordu. Open Subtitles في مكان ما في ذلك العدم كان القانون يبحث عن بلاك لارسون
    Georgia'yı aramaya gitti. Big Jim ise kendisini arıyordu. Open Subtitles وبينما ذهب يبحث عن جورجيا ذهب جيم الكبير للبحث عنه
    Eğer hayattaysa, peşinde kötü insanlar var. Gelecekleri ilk yer burası olabilir. Open Subtitles لو كان كذلك , فقد يبحث عنه البعض وأول ما يبحثون هنا
    Gerçek haçın peşinde koşan birisi için Vincent seninle çok fazla ilgileniyor gibiydi. Open Subtitles اتعلم , بالنسبة لشخص يبحث عن الصليب الحقيقى فينسنت بدا مهتماً بك بالتأكيد
    Birileri seni aramaya gelir diye bekledim, ama kimse gelmedi. Open Subtitles لقد إنتظرت مجيىء أحد يبحث عنك، ولكن لم يأتي أحد
    Görgü tanığı dedi ki bir barı dağıtmış ve genç bir çifti arıyormuş. Open Subtitles قال شاهد العيان أن الهندي أطلق النار بحانة وأنه كان يبحث عن زوجين
    Hepimiz ailelerimizi öldürüp yedik, bu yüzden bizi kimse aramıyor. Open Subtitles لقد أكلنا كل أهلينا ,لهذا السبب لا أحد يبحث عنا.
    Karşındaki insan bir bağlılık istiyor mu diye merak etmek yok. Open Subtitles او تتسأل اذا كان الطرف الثاني يبحث عن نوع من الالتزام
    Tüketiciler artık firmaların kendilerini piyasada nasıl taşıdıklarına, şirket içi kültürlerine daha çok bakıyor. TED وبتزايد مضطرد، يبحث المستهلكون في ثقافة الشركة ومدى تواثقها في سوق العمل
    Bütün gün aradı, aradı, aradı ta ki uçup gidene kadar bütün umutları. Open Subtitles طوال اليوم أخذ يبحث و يبحث هنا و هناك حتى تلاشى أمله تقريباً
    Belki de yatacak yer, veya yiyecek bir şey arıyordur. Open Subtitles ربما يبحث عن مكان للنوم فيه ، أو شيئ ليأكله
    Her zaman birileri bela arar. Clearwater da farklı değil. Open Subtitles لابد ان هناك احد يبحث عن احد رغم هدوء الوضع
    Oxford'dan sonra intikam almak isteyen bir K-Directorate ajanı sanıyordum. Open Subtitles اعتقدت انه قد يكون من ال ك.ديريكتوريت يبحث عن الانتقام.
    Koşturmak, saklanmak ve aramak, bu tarz şeyler mi yapardınız? Open Subtitles تركضون بالجوار شخصٌ يختبىء والاَخر يبحث ذلك النوع من الألعاب؟
    Bunu bir mineral yatağında bulduk. Jeffrey kaynağını araştırıyor. Open Subtitles لقد وجدنا الرمال في الجدول وجيفري يبحث عن المصدر
    Bazı adamlar benim adımı bulmak için bir listeyi araştırıyorlar, bulamıyorlar Open Subtitles شخصاً مسكين سوف يبحث عن أسمى فى القوائم كلها ولن يجده
    Yani bir karınca besin bulmaya çıktığında, sıcak güneş altında tohum ararken kaybettiği suyu havaya verir. TED حيث أن النمل الخارج للبحث عن الطعام يبحث عن البذور تحت الشمس الحارقة، وبالتالي يتبخر منه الماء في الهواء.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد