ويكيبيديا

    "يريدك" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • istiyor
        
    • istemiyor
        
    • istedi
        
    • istediği
        
    • isteyen
        
    • ihtiyacı
        
    • çağırıyor
        
    • istediğini
        
    • ister
        
    • arıyor
        
    • senin için
        
    • isterdi
        
    • istemiyordu
        
    • istiyordu
        
    • istiyormuş
        
    Bay Gallagher, yaptığınız işten çok memnun olduğu bilmenizi istiyor. Open Subtitles سيد جالاغير يريدك ان تعرف كم نقدر ما قمت به
    Senden sorumlu kişi, bu salı üyeler ile konuşmanı istiyor. Open Subtitles رئيس الفرع يريدك ان تلقي خطبة على الاعضاء يوم الثلاثاء
    Şef bu bilgilerin kodlarını çözene kadar orda kalmanı istiyor. Open Subtitles المدير يريدك أن تبقى مكانك حتى نقوم بفك شفرة الرسائل
    Neden geldiğini bilmiyorum. Seni hiç kimse burada görmek istemiyor. Open Subtitles لا اعلم لما اتيت لا احد يريدك هنا بعد الان
    İpucunu takip etmeye gittiğini biliyorum, ama Lawler bunun incelenmesini istiyor. Open Subtitles اعرف انك ذاهب لمتابعة التقدم ولكن لوير يريدك ان تتفحص الامر
    Belki de Jack bu yüzden güvenli evde olmanı istiyor. Open Subtitles أنا لا أعرف. لربّما لهذا جاك يريدك في البيت الآمن.
    Baban New York'ta bir iş buldu ve onunla oraya taşınmanızı istiyor. Open Subtitles أبوك وجد عمل في نيويورك و الآن هو يريدك أن تنتقل معه
    Axel, seni benim o olduğuma inandırmak istiyor ama o ben değilim. Open Subtitles اكسيل يريدك ان تعتقدي انه انا من فعل ذلك,ولكن ذلك ليس صحيح
    Buluşmak istiyor, ama ben, neden seni istediğini... burada istediğini anlayamadım. Open Subtitles هو يريد الاجتماع ولا كن مالا افهمه لماذا يريدك هناك معي
    Verileri transfer etmek üzere, güvenilir bir hattan kendisini aramanı istiyor. Open Subtitles يريدك أن تتصلي به على خط آمن حتى يستطيع تحميل البيانات
    Size gelince, eşiniz bu konuda korkunç bir bedel ödedi ve kurul sonuna kadar arkanızda olduğumuzu bilmenizi istiyor. Open Subtitles وأنت, زوجتك دفعت ثمنًا فظيعا مقابل هذا، لكن مجلس الإدارة يريدك أن تعرف أن لديك دعمنا الكامل في هذا.
    - Seni istemiyor, beni istiyor. - Seninle orada buluşacağız. Open Subtitles ّ إنه لا يريدك ، بل يريدني ّ سنراكِ هناك
    - Ona bakmanı istiyor konuşmanı istiyor, ancak bunu yapmayacaksın. Open Subtitles يريدك أن تنظر إليه وتتحدث إليه ولكنك لن تفعل ذلك
    Ölümden dönüp yine de seni istiyor gitmene izin vereceğini nereden biliyorsun? Open Subtitles إن عاد من الموت ولازال يريدك فماذا يجعلك تظنين أنه سيدعك الآن؟
    Neden geldiğini bilmiyorum. Seni hiç kimse burada görmek istemiyor. Open Subtitles لا اعلم لما اتيت لا احد يريدك هنا بعد الان
    Kont öğleden sonra ona katılmanızı istedi. Open Subtitles أه , الكونت يريدك أن تنضمى إليه بعد ظهر اليوم
    Hayır, onun istediği, onun peşine düşmen. Öl ya da öldür. Open Subtitles لا، بل هو يريدك أن تسعى خلفه إمّا تقتل أو تُقتل
    Kahvenin içine katılmışsa oraya, sizi uçuş sırasında bayıltmak isteyen biri tarafından konmuş olabilir. Open Subtitles لو كانت في القهوة ربما وضعت هناك من شخص يريدك أن تنام عن القيادة
    - Gitmeyin, onun size ihtiyacı var. Open Subtitles لا يمكنك فعل ذلك ل لا تستطيعي ، سيدتي السيد يريدك
    Albay, binbaşı sizi yukarı çağırıyor , Efendim. Open Subtitles أوه، سيادة العقيد الجنرال يريدك بالاعلى يا سيدى
    Davalarını onun için vermeni istemediğini, sadece işle yardım etmeni istediğini söyledi. Open Subtitles قال إنه لا يريدك أن تخوض معاركه لكن أن تساعده فى الأعمال
    Başkası da neden ister anlamıyorum. - Burada ne yapıyorsun? Open Subtitles ولا أستطيع ان ارى احد يريدك ايضاً ماذا تفعلين هنا؟
    İşte buradasın. Bekleme odasında biri seni arıyor. Open Subtitles اخيراً وجدتكِ هنالك شخص في غرفة الإنتظار يريدك
    Ölürse, senin için çok geç olur. Ama o senin yaşamanı istiyor. Open Subtitles إذا مات، فسيكون الأوان فات يريدك أن تعيش
    Onun olmalı ama eminim almanızı isterdi. Open Subtitles لابد أنه له لكنى متأكد من أنه يريدك أن تأخذينه
    Dinle gezgin bir tiyatrocunun oğlu olduğunu bilmeni istemiyordu. Open Subtitles لم يكن يريدك أن تعرف أنك ابن ممثل رحّال لم يكن يريدك أن تشعر بالخجل
    İki grup da sizi kendi tarafına istiyordu. Ya onlarlaydınız ya da onlara karşı. TED يريدك الطرفان في جانبهما. أنت إما معهم أو أنك ضدهم.
    Hepsi bu. NasıI olduğu önemli değilmiş Sadece gitmeni istiyormuş. Open Subtitles لم يقل كيف لكنه قال يريدك فقط خارج المدينة

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد