| Aferin sana, ahmak. Bir hafta boyunca ayrıcalık falan yok. | Open Subtitles | عمل جيد يا شباب لن يكون لديك امتيازات لمدة أسبوع |
| Aferin sana, bir adamın sağlam karakterli olması çok önemlidir. | Open Subtitles | جيد لأجلك هذا مهم أن يقوم الرجل بالحفاظ على هويته |
| Aferin. Şimdi eve koş ve dışarı çıkma, tamam mı? | Open Subtitles | أحسنتِ العمل، الأن إركضي إلى البيت وبقي في الداخل، إتفقنا؟ |
| Aferin sana, dostum. Bu pek sık görülen bir şey değil. | Open Subtitles | احسنت ياعزيزي ليس من المعتاد ان نربح ايا من تلك الشجارات |
| Aferin çocuklar. Tahmin ettiğimden çok daha kolay oldu. | Open Subtitles | عمل جيّد يا أولاد، كان هذا أسهل ممّا توقّعت. |
| Aferin sana dostum. Haydi sana o şapkayı alalım. Benim. | Open Subtitles | أحسنت صنعاً يا صاحبي لنذهب ونحضر لك تلك القبعة، لي |
| - Aferin sana, Aferin. - Haydi. Genelde böyle fantezim olmazdı. | Open Subtitles | ولد جيد , ولد جيد هيا بنا أنه ليس تخيلى المعتاد |
| - Aferin ona. - AsıI mevzuyu bilmek ister misin? | Open Subtitles | ـ جيد بالنسبة له ـ هل تود سماع الشيء الجدي؟ |
| Aferin sana. Ufak bir şefkat nereye kadar gidiyor görsen şaşırırsın. | Open Subtitles | حسناً ، عمل جيد ستندهش بما يمكن أن يحققه لك التعاطف |
| Aferin Oscar. Haftaya görüşürüz. | TED | جيد جدا أوسكار. سأراك في الأسبوع القادم. |
| E: Güle güle. SW: Aferin. | TED | آينشتاين: إلي اللقاء. ستيفاني: عمل جيد. |
| Aferin sana küçüğüm. | Open Subtitles | وبذلة سوداء جميلة وقميص ناصع . هذا جيد يا صغيري |
| Ana güç birimi düzeldi. Aferin, komutan. | Open Subtitles | تم استعادة وحدة الطاقه الرئيسيه أحسنتِ ايتها القائد |
| - Aferin. - Daha yapabilir miyim? | Open Subtitles | ـ أحسنتِ صنعاً ـ هل يمكننا أن نفعل المزيد؟ |
| Aferin. Otur. Seninle konuşmak istiyorum. | Open Subtitles | احسنت اجلس اريد التكلم معك كان تصرف حكيما منك اجلس |
| Aferin, işte böyle. Şimdi diğer kulağına da bakalım. | Open Subtitles | أجل، وهذا جيّد والآن، الجانب الآخر، اقلبه |
| Aferin yaşlı dostum. Amerikan uzmanlığı için bu kadar, değil mi? | Open Subtitles | . أحسنت صنعاً كثير من الخبرة لأمريكا ، صحيح؟ |
| Müthiş. Aferin size. Hiçbir zayıf nokta yok mu? | Open Subtitles | هذا عمل رائع و مذهل إذاً لا نقاط ضعف على الإطلاق؟ |
| Tüm hikaye duyulduğunda, onu çarmıha gerecekler. _ Aferin, memur Hunter. | Open Subtitles | عندما يعرفون القصه كامله سوف تنتقد وبشده أحسنت يا الضابط هنتر |
| Aferin sana Eddie. İn aşağı. | Open Subtitles | كلب مطيع يا ايدي,فقط انزل,احسنت احسنت انزل |
| Aferin çocuklar. Görünüşe bakılırsa kahvaltıda buz gibi suşi var. | Open Subtitles | أحسنتم يا رفاق يبدو أننا سنتناول السوشى البارد على الفطور |
| Aferin sana. Etrafta bu kadar şiddet varken bunu yapabilmen zor olmuştur. | Open Subtitles | هنيئاً لك، لابد أن ذلك كان صعباً بكونك محاطاً بالكثير من العنف. |
| Aferin, uslu kız. Herkes kantine gitsin. Şef toplantı yapmak istiyor. | Open Subtitles | فتاة مطيعة اجتماع في غرفة الطعام إلي غرفة الطعام أيها السادة |
| Aferin ona. İşte bu yüzden duyguları saklamak iyi olur. | Open Subtitles | من الجيد له , هذه حيث تجب أن تذهب المشاعر |
| Hem annelik, hem babalık yapmalıydı, Aferin ona. | Open Subtitles | توجّب عليه أن يكون الأم والأب لذلك طوبى له |
| Aferin sana. İyi iş çıkardın. | Open Subtitles | أحسنت عملاً , لقد قمت بعمل جيد , أجل , أجل |
| Aferin sana! Bu bize 12 puan daha kazandırdı! | Open Subtitles | برافو ذلك يعني بأنك حصلت على 12 نقطة أيضا |