| Başını nasıl bir belaya sokacağını görmek istiyorum! Tamam, tamam. | Open Subtitles | اريد ان ارى بنفسي كيف تذهب لتورط نفسك في المشاكل |
| Sadece kendi başını belaya sokmuyorsun, Harlem'de de işler kötüye gidecek. | Open Subtitles | أنت تشتري المشاكل وليس لنفسك فقط بل لحمام دم في هارلم |
| Sakın gidip karışma yoksa benim de başım belaya girecek. | Open Subtitles | لا تتدخل في الأمر. لا تذهب. وإلا فسأقع في مشكلة |
| Odamda fıstık ezmesi krakerleri olduğundan beri başını her saat belaya sokuyorsun. | Open Subtitles | وبينما لديّ حلوى كريمة الفول يبدو أنك تقع في مشكلة كل ساعة |
| Filip'in dediğine göre eğer birşey olursa başımız belaya girermiş. | Open Subtitles | فيليب يقول أننا سنتورط في مشاكل إذا حدث شيء ما. |
| Ama ne tür bir belaya girersem gireyim beni sever. | Open Subtitles | لكنه يحبني بغض النظر عن نوعية المتاعب التي أسببها له |
| Takım arkadaşlarımızdan birinin başı belaya girerse onu kurtarmak bizim görevimiz. | Open Subtitles | إذا كان واحد من رفاقنا يحصل في ورطة, من واجبنا لانقاذه. |
| Dün gece ne tür bir belaya bulaştığını fark etmedin galiba. | Open Subtitles | لا أظن أنك تدرك ما نوع المشاكل التى كنت فيها البارحة |
| Ne yaptığın umrumda değil. Almıyorsan git, başım belaya girecek. | Open Subtitles | لا أبالي أبداَ يالكاريوكي ستورطني في المشاكل إذ لم تشتري |
| Sıradan suçlularla da geçinemiyorsun ve bu yüzden sürekli başın belaya giriyor. | Open Subtitles | أنت لا تتعامل مع مجرميين عاديين لهذا أنت دائم الوقوع فى المشاكل |
| Başın her belaya girişinde sana yardım eden o değil miydi? | Open Subtitles | هو الشخص الوحيد الذي يأتي لمساعدتك عندما تقعين في المشاكل, صحيح؟ |
| Okulda başım belaya giremez, çünkü beni çare bulan sınıfa koydular. | Open Subtitles | لا أستطيع التورط في مشكلة بالمدرسة. لقد وضعوني في الصف العلاجي. |
| Onunla bir kavga çıkartamazdım yoksa benim başım belaya girerdi. | Open Subtitles | لم يكُن باستطاعَتي بدءَ عِراكٍ معَه، أو سأقعُ في مشكلة |
| Aslında bir seferinde birinin arabasını aldım diye başım belaya girdi | Open Subtitles | في الحقيقة , لقد وقعت في مشكلة عندما أخذت هذه السيارة |
| Yaptığım en iyi şey. O zamandan beri belaya bulaşmadım. | Open Subtitles | أفضل شيءِ عملته ابدا لم تحصل مشاكل منذ ذلك الوقت |
| Muhtemelen bunu yaptığım için başım belaya girecek, ama umurumda değil. | Open Subtitles | ربما سأتورط في مشاكل بسبب مجيئي إليك بهذا، ولكني لا أهتم. |
| Hapları senin verdiğini söyledim çünkü başımın belaya girmesini istemiyordum. | Open Subtitles | أخبرتها أنكِ أعطيتها لي لأنني لم أود الوقوع في مشاكل |
| Bir kaçak ya da kim bilir kendini ne gibi bir belaya bulaştırdı. | Open Subtitles | هارب، أو من يدري أي نوع من المتاعب حصلت هذه الفتاة نفسها فيها. |
| belaya ne kadar alışıksın bilemem ama umarım yeterince tecrübelisindir. | Open Subtitles | لا أعرف مدى المتاعب التي وقعت فيها لكني أتمنى أنّك اعتدت عليها جيداً. |
| Müşterilerinin listesini bulmamız lazım. Bir çok kişinin başı belaya girecek. | Open Subtitles | لقد وجدنا قائمة عملائه، وسيكون هناك الكثير من الناس في ورطة |
| Size geri dönüşü olabilecek hukuki bir belaya bulaşmış olabilir mi? | Open Subtitles | ولكن.. أمن الجائز أنه وقع في متاعب قانونية ربما تقودهم إليك؟ |
| Bu kıyıda kalın yoksa başınız belaya girer. | Open Subtitles | ابقـوا في هذا الجـانب يـا رفـاق وإلا ستقعون في مأزق كبير |
| Başları yasayla belaya girdiğinde, ...onları savunmak için gönüllü oldum. | Open Subtitles | وقعوا بمشاكل قانونية لقد تطوعت لكي أساعدهم في قضية دفاعهم |
| Evet, bir süre önce oyun parkında Dick Grayson'ı kamçılayarak başını belaya bulaştırmıştı. | Open Subtitles | أجل، هذا الشاب وقع بمشكلة قبل فترة لقيامه بالتلويح بقضيبة في ملعب للأطفال |
| Başının belaya girmediği bir gelecek hayal edemezdi. | TED | لم يستطع تخيل مستقبل لا يتورط فيه بالمشاكل. |
| İnsanlar isimlerini yazmak istemediler çünkü başlarının belaya girmesini istemediler. | TED | كان الناس خائفين من كتابة أسمائهم لأنهم قالوا أنهم لا يريدون أن يتعرضوا للمشاكل. |
| Ne zaman karşılaşsak başımı belaya sokuyorum. | Open Subtitles | يبدو وأننا في كل مرة نلتقي فيها أكون متورطة في مُشكلة |
| Bir çok kez başımız belaya girdi. | Open Subtitles | هل تعلم , لقد تعرضنا لمشاكل كثيرة نحن الاثنين |
| Bir dahaki sefere sen ve o mutlu dul gizlice kasamı açmak istediğinizde belaya bulaşmayın. | Open Subtitles | عندما تريد أنت والأرملة المرحة النظر في خزينتي، فلا تتكبد الكثير من العناء |
| Bu belaya girmene değmez. | Open Subtitles | أنا لا أعتقد أنت يَجِبُ أَنْ تَذْهبَ إلى كُلّ تلك المشكلةِ. |