| Silahlı bir beyaz adam. Aynı bok 425 yıl önce halkıma aynen yapılmıştı. | Open Subtitles | رجل ابيض بيدية بندقية , نفس الهراء الذى يحدث لقومى منذ 425 سنة |
| Siz liberaller bir bok bilmiyorsunuz, çünkü sizin hiç ananızı ağlatmadılar. | Open Subtitles | أنت ليبرالي , أنت لا تعرف هذا القرف لأنك لست مثلياً |
| Ben oraya gelene kadar o telefon çaldığı anda açsan iyi edersin yoksa kafanı o bok çukuruna gömerim. | Open Subtitles | ما بين الآن و بين عودتى هذا الهاتف سيرن من الأفضل أن تلتقطه أو سيكون لدىّ كومتان من القذارة |
| O zaman ne bok yemeye adam tutayım ki? | Open Subtitles | لماذا بحق الجحيم أريد توظيف شخص للعمل لدي؟ |
| Öz oğlun Tio Luca, bu bok çukuruna beni kurtarmak için döndü. | Open Subtitles | ابنك ، تيو لوكا ، جاء إلى هذا المكان القذر فقط لينقذني |
| Ama Mr. Brown da Mr. bok'a çok yakın. | Open Subtitles | ولكن السيد برلون قريب جدا إلى السيد قذارة |
| Birbirimizle böyle konuşuyoruz, ...kendimizi, bok satın alarak ifade ediyoruz. | Open Subtitles | هكذا يتحدّث أحدنا للآخرين طريقة تعبيرنا عن أنفسنا: بيع الهراء |
| - 10 bin dolar kaybettim ki bu bana bir bok ifade etmiyor. | Open Subtitles | ـ وأنا سأخسر العشرة الآف. والتي، بصراحة، تعني الهراء بالنسبة لي، أتعلمان السبب؟ |
| Bak bu bok belki memleketinde işe yarıyor olabilir, ama şuan New York'tasın | Open Subtitles | حسناً ، قد ينجح هذا الهراء فى موطنك ولكنك الآن فى مدينة نيويورك |
| Her mastürbasyon bir bok var senin kardiyo için aferin. | Open Subtitles | كل الاستمناء له القرف القيام به لأمراض القلب الخاص بك. |
| Dostum, o bok güzel değil 10 yıl önce - Hâlâ zorlandı. | Open Subtitles | هذا القرف لم يكن لطيفا طوال 10 سنوات أنه لا يزال متصلبا |
| İpin bir sürü var ve kırmızı boya bok yük | Open Subtitles | هناك حفنة من حبل و حمولة القرف من الطلاء الأحمر |
| Ben bu bok için yazılmadım. Bunu teröristler yapar. Biliyorsunuz, değil mi? | Open Subtitles | لم اتطوع للقيام بهذه القذارة هذا ما يفعلة الارهابيون تعلمون هذا ؟ |
| İnternet sitelerinde ve muhabbet odalarında seksi bir Afrikalı hatunun kocaman bir tane bok çuvalını perişan ettiği konuşulsun da o zaman gör. | Open Subtitles | انتظر للمنتديات و غرف الدردشة ابدأ بتسجيل الوقائع التي خسرتها حقيبة القذارة من فتاة افريقية ذات جسم جميل |
| Bir bok almadın! Haydi hallet şunu. | Open Subtitles | من بحق الجحيم عندك، إصعدى إلى هناك وتعامل مع ذلك |
| Siz alışverişle ilgilenirken... ben bu bok çuvalını başka bir yere götüreceğim. | Open Subtitles | سأجعلكم تتولون هذه الصفقة، بينما أخذ هذا القذر لمكان ما وأتخلص منه. |
| Ama Mr. Brown da Mr. bok'a çok yakın. | Open Subtitles | ولكن السيد برلون قريب جدا إلى السيد قذارة |
| Şimdi de güle güle diyebilirsin bok herif, çünkü onu bırakıyorum. | Open Subtitles | الآن , قل مع السلامة أيها اللعين لأننى سأسمح لة بالذهاب |
| MIT'deydim. Babam hep şöyle derdi, "Asla California'ya gitme. Orası bok dolu." | Open Subtitles | كنت ادرس المحاسبة وقال لي والدي ان لا اذهب لكاليفورنيا لانها هراء |
| Bu bir rüya, rüya. Uyanınca, yine Yeo Yool bok olacağım. | Open Subtitles | هذا مجرد حلم مجرد حلم عندما استيقظ ساكون يو يول بوك |
| Siktir, kadın, bok gibi görünüyorsun. Git temizlen. | Open Subtitles | تباً يا امرأة ، أنتِ تبدين بحالة مزرية لعينة اذهبي ونظفي نفسكِ |
| Büyük bir bok çukuru. Ne kadar karıştırırsan, o kadar çok kokar. | Open Subtitles | كرش كبير من البراز , يارجل بقدر ماتخضها , بقدر ماتطلق ريحا |
| Kızlar berbattı, müzik berbattı, her şeyi bok ettin. | Open Subtitles | الفتيات كانوا سيئين، والموسيقى كانت سيئة أنت غير مفيد في كل شيء |
| Tamam, yani bok surat, penis kafa, veya kıç ağrısı gibi mi? | Open Subtitles | حسناً, إذاً وجه الغائط ورأس القضيب و ألم في المؤخرة في الخارج |
| Bir parça bok versem üç çeyrek peni verir misiniz? | Open Subtitles | هل لى بثلاث قطع نقدية مقابل كتلة غائط من فضلك؟ |
| Seni bok herif, bizim yayınımızda reklam mı satıyorsun ? | Open Subtitles | ايها الحقير , هل تسوق الاعلانات فى وقت برنامجنا ؟ |