| Sene 1979 idi ve yüz insanın portresinin ki bunlardan kırkı filmde yer aldı, ruhsal durumumuzun genel bir portresi olacağını düşünmüştüm. | Open Subtitles | لقد كُنا في العام 1979 وكنت أعتقد وقتها بأنّ لوحة من مئة شخص يظهر منهم 40 في الفيلم من الممكن أن تُظهر |
| Diğer soru da şu; filmde çıplaklık var mı yok mu? | Open Subtitles | السؤال الآخر ، هل يحتوي هذ الفيلم على مشاهد عري ؟ |
| Yaptığım film bu ve o filmde olmasını istediğim kişi. | Open Subtitles | هذا هو الفيلم الذي سأؤديه وهذه هي الممثلة التي أريدها |
| Şimdi, bu filmde aslında nasıl göründüklerini göstermek istiyorum. | TED | والاَن اريد ان أوضح مالذي تبدوا عليه في هذا الفلم هُنا |
| Film dünyasındaki yenilikler, hangi filmde kimin oynadığı ve eleştirmene göre iyimi, kötü mü, bu konuda bilgi vermek. | Open Subtitles | معلومات عن ما هو جديد الأفلام من يمثل بها، و ما إذ كان النقاد يظنونَ انه جيد أم لا |
| bi filmde oynamanın o kadarda zor olmadığını sana söylemiştim. | Open Subtitles | قلت لك انها ليست من الصعب أن ندخل في الفيلم. |
| Bunu bir keresinde bir filmde görmüştüm ancak filmde adam ölüydü. | Open Subtitles | لقد رأيت ذلك في فيلم, ولكن في الفيلم, الرجل كان ميت. |
| filmde, vücut değiştireceğimiz için. Düşündüm ki, seni anlamaya çalışmalıyım. | Open Subtitles | سنتبادل العقول في الفيلم تصورت أنه يجب عليّ كما تعلمين |
| Ama sırf Kurt Adam, Drakula ve Frankenstein aynı filmde buluşmuş gibi birlik olup üstüme geldiğiniz için oldu! | Open Subtitles | لكن فقط لأن ثلاثتكم تجمعتم كعصابة علي مثل عندما ظهر الرجل الذئب و دراكولا و فرانكشتاين في نفس الفيلم |
| Bu filmde resmedilen olaylar, şahıslar ve kuruluş tamamen kurgusaldır. | Open Subtitles | الأحداث، الشخصيات والمؤسسة التي صوّرت في الفيلم هي خيالية كليًّا. |
| Fakat sadece X markasını sponsor olarak almayacağız, ayrıca filmde satabileceğimiz tüm kategorileri satacağız. | TED | ولكننا ليس فقط سنحظى بالعلامة إكس وعنوان من إختيار الراعي ، بل أيضا للتأكد من بيع كل صنف في الفيلم. |
| Lawrance'ın bu filmde yaptığı her şey onun dünyadaki yerini anlama çabasıydı. | TED | كل ما قام به لورانس في الفيلم كان محاولة منه لمعرفة مكانه في العالم. |
| Ve bu kadın karakterler filmde birbiriyle konuşuyorlar mı? | TED | و النقطة الثانية هل هذه الشخصيات الانثوية في الفيلم تتحدث في اي مشهد من مشاهد |
| Bu filmde de Iraklı bir kadının öldürüldüğü bir sahne var. | TED | في هذا الفيلم , هناك مشهد حيث إمرأة عراقية تقتل . |
| Bir rönesans adamı gibi oldu ve filmde şöyle görünüyor. | TED | حتى أنه أصبح مثل رجل عصر النهضة، وهنا ما يبدو عليه في الفيلم. |
| filmde bu şekilde karşımıza çıkmıyorlar çünkü onlar daha geniş sahnelerin parçasıdır. | TED | و ليس المهم في هذه المقاطع كيفية وقوعها في الفلم لأنها جزء من مشاهد أكبر. |
| Stentler ve şeker hastalığı için insülin pompaları gibi, daha önceden yaptığımız şeyleri, bir önceki filmde tartışmıştık. | TED | ناقشنا في الفلم السابق ، بعض الأشياء القديمة التي قمنا بها مثل الدعامات ومضخات الأنسولين لمرضى السكري |
| Kırmızı kabloyu yapacak mısın filmde daima kırmızı tel var. | Open Subtitles | هل سأفعل السلك الأحمر؟ هو دائما السلك الأحمر في الأفلام. |
| Ayrıca dedikodulara göre, filmde kullanılan beş arabadan biri oymuş. | Open Subtitles | وكما يقال , فهي احدي الخمس سيارات التي شاركت بالفيلم |
| Onları bir filmde görmüştüm ve babam genç bir kızıl kafayla oturuyordu. | Open Subtitles | أوقعت بهم بفيلم ذات مره وكان جالساً مع شابه ذات شعر أحمر |
| Bir filmde görmüştüm, adamın biri kedinin kıçına çatapat sokmuştu. | Open Subtitles | شاهدت فيلماً حيث قام رجلاً بإقحام مفرقعات فر مؤخرة قطة |
| Bir filmde bir araba takibini izlediğimizde, neredeyse bir araba takibi yaşıyor gibiyizdir. | TED | عندما نشاهد مطاردة السيارات في احد الافلام يبدو كما لو كنا قمنا بمطاردة سيارات بمهارة |
| En son bir filmde görmüştüm böyle içeni. | Open Subtitles | آخر مره شاهدت فيها شخصا يفعل ذلك كانت فى أفلام السينما |
| Yaklaşık elli filmde oynadı._BAR_ Bir saniye. | Open Subtitles | لقد مثل فى حوالى خمسين فيلما امهلنى لحظة |
| Ve sana da bu filmde başrolü vermek istiyorum. | Open Subtitles | وانا اريد منك لتولي باعتباره الرجل الرائدة في فيلمي |
| İşte o, anlarsın ya, galiba bu ismi bir filmde filan duydu. | Open Subtitles | لذا أعتقد انها سمعت بهذا الاسم في فيلمٍ ما |
| Öyleyse gösterin bana. Bu puşttaki amatör filmde baş rol oynuyorum. | Open Subtitles | اذن ارنى هذا , فانا بطل افلام فى بيت ابن العاهره هذا |
| Bu daha çok, tiyatro ya da bir filmde gibisindir. | Open Subtitles | و كأنكِ نوعاً ما بمسرحية أو بفلم |
| Bir filmde polis olmak çok kötüdür. | Open Subtitles | من السيء ان تكون شرطياً في فلماً ما |