| Steph'in takımı güzel ilerleme kaydediyor ama bizde hızlı hareket etmeliyiz. | Open Subtitles | فريق إضافة تعليق لتحرز تقدما جيدا، ولكن علينا أن نتحرك بسرعة. |
| Çabuk ol. Muhafızlar bizi tanırsa hızlı hareket etmemiz gerekecek. | Open Subtitles | كن سريعاَ،إذا إستطاع هؤلاء الحراس التعرف علينا سيكون علينا أن نتحرك بسرعة |
| Daha hızlı hareket etmek, hesaplamaların yapılması ve daha güvenli alanlar için askeri ordunun avantajlarından faydanılmalı. | TED | قصد الاستفادة من قدرة الجيش على التحرك بسرعة والعمل وتأمين المناطق. |
| Yapay zekânın işi hızlı hareket etmek. | TED | كانت مهمة الذكاء الاصطناعي هذه هي التحرك بسرعة. |
| Kaçırmaya devam edeceksiniz, çünkü çok hızlı hareket ediyorsunuz. | TED | سوف تواصل الإخفاق في الوصول للارض، لانك تتحرك بسرعة كبيرة. |
| Bu, her zaman gözümüzün algılayabileceğinden daha hızlı hareket eden maddelerle ilgili olmuyor. | TED | ولا يتعلق الأمر دائمًا بكون العالم يتحرك بسرعة كبيرة مما يجعل أعيننا غير قادرة على رؤيته |
| Uzayda ne kadar hızlı hareket edersek zamanda o kadar yavaş hareket ederiz. | Open Subtitles | انه ليس كذلك كلما تحركنا بسرعة عبر الفضاء، كلما أبطأ نتحرك بمرور الوقت. |
| Ama hızlı hareket etmeliyiz. | Open Subtitles | كما قلت من قبل لكن يجب أن نتحرك بسرعة يجب أن نرتجل |
| Eğer hızlı hareket etmezsek rehine toplamaya başlayacaklar. Beni takip et. | Open Subtitles | إذا لم نتحرك بسرعة فسيبدأون بأخذ رهائن , تعال مَعي |
| Kapının önünde bir adam var. Çok hızlı hareket etmeliyiz. Benim öncülüğümle. | Open Subtitles | لدينا رجل بجانب الباب يجب أن نتحرك بسرعة. |
| Bize tuzak kurmalarına fırsat vermeden hızlı hareket etmeliyiz. Abdullah kızı getir. | Open Subtitles | يجب علينا التحرك بسرعة قبل أن يعدوا لنا فخاً |
| Bugüne kadar hiçbir deney bir parçacığı ışık kadar hızlı hareket ettirmeyi başaramadı. | Open Subtitles | لم تُبتكر تجربة بعد يتمكن فيها الجسيم من التحرك بسرعة كسرعة الضوء |
| Leon, çok hızlı hareket etmeliyiz. | Open Subtitles | انت تعرف ليون ، اننا علينا التحرك بسرعة هنا |
| Amerikan tankları hızlı hareket edip, cephe gerisine sarktı. | Open Subtitles | الدبابات الأمريكية تتحرك بسرعة كبيرة بإتجاه المناطق الخلفية |
| Amerikan tankları hızlı hareket edip cephe gerisine sarktı. | Open Subtitles | الدبابات الأمريكية تتحرك بسرعة كبيرة بإتجاه المناطق الخلفية |
| Çok gürültülüydü, her şey çok hızlı hareket ediyordu. | TED | كانت الضوضاء شديدة للغاية وكل شيئ يتحرك بسرعة كبيرة. |
| Eğer hızlı hareket edersek, 8, 10 gün belki. | Open Subtitles | ثمانية .. عشر ايام ربما اذا تحركنا بسرعة |
| Çok hızlı hareket ettiklerine göre relativite der ki, kendi iç hızları çok yavaş olmalıdır. | TED | لانهم يتحركون بسرعة كبيرة نسبةُ الى التحركات الداخلية والتي تكون بطئية |
| Kalan bilgileri kurtarma umudu birazcık da olsa hızlı hareket etmemiz gerektiği anlamına geliyor. | Open Subtitles | يعني أن علينا أن نتصرف بسرعة. نحن بحاجة لتضحيتها |
| Hey, hızlı hareket etme, dostum. Belki kusarsın falan. | Open Subtitles | لا تتحرك بسرعه كبيرة ربما تتقيأ أو شئ مثل هذا |
| hızlı hareket edemiyor olabilirim ama hala avantajımı kaybetmedim. | Open Subtitles | قد لا أكون أتحرّك بسرعة. ولكن مهلاً، لم أفقد براعتي بعد. |
| -Ray -Bunda birlikteyiz, hızlı hareket etmeliyiz. | Open Subtitles | نحن في ذلك سويةً يا ـ راي ـ لذا علينا التصرف بسرعة |
| Polisler bir saate dönecekse hızlı hareket etmeliyiz. | Open Subtitles | لو كان الشرطيين سيعودون بعد ساعة، فعلينا التحرك سريعاً |
| Fakat hızlı hareket etmek zorundayız öyleki ne olduğunu anlayamamalılar. | Open Subtitles | لكن علينا التحرّك بسرعة فهم لا يعرفون ما يحصل |
| Yanınızdakiler hızlı hareket etmeye başlarsa, acele etmeniz gerektiğini hissetmeniz lazım. | TED | إذا بدأ أصدقاؤك في التحرك بسرعة، يجب عليك الشعور بأنه يجب الإسراع. |
| hızlı hareket etmek istediğimde ipi bir yere bağlayıp adımlarımı da sayarak yönü tahmin ediyorum. | Open Subtitles | إذا احتجت أن أتحرك بسرعة في مكان لا أعرفه أربط طرف الخيط و بهذا لا أضطر إلى أن أعد خطواتي أو أن أتحزر الطريق |
| hızlı hareket etmeli ve sessizce öndeki odaya geçmeliyiz. | Open Subtitles | يجب ان تحرك بسرعة وبدون ضوضاء .. لنخرج من الباب الأمامي |