| meditasyon uykunda boşalmana ve Mariana Çukuru'nda uyanmana son vermeyecek. | Open Subtitles | التأمل لن يمنعك من وجود الاحتلام والاستيقاظ في خندق ماريانا |
| Çatıya gitmeden önce bir çeşit meditasyon müziği dinkediğini duydum. | Open Subtitles | سمعته يستمع لنوع من موسيقى التأمل ، قبل ذهابه للسطح |
| beyninizin onu tekrar yaşamasını sağlıyor. Alıştırma beyninize davranış sorunlarını öğretiyor. Bulduğumuza göre, meditasyon beyninizin | TED | يمكن عقلك من تخفيفها التمرين يعلم عقلك أن السلوك له دور وجدنا أن التأمل يمكن عقلك |
| Biliyorsun. Yoga grubunda, meditasyon sınıfında. | Open Subtitles | لكن, تعلم, القليل من صفوف اليوغا هنا و مجموعة تأمل هناك |
| Bu hapishane içindeki bir meditasyon programıydı binin üzerinde mahkumun. | TED | كان هذا برنامجًا للتأمل والاسترخاء داخل السجن لأكثر من ألف سجين. |
| Yeterince meditasyon yapmış olmalısınız Efendi Splinter. | Open Subtitles | كنت تتأمل منذ ساعات طويلة أيها المعلم سبلنتر |
| Yaklaşık 11 yaşımdayken ilk meditasyon dersime gittim. | TED | لقد كنت في 11 من العمر عندما ذهبت لحضور درس التأمل الأول |
| Gergin hissedince, biraz meditasyon yapıyorsun. | TED | ما إن تصاب بالتوتر و الإجهاد ، يمكنك القيام ببعض التأمل. |
| Bu yüzden eğitimimi bıraktım ve Himalayalar'a doğru yola koyuldum. Bir keşiş oldum, ve meditasyon üzerine çalışmaya başladım. | TED | فأوقفت دراستي، و توجهت إلى جبال الهيمالايا، أصبحت راهب، وبدأت ادرس التأمل. |
| meditasyon yapmayı öğrenin ya da yogaya başlayın demiyorum. | TED | أنا لا أقول انك بحاجة إلى تعلم التأمل أو تعلم اليوغا. |
| Bununla birlikte, yoganın stres belirtilerinin yanı sıra meditasyon veya gevşemeyi azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteren kanıtlar vardır. | TED | ومع ذلك، هنالك أدلة تشير إلى أن اليوجا يمكن أن تساعد في تقليل أعراض التوتر، وكذلك التأمل أو الاسترخاء. |
| 12 adım, kendine yardım, grup terapisi psikiyatristler, meditasyon... | Open Subtitles | اثنتا عشر طريقه المساعده النفسيه النقاشات الجماعيه علاج التأمل |
| meditasyon kanserde işe yarıyorsa bunda da işe yarayabilirdi. Acıyla kal. | Open Subtitles | التأمل كان ينفع للسرطان ممكن أن ينفع الأن |
| Derin meditasyon çalıştığını söyledi. | Open Subtitles | قالَ بأنّك كُنْتَ تُزاولُ التأمل العميق. |
| Derin meditasyon çalıştığını söyledi. | Open Subtitles | قالَ بأنّك كُنْتَ تُزاولُ التأمل العميق. |
| Romanya'daki bir büyücü meditasyon tekniklerini öğrenmem için beni oradaki rahiplerin yanına yolladı. Çok yoğun bir meditasyon. | Open Subtitles | مشعوذ روماني أرسلني إلي بعض الرهبان هناك لكي أتعلم بعض تقنيات التأمل |
| Stresli olduğumda beynim yavaşlıyor... meditasyon odaklanmama ve kötü şeyleri dışarda tutmama yarıyor. | Open Subtitles | عقلي يتحول الى قذارة عندما اكون تحت الضغظ لذلك التأمل يسعدني على النركيز و لازالة كافة الاشياء السيئة |
| Ne kadar meditasyon yaparlarsa yapsınlar, zamanı geldiğinde o Hindular da bizim gibi altlarına sıçacak. | Open Subtitles | لا يهمّ متى استغراقهم في تأمل هذا الأمر .. حينما يحين وقتهم أولئك الهندوس سيتغوّطون خوفاً كبقيتنا .. |
| Birkaç yıl önce, Tayland'ta meditasyon tedavisine katıldım. | TED | وقبل بضع سنوات ، اعتكفت للتأمل في تايلاند. |
| Ağacın altında bir kadını... ...kızgın bir şekilde meditasyon yaparken gördü. | TED | فرأي إمرأة تحت شجرة تتأمل بعمق |
| İçinizden daha önce dönüştürücü meditasyon deneyimi yaşayan oldu mu? | Open Subtitles | هل احد منكم قد جرّب التأمّل التحويليّ من قبل ؟ |
| Flynn'e göre bol bol meditasyon yapmış ta ki gerçek yeteneği ona aşikar olana kadar. | Open Subtitles | حسنا,وفقا لـ فلين كان يتأمل كثيرا حتى تكشفت له موهبته الحقيقية |
| Şimdi bu akşamüstü olanlardan sonra hepimize meditasyon öneriyorum. | Open Subtitles | أقترح أن نتأمل الآن لأجل أحداث الليلة |
| Bunun yanında hayatımda ilk defa Bali'de meditasyon yapmaya başladım. | TED | بدأت أيضا بالتأمل لأول مرة في حياتي في بالي. |
| Daha fazlasını hatırlaman için önerebileceğim meditasyon yöntemleri var. | Open Subtitles | هناك بعض التأملات أقترحها عليك لمساعدتك في تذكر المزيد |
| Daha net görmek için meditasyon yap. İhtiyacın var daha çok tecrübeye. | Open Subtitles | تأملي لكي تريهم بوضوح المزيد من الخبرة تحتاجي |
| Burada bir keşiş gibi meditasyon yapacağım izlenimine mi kapıldın? | Open Subtitles | حسناً، هل كنت تحت انطباع أننى فقط سأكون هنا سأجلس هنا وأتأمل مثل الراهب |
| meditasyon ve vejetaryen diyetten oluşan tamamen ilaçsız bir terapi. | Open Subtitles | اﻷمر كَمِثل أنّه لا علاج هنا بواسطة العقاقير على اﻹطلاق إنّه مجرّد تأمّل و نمط غذائي نباتي. |
| meditasyon yaparken horlamak normal mi? | Open Subtitles | من الطبيعي أن تشخر أثناء تأملك ؟ |
| Yüzyıllar boyunca meditasyon yaptık, oruç tuttuk ve bütünleştik. | Open Subtitles | على مدى آلاف السنين تأملنا و صُمنا و تعبدنا |
| Hayır yok. Dört hafta, günde 20 dakikalık ciddi ve dikkatli meditasyon, bir kontrol grubuyla karşılaştırıldığında, beyinde yapısal değişiklik için yeterli. | TED | أربعة أسابيع وبمعدل 20 دقيقة لليوم من الاهتمام والتأمل اليقظ تجلب التغًّير الهيكلي للدماغ مقارنة بمجموعة تحكم. |