| cehennem ateşi o kadar uzun Menzil ki ondan kaçmak mümkün olmayabilir. | Open Subtitles | ،أيًا كان ما يوجد هناك أيتها الدكتورة .فإنه يعبث بإتصلاتنا طويلة المدى |
| - Bir bölüm en yüksek güçte. - Menzil: 5500 metre efendim. | Open Subtitles | قسم واحد للطاقه العاليه المدى ستة آلاف ومائاتى يارده |
| Bir sonraki saldırı için grubunuzun yarısını Menzil dışında tutun. | Open Subtitles | أبعد نصف مجموعتك بعيداً عن المدى فى المرة القادمة |
| Sadece VHF'i Menzil içine yeniden konfigüre etmem gerek. Ben yaparım. | Open Subtitles | يجب أن اعيد تشكيل ناتج التردد العالي إلى نطاق متعدد الأطوار |
| Çocuk Menzil dışına çıkarsa ebeveynler hemen bilecek | Open Subtitles | فالأهل سيعرفون على الفور عندما يخرج أطفالهم من النطاق |
| Akula sınıfının, hem savaş başlığı kapasitesi, hem de Menzil açısından iki kat daha iyi olduğunu söylediler. | Open Subtitles | بل قالوا أنَّ فئة الـ "أكولا" حملوا ضعف ما يحمله الرؤس الحربية وكانَ لديهم ضعف المجال |
| İzimizi geri takip ediyoruz, yani yine Menzil dışına çıkacağız. | Open Subtitles | سنعود أدراجنا لذا سنكون خارج المدى مجدداً |
| Albayım, füze Menzil dışında. İmha edilemiyor. | Open Subtitles | سيدى القبطان، الصاروخ خارج المدى و لا يمكن إيقافه |
| 14 adet uzun Menzil nakil aletimiz var. | Open Subtitles | هذه السفينة مزودة بـ 14 ناقل بعيد المدى. |
| Menzil değişkenine vermeliyiz. | Open Subtitles | نحتاج الى ان نقترب من متغيرات اسفل المدى |
| Şanslıydık, efendim. Toplar UAV'yi Menzil dışına çıkmadan önce vuramadılar. | Open Subtitles | أصبح الحظ حليفنا.سيدى.لقد كانت المدافع لا تستطيع أطلاق الصاروخ لأنهم كانوا خارج المدى |
| Uzun Menzil tarayıcı kontrol ünitesi bu gün de gelmedi. | Open Subtitles | وحدات تحكم مستكشفات المدى البعيد لم تأتي مجدداً اليوم |
| Bazı sistemleri devreye aldım, kısa Menzil algılayıcılar dahil. | Open Subtitles | لدي بعض الأنظمة تعمل، بما فيها بعض المجسات قصيرة المدى |
| Hayır, efendim. Uzun Menzil tarayıcılarımız bozuklar. | Open Subtitles | كلاّ، سيدي، ماسحاتنا بعيدة المدى قد تم العبث بها |
| Kızarmamış olan tek uzun Menzil düzenimiz alıcılardı. | Open Subtitles | القليل من المستشعرات بعيدة المدى لم تتعرض للضرر |
| Tamam, diriliş gemisinin Menzil dışında kalmasını sağlarız ve bulundukları yere sıçrarız. | Open Subtitles | تأكد أن سفينة الإنبعاث بعيدة عن المدى وبعدها أعبر لموقعهم |
| Bunu denedim. Cevap vermiyorlar. Menzil dışında olmalılar. | Open Subtitles | جربت هذا، و لا توجد استجابة لابد أنهم خارج المدى |
| Ama İngilizler 14,5 km'den ateş ediyor ve Menzil dışında kalmaya özen gösteriyorlardı. | Open Subtitles | لكن البريطانيين كانوا حريصين , وبقوا خارج نطاق مدافعه ليطلقوا مدافعهم من بعد 16 ألف ياردة |
| İNDİRME KESİLDİ AYGIT MENZİL DIŞINDA | Open Subtitles | مقاطعة التحميل الجهاز خارج النطاق |
| Tamam. Menzil artırıcı takmamız gerekecek. | Open Subtitles | جيد، حسن، سنضع موسع المجال في الداخل |
| Ve hiçbir Menzil yeterli değildir çünkü her menzili müteakip düşünüp anlayabileceğinizin de ötesinde başka bir Menzil vardır. | Open Subtitles | وليس هناك مدىً يكفي أبداً لإن هنالك دوماً سلاسل جبلية تتعدى أي مدىً بوسعكفهمهأو تصوره. |
| Tyrell Hanesi ve Menzil halkı adına size bu düğün kadehini sunmak benim için onurdur majesteleri. | Open Subtitles | من آل (تيريل) شعب مملكة (ريتش) سيدي، إنه لشرف لي أن أقدم لك كأس الزفاف |
| Çabuk olsan iyi olur, çünkü üç dakika içinde Menzil dışında olacak. | Open Subtitles | إعمل بسرعة سيصبح خارج نطاقنا بعد 3 دقائق |
| Birileri Menzil dışında kalınca ne kadar da küstahlaşmış. | Open Subtitles | انظروا من أصبحت وقحة أثناء ابتعادها. |
| Gemilerimiz kadırgaları batırmayı denedi ama Galata'dan top atışı yaparak bizi Menzil dışında tutuyorlar. | Open Subtitles | إن سفننا تحاول إغراقها ولكنهم يطلقون الدانات من"جالاطا"ليبقونا خارج مرماهم |
| Onları Menzil içine alır almaz bu görüntüleri size canlı ulaştıracağız. | Open Subtitles | بمجرد أن ندخل مجال الرؤية، فسنعرض لكم بثًّا مباشرًا للمطاردة |