| Annen vefat ettiğinden beri düşünmeden oraya buraya koşup duruyorsun. | Open Subtitles | انت تركض في الأرجاء شبة مسطول منذ أن ماتت أمك |
| Ve inandığı nedenlerden biri de annesinin, ki anneside o çok gençken vefat etmişti, ona kızgın olmasıydı. | TED | واحد اسباب هذا انها تعتقد ان امها التي ماتت عندما كانت صغيرة كانت غاضبة منها |
| Fakat maalesef bu hayalini tam olarak hayata geçiremeden 1970 yılında vefat etmiş. | TED | ولكن للاسف توفى مبكرا في 1970 و بذلك لم يتمكن من عيش ذلك الحلم مكتملا |
| Babam hiç ortalıkta yoktu, annem de ben on bir yaşlarındayken vefat etti. | Open Subtitles | أبي لم حاضراً في الحقيقة، و أمي توفت حين كنت في الحادية عشر |
| Emmerson'ın kızıyla evlendi, çok geçmeden yaşlı James vefat etti. | Open Subtitles | لقد تزوج ابنة ايمرسون بعد وفاة والدها جيمس بفترة قليلة |
| 2 yıl kadar önce bir ev kazası sonucu vefat etti. | Open Subtitles | لقد ماتت منذ عامين فى حادثة بالصدفة فى المنزل |
| Tanrı günahlarını affetsin, ben okula giderken, vefat etti. | Open Subtitles | فليبارك الله قلبها لقد ماتت عندما ذهبت الى المدرسة |
| Ve çocuğunn doğumundan 3 yıl sonra annesi vefat etti. | Open Subtitles | ،وبعد ثلاثة أيام من ولادة الطفل .ماتت أمه |
| O kadar da komik değil, tamam mı? Sırdaşım üç hafta sonra vefat etti. | Open Subtitles | إنه ليس مضحكاً و قد ماتت بعد هذا بثلاثة أسابيع |
| Kardeşim salı günü vefat etti. - Başınız sağolsun. | Open Subtitles | اختي ماتت يوم الثلاثاء لم اعرف هذا الامر |
| Kız kardeşi vefat etti, ama takımın cenazesine gitmemesinin sebebi... | Open Subtitles | اختها ماتت و لكني اعتقد بانها لم تكن تريد الذهاب الى دورة الالعاب الاولمبية |
| Madem başhekimimiz vefat etti bunu bilmeniz gerekir diye düşündüm. | Open Subtitles | منذ ان الرئيس توفى شعرت اني مضطر لأعلامك |
| Biliyorsunuz, çizerimiz Rudy Holt vefat etti. | Open Subtitles | انتم تعرفون ، ان رسامنا التوضيحى قد توفى |
| Emma’nın vefat ettiğini söyledi. Onunla iletişimi olan olan destek personelimizin tamamı – gerçekten ağlamaklı oldu, ve o gün şirkette hepimiz için zor bir gündü. | TED | أن إيما قد توفت. وكل موظفو الدعم الذين تحدثوا معها كانوا .. كانوا جدا متأثرين، وكان يوما صعبا في الشركة. |
| Benim, uh, eşim geçenlerde vefat etti. Öğretmenliğin yanlızlığımı kolaylaştıracağını düşündüm. | Open Subtitles | زوجتي توفت مؤخراً وفكرت بأن التدريس سيخفف من وحدتي |
| Bhutan'ın genç kralı da meraklı bir insandı. 1972 yılında tahta geçtiğinde babası vefat edeli 2 gün olmuştu | TED | كان ملك بوتان المراهق فضوليا ايضا ولكن كان ذلك في الماضي عام 1972 عندما جلس على العرش بعد يومين من وفاة والده |
| Anladığım kadarıyla, evin sahipleri vefat etmiş ve buradan elde edilecek gelir şehirdeki bir araştırma merkezi ya da kliniğe gidecekmiş. | Open Subtitles | فَهْمي بان المالكون ماتوا ومهما كانت الأرباح المتروكة ستذهب الي نوع من مركز البحوث أَو عيادة في البلدةِ. |
| O vefat ettikten sonra beni yerleştirmeyi düşündüğü kilise boşaldı ancak oğlu babasının vasiyetini yerine getirmeyi açıkça reddetti. | Open Subtitles | ولكن بعد وفاته وبعد أن أصبحت وعوده وهو حى بلا قيمة رفض أبنه أن يفى بوعود أبيه |
| Ama ailesi tarafından takdir edilmek isterken vefat etti. | Open Subtitles | و لكنها فارقت الحياة منتظرة من عائلتها ثناءً على عملها |
| Benjamin Colerige Turner 1888'de vefat etmiş ama karısının ölüm tarihi yok. | Open Subtitles | بنجامين كولريج تيرنر، ماتَ في عام 1888م بالرغم من ذلك فلا يوجد تاريخ وفاة لزوجته |
| Altı ay önce, 22 yaşındayken, kalp hastalığı nedeniyle vefat etti. | TED | قبل نصف سنة، توفّيت من مرض القلب في عمر 22 سنة. |
| Bu da, malesef, eğer bunu izliyorsanız vefat etmişim demektir. | Open Subtitles | مما يعنى, للاسف لو أنكم تشاهدون هذا, فانا متوفى |
| Guilford Hukuk Fakültesinden mezun olan Leonard Winstone vefat etmiş. | Open Subtitles | ليونارد وينستون الّذي تخرّج من مدرسة جيلفورد للقانون قد مات |
| Kanser hemen vücuduna ve beynine yayıldı, altı ay sonra da vefat etti. | TED | سرعان ما سيطر على عقلها و جسدها و وافتها المنية بعد ستة أشهر. |
| Deneye başladıktan bir hafta sonra akut karaciğer yetmezliğinden vefat etti. | Open Subtitles | وبعد أسبوع من أداء التجارب عانت من فشل حاد بالكبد وماتت |
| Birçoğunuz babam hasta olup vefat ettiğinde yaşadığım zorluklara şahit oldunuz. | Open Subtitles | الرآني الكثير منكم في أوقات عصيبة لي عندما مرض والدي وتوفي |
| Arkadasimin babasi ani bir kalp kriziyle vefat etti. | Open Subtitles | والد صديقي توفّي جرّاء نوبة قلبية |