| Bu aileden gelme. Büyükannemin iri kulakları vardı... | Open Subtitles | ، إنها صفة متوارثة في العائلة ... كانت أذنا جدتي كبيرتين |
| Gözleri görmeyen dostumuzun keskin kulakları bir katışıklık keşfetti. | Open Subtitles | -توقف ! إن أذنا صديقي المرهفة قد رصدت وجود شائبة. |
| Merhaba. Anne kulakları işte. Ben hâlâ buradayım. | Open Subtitles | مرحبًا، أذنا أمّك حاضرتين، ما أزال هنا. |
| İnternet şirketi batmış ve tekne kazasında da kulağı kopmuş. | Open Subtitles | أفلست شركة الإنترنت الخاصة بها، وفقدت أذناً في حادث قارب. |
| Aslında adamın hiç müzik kulağı da yoktu. | Open Subtitles | في الحقيقة الرجل لم يكن له أذناً موسيقية مطلقاً. |
| Bir de şu yönden bak. En azından kulağını kaybetmedin. | Open Subtitles | إنظري إليه بهذه الطريقة أنت على الأقل لم تخسري أذناً |
| Bir ceylan kulaklarını dikse diğerleri de ona uyar ve hepsi çitadan aynen kaçar. | Open Subtitles | عندما تنتبه أذنا غزال لصوتٍ، فكذلك تفعل بقيّة الغزلان، ثمّ يهربون جميعاً من الفهد، بنفس الضرورة القصوى. |
| Fare kulakları benim içindi Resim onun içindi? | Open Subtitles | أذنا الفأر كانتا لي و الصورة لها |
| Noah'ın kulakları kanadı ve birden laptop'ımda katiller yazısı çıktı. | Open Subtitles | أذنا (نوح) بدءا بالنزيف ثم ظهرت كلمة "قتلة" على جهازي المحمول |
| kulakları eşek kulağı sesi de eşek sesi olmuş. | Open Subtitles | لديه أذنا حمار وصوته |
| Sana söylecek çok şeyim var, lakin Azkadellia'nın gözleri ve kulakları şimdi her yanımızda. | Open Subtitles | هنالك الكثير مما أود أن أخبركِ به ...لكن عينا و أذنا (أسكاديليا) تحوم هذا المكان |
| Anne, Noah'ın kulakları kanadı. | Open Subtitles | أمي، أذنا (نوح) كانا ينزفان |
| Lincoln'ın kulağı bile yok. | Open Subtitles | ليس لـ ( لينكولن ) أذناً حتى |
| Bir kulağını deldim, kan gördü ve... | Open Subtitles | أنا فقط عَمِلتُ أذناً واحدة. شافت الدمَّ و داخت |
| - Burada kal, kulağını iyice aç, aşağı inme ama. | Open Subtitles | عُدْ هناك أبقِ أذناً. لكن لا تهْبطُ لأسفل |
| Annemin de kulaklarını ama gerisi sizindir. | Open Subtitles | و أذنا والدتى و لكن الباقى تحت تصرفك |