| Köpeklere yaklaşmak istersen, onlara ön tarafdan Yaklaş. Tamam mı? | Open Subtitles | إذا اردت الإقتراب من الكلاب، إقترب منهم من الامام. |
| Sen ona Yaklaş, ben de önünü keseyim. | Open Subtitles | تتوجه إلى مبنى التأمين إقترب منا وأنا أعترضها |
| Gerçek hayatta yanıma gel de ihtiyar saçını söküp kemerime takayım. | Open Subtitles | إقترب من حياتي أيها العجوز وٍسأقتلع شعرك وأرتديه بحزامي |
| Fabrikada bir kaza oldu. Benim yüzümden neredeyse bir adam ölüyordu. | Open Subtitles | وقعت حادثة في المصنع، رجل إقترب من الموت و الشكر لي! |
| Bir gün bana yaklaştı ve müziğimin onun hayatını kurtardığını söyledi. | Open Subtitles | و يوماً ما ، إقترب مني وقال بأن عزفي أنقذ حياتهُ |
| Garshaw, Martouf ne yapacak, eğer Goa'uld çok yaklaşırsa? | Open Subtitles | جارشاو ، ما سيفعل مارتوف لو إقترب الجواؤلد أكثر من اللازم ؟ |
| Biraz daha Yaklaş. Seni daha iyi görebileyim. | Open Subtitles | إقترب أكثر لكي أستطيع أن أنظُر إليك جيّدًا. |
| Bu sefer de yanıma Yaklaş da kafanı uçurayım. | Open Subtitles | , إقترب مني هذة المرة . و سوف أُفجر رأسك اللعين |
| Yaklaş. Dişimin arasında bir şey var mı? | Open Subtitles | إقترب أكثر, عندي شيء في أسناني هناك؟ |
| gel buraya ahbap. Yoksulluğun anlaşılıyor. | Open Subtitles | إقترب أيها الرجل أري أنك فقير ومعدم |
| Utanma, gel hadi. | Open Subtitles | لا تكن خجولاً، إقترب ¶ ماذا تريديني أن أفعل؟ ¶ |
| neredeyse geldi ve son dakika senin için kostüm bulmaya çalışmak istemiyorum. | Open Subtitles | أنت تعرف أنه إقترب ولا أريد أن أشقى في آخر لحظة بحثا عن زي لك |
| İyi günler size, neşelenin. neredeyse Noel geldi. | Open Subtitles | حسناً، أتمنى لكما يوماً سعيداً وإبتهجا فقد إقترب عيد الميلاد |
| Orada yalnızdım, kuruyordum, ve evsiz bir adam yaklaştı. | TED | كنت هناك بمفردي، أتجهز، وشخص مشرد إقترب مني. |
| Oturma odasına girince doktor yanıma yaklaştı. | Open Subtitles | إقترب الطبيب مني عندما دخلت غرفة المعيشة. |
| Ona yaklaşırsa öleceğini Satine'e söyledim! | Open Subtitles | لقد أخبرت ساتين بأنه إذا إقترب كريستان منها، فسوف يُقتل |
| Mavi Grup, burası Mavi Lider. Hedef yakın. | Open Subtitles | مجموعة الولد الأزرق, هنا القائد الهدف إقترب. |
| Az kaldı. Ayrılacağım için üzgünüm. | Open Subtitles | لقد إقترب الموعد وأشعر بأنني سأكون ضائعة قليلاً |
| Bir kara delik tarafından yutulmak üzere olan bir gezegende. | Open Subtitles | إنه على الكوكب الذى إقترب من الأبتلاع بواسطة الفجوة السوداء |
| Kanıtı yok etti şimdi de, ona yaklaşmış olan herkesi öldürmeye çalışıyor. | Open Subtitles | دمّر الأدلة. وهو الآن يحاول تدمير كلّ من إقترب منه |
| - Cevap ver. Bir daha o bastonla yaklaşırsan, onu bir tarafına sokarım. | Open Subtitles | إقترب مني ثانية، وسوف تحتاج إلى زوجين منه. |
| Böylece, sırıtan katil mermilein delik deşik ettiği bir cesede yaklaştığını sanarken... küçük B.B. ateş etti! | Open Subtitles | لذا وعندما إقترب القاتل المتحفز إلى ما كان يعتقد بأنه جثة منهكة من الرصاص فى ذلك الحين عندما أطلقت بي بي الرصاص |
| İşittiğiniz ses, hafif olan kara deliğin her yaklaştığında uzaya vuruşudur. | TED | تستمعون هنا إلى صوت الثقب الأسود الخفيف و هو يطرق الفضاء كلما إقترب من الآخر. |
| Sıkı dur. Galiba gemin ekvatora geldi. Şimdi daha sıkı durman lazım. | Open Subtitles | تشبث ,إقترب قاربك من خط الإستواء يجب أن تتشبث الآن |
| Oğlun herhangi bir sonuca ulaştı mı diye görmeye geldim. | Open Subtitles | أتيتُ لأرى إذا كان فتاكَ إقترب مِن أجابةٍ |
| Özellikle "Apophis" adı verilen ve 2004'te bize huzur bozacak kadar yaklaşan bir asteroidin tehlikeleriyle ilgili alarm zillerini çalıyor. | Open Subtitles | لقد أصدر إنذارا عن مخاطر كويكب معين يدعي أبوفيس والذي إقترب منا كثيرا عام 2004 |