| Gıpta edilen, kıskanılan, evli olduğum için hiçbir şey yapamam mantığı. Merhaba. | Open Subtitles | الحسود الغيور منطق المتزوج الذي لا يمكن أن يفعل شيئاً، ألا ترى؟ |
| Şimdi de şu evli bahriyelinin peşinde dolanarak kendini heba ediyorsun. | Open Subtitles | والآن أنتِ تقومين بإضاعة نفسك تتجولين على هذا الضابط البحري المتزوج |
| evli biri, evli olmayan birine mi bakıyor? | TED | في هذا السيناريو: هل الشخص المتزوج ينظر إلى الأعزب؟ |
| evli bir adamın alışması gereken birşey kadınları beklemek. | Open Subtitles | الأمر الذى يجب أن يعتاده الرجل المتزوج هو إنتظار زوجته |
| Bu tür terfiler evli erkekler için daha önemli, değil mi? | Open Subtitles | مسالة الترقية هذه هي أكثر أهمية من ذلك للرجل المتزوج أليست كذلك؟ |
| evli olan bekara şöyle dedi: | Open Subtitles | الرجل المتزوج قال للعازب : ما خطبك ؟ انظر لي و انظر لنفسك |
| Seni merak ettik! evli biri, böyle bütün gece sürtmez! | Open Subtitles | قلقنا عليك حتى الموت الرجل المتزوج لا يغيب عن بيته بهذه الطريقة |
| Aman Tanrım. O evli herifle yattığımı düşünmedin umarım... | Open Subtitles | يا إلهي ، خشيت أن تعتقد أنني ضاجعت هذا الرجل المتزوج تحديدا |
| İlişkisi olduğunu adamın evli olduğunu öğrendi. Kötü bir deneyim yaşadı. | Open Subtitles | لقد كانت على علاقة مع هذا الرجل المتزوج وكانت علاقة سيئة حقا |
| Belkide buraya gelenlere, neden evli patronunla yattın diye bağırsanız.. | Open Subtitles | ربما من الأفضل قدومك إلى هنا ويصرخوا عليك لممارستهم الجنس مع مديرك المتزوج |
| Kimliğimi bu belirledi. "evli Adam". ."Müşfik Koca" veya "Kaptan Güveniliir Adam" olmak için giydiğim bir üniforma vardı. | Open Subtitles | لقد كنت هذا الرجل، وكانت هذه هويتي "الجر المتزوج"، "الرجل الزوج" " القائد الموثوق " وكان لديّ زي تقليدي |
| evli oğlumuzun bir transseksüel ile ilişkisi var, ve sen burda durmuş buna mesele mi diyorsun? | Open Subtitles | ابننا المتزوج علي علاقة بمتحول جنسياً وانت تسمينها أمور؟ |
| evli adam karısına dönmeye çalışırsa, ki öyle olacak, umarım gelip beni bulmaya çalışırsın. | Open Subtitles | بينما يعود الرجل المتزوج لزوجته و هذا ما سيفعله أتمنى أن تأتي و حاولي العثور علي |
| Hayır, evli bir erkeğin belli sınırları koruyarak kadınlarla takılmasını kastediyorum. | Open Subtitles | لا , أعني الاستمتاع بصحبة امرأة في حدود ممكن ان يتمتع بها المتزوج |
| Bence, büyük bir ihtimalle düşündüğü şuydu evli bir adam başka bir kadına aşık olursa özverili eşi şaşırır ve acı çeker. | Open Subtitles | اود ان اقول انه ربما يعتقد اذا وقع الرجل المتزوج فى الحب مع امراءة اخري, |
| Ciddi, evli, seksi bacaklı bayan. | Open Subtitles | انت تعلم ، المتزوج الواثق النساء مع الأرجل المثيرة |
| Adama dedim ki, evli erkekler için üç kural vardır. | Open Subtitles | فأخبرت هذا الرجل أنه هنالك ثلاثة قواعد للرجل المتزوج. |
| Pekala, bekar erkek başardı. evli erkek? | Open Subtitles | حسناً , الرجل العازب قد نجح ماذا عن الرجل المتزوج ؟ |
| Hayır, dur. Dinle. evli bir adam gibi olmayı öğrenmeliyim. | Open Subtitles | لا , لا , لا , انتظرى انا اريد ان ادخل الى عقل الرجل المتزوج |
| Onlara görüştüğün şu evli adamdan bahsetmelisin belki de. | Open Subtitles | .. ربما قد حان الوقت لتخبريهم بشأن الرجل المتزوج الذي كنتِ تواعدينه |