| Siyular savaş baltalarını çıkarmışken mi? Bu gece içeride kalıyorum. | Open Subtitles | من سوكس انهم على طريق الحرب أنا باق في الداخل هذه الليلة |
| Ama eve gidip bu konuda düşününce Park Ha için endişelendim. | Open Subtitles | وبعد ان فكرت لبرهه فى المنزل ظليت افكر بشأن باق ها |
| Başkan Jang'ın bulduğu kızı Pak Ha değilmiş. | Open Subtitles | اتضح ان الفتاه التى قالت الرئيسة جانغ انها عثرت عليها ليست باق ها فى النهايه |
| Bug Wendal, Compton'da arabadan açılan ateş sonucu öldü. | Open Subtitles | باق ويندو لقد قتل عندما كان يقود عملية سطو |
| İsterseniz, burada kalıp, neden bu görev üstünüze kaldı diye sohbet edebiliriz. | Open Subtitles | يمكننا التوقف هنا والتناقش لِم أنت باق معى .. إذا أردت ذلك |
| Sanki bir turist, beyefendi. Ama burada kalıyor. | Open Subtitles | إنه يتصرف كسائح متجه لمكان ما، إلا إنه باق |
| - Eğer bu şey patlarsa, seninde olmanı istemiyorum. - hayır, burada kalıyorum. | Open Subtitles | لو هذا الشئ انفجر , لا اريد لا , انا باق هنا |
| - Kızımı orada bırakamam. - O zaman seninle kalıyorum. | Open Subtitles | ـ لا أقدر على ترك أبنتي الصغيرة في الداخل ـ أنا باق معك |
| Parkın diğer yakasında kalıyorum, The Carlyle'da. | Open Subtitles | أنا باق في جميع أنحاء الحديقة، في لCarlyIe، |
| Park Ha lütfen bir daha Majestelerine vurmayın. | Open Subtitles | أنسة باق ها لا تلمسى جسد سموه ابدا ثانية |
| Dün Park Ha'nın doğum günü olduğunu bugün şirkette öğrendim. | Open Subtitles | لان امس كان عيد ميلاد باق ها ؟ لقد سمعت عنه للتو هذا الصباح فى الشركة |
| Park Ha ile nasıl bir ilişkin olduğunu sorabilir miyim? | Open Subtitles | العلاقة بين باق ها و انت ؟ هل لا بأس ان سألت عنها ؟ |
| Balkan Jang Pak Ha'yı aramaktan vazgeçtiğini söyledi. | Open Subtitles | قالت انها تخلت عن مساله العثور على باق ها ما الذى تقولينه ؟ |
| Pak Ha'nın durumunun farkında değil misin? | Open Subtitles | انت لا تعرف اى نوع من الحالات التى فيها باق ها الان |
| Bug, su ver çocuklara. Hemen geliyorum koç! | Open Subtitles | باق اعطيهم ماءً. |
| Hadi, Bug! Devir şunu artık! Tek yapman gereken bu. | Open Subtitles | هيا ، (باق) ، قُم بأسقاطه فقط هذا كل ما عليك القيام به |
| Beamen hücum hattına gidiyor. 3 dakika kaldı. 14-3 Chicago. | Open Subtitles | بيمن يتجه لخط المناوشة باق ثلاث دقائق، 14-3 لصالح شيكاغو |
| Zamanımız yok Butch. Köpek kalıyor. Görüşme bitmiştir. | Open Subtitles | لا وقت لدينا, إنه باق إنتهى النقاش, أخرجوا |
| Bazıları Fransızlarla savaştan sağ kalan askerlerdi. | Open Subtitles | بعضهم باق من الحرب ضد الفرنسيون كثير منهم من المهاجرين النازحين من الشمال |
| Bizim yüzümüzden bir sürü şeyle uğraşmak zorunda kalıyorsun. | Open Subtitles | يبدو انه بسببنا باق ها تعانى كثيراّ دائما |
| Judith'nin doğum günü var Partiden sonra onunla kalacağım. | Open Subtitles | إنه عيد ميلاد جوديث . أنا باق معها في الكرمل بعد أن يكون الطرف . |
| Seni korumak adına, kalıcı bir bilince sahip olmalıyım. | Open Subtitles | سيكون لدي إدراك باق يكفي لإدخالكِ معي فحسب |
| "Çirkin Amca" İyiydi. | Open Subtitles | اسم العم (باق) لا بأس به |
| Lütfen Rick, tek bilmek istediğim evliliğim uğruna savaşacak bir şeyimin kalıp kalmadığı. | Open Subtitles | فقط انا (ريك) ... رجاء اعرف أن أريد فقط زواجي في باق شيء أي هناك كان إن أجله من لأحارب |