| — Üzgünüm evlat, bir süre sonra olur. — Kalk seni orospu çocuğu. | Open Subtitles | ــ عذراً يا بني، قد يستغرق الأمر بعض الوقت ــ استيقظ أيّها السافل |
| Pardon ama söylediğiniz ya da yazdığınız bir şeyi imzalamakta biraz şüpheciyim. | Open Subtitles | أستمحيك عذرا ستتفهم ترددي بأن أقوم بأي عمل أو أوقع أي شيء |
| Affedersiniz, Efendim. Merak ettim de, bu şovda rol almayı mı düşünüyorsunuz? | Open Subtitles | عذرا سيدي ، لأعلم فحسب ، هل تنوي أن تنضم لممثلي المسرح؟ |
| Affedersin "psişik harika" ama bu konuda biraz daha inançlı olmalısın. | Open Subtitles | حسناً , عذراً أيها الروحاني الخارق لكن عليك أن تؤمن بهذا |
| Özür dilerim, rahatsız etmek istemem ama arkadaşım hasta ve zamanımız çok dar. | Open Subtitles | عذراً, لا أقصد إزعاجك لكن صديقي مريض و نحن نسير بخطه زمنيه دقيقه |
| - Tutmadım zaten. Benim odamda kalacaksın. - Anlamadım? | Open Subtitles | لم افعل , سوف تقيمين ببيتى استمحيك عذراً |
| Affedersiniz, Efendim, ama buna sebep olan sadece rüzgar değil. -Ne demek istiyorsunuz, Bay Tabb? | Open Subtitles | عذراً يا سيدى لكن هناك بعض التفاصيل فى ذلك |
| - Dinle, Şerif. Kızkardeşin için hissettiğin endişe için Üzgünüm. | Open Subtitles | عذراً عن القلق الذي لابد انك تشعر به على أختك |
| Evet daha hızlı kaçsan iyi edersin. Rahatsız ettiğim için Üzgünüm. | Open Subtitles | نعم ، أنت محق من الأفضل لك أن تبتعد عذراً لإزعاجك |
| Benle aynı fikirde olduğunu görmek güzel. Üzgünüm, çok geç oldu. | Open Subtitles | شكراً على موافقتك على رؤيتي عذراً على مجيئي في وقت متأخر |
| Pardon beyler, biri bana çığlık atan bir koyunun e-posta'sını atmış da. | Open Subtitles | عذرا يا رفاق شخص ما أرسل لي بريدا الكترونيا عن نعجة تصرخ |
| - Asansör kapı kapanmadan gitmiyor. - Pardon, Affedersiniz. | Open Subtitles | المصعد لن يعمل الا اذا اُغلق الباب انا آسف, عذرا |
| Affedersiniz Alderman, The Herald gazetesi için fikrinizi alabilir miyim? | Open Subtitles | عذرا , الدرمان هل يمكنني الحصول على تعليق للصحيفة ؟ |
| Affedersiniz, size Tony Barnes hakkında birkaç soru sormam gerek. | Open Subtitles | عذرا أحتاج أن أسألك قليل من الأسئلة عن توني يارنيز |
| ES: Affedersin, seni duyamadım, tekrarlar mısın? | TED | إد: عذراً لم أقدر على سماعك, اعد مرة أخرى؟ |
| Affedersin ama solgun görünüyorsun. İş mi arıyorsun? | Open Subtitles | عذراً ، و لكنك تبدين باهتة هل كنت تصطادين ؟ |
| Özür dilerim, bir gece Downway'de kalacağım. En hızlı şekilde otobana nasıl varırım? | Open Subtitles | عذراً , إننى غريب عن المكان ما هو أفضل طريق للطريق السريع ؟ |
| Afedersiniz, Anlamadım. | Open Subtitles | عذراً , قابلناها بالخارج في موقف السيارات كثيراً |
| Affedersiniz, Efendim, ama buna sebep olan sadece rüzgar değil. | Open Subtitles | عذراً يا سيدى لكن هناك بعض التفاصيل فى ذلك |
| Afedersiniz Efendim, ne anlattığını biliyor musunuz? | Open Subtitles | استميحك عذرا, سيدى هل تعرف عن ماذا يتحدث؟ |
| Yani, buraya gelmek için onca şeyi almayı bahane mi ediyordun? | Open Subtitles | إذاً إشتريتي كل هذه الأشياء حتى تجدي عذراً للقدوم إلى هنا؟ |
| Afedersin, Eşyalarım elimden alındığından beri çok kötü durumdayım. | Open Subtitles | عذراً ، ولكن الآمور تسير معى مؤخراً على نحو سيئ |
| Yüce makamına kendi geçemedi diye emrindeki köpeklerin çalmasını sağladı. Özür dilerim, Anlayamadım. | Open Subtitles | لم تستطع وراثة الرئاسة لذلك جندت كلابها لمساعدتها في سرقته أستمحيك عذراً |
| Kusura bakma, amigo kızlar konuşuyordu ve şu mikrofonlar her yerde, her şeyi topluyor. | Open Subtitles | عذرا المشجعة التي تتحدث و قد إلتقط المكرفون كل شيء |
| Afedersiniz. Pardon. İzninizle. | Open Subtitles | استمحيكم عذراً، العفو العفو، استمحيكم عذراً |
| Bir keresinde yüksek IQ'ya sahip olmanın banyo yapmamak için mazeret olmadığını söylemişti. | Open Subtitles | أخبرني ذات مرّة أنّ وجود معدّل ذكاء عالي لديّ ليس عذراً لعدم الإستحمام |
| Kusura bakmayın, geciktim. - Neden bir sonraki turu ben ısmarlamıyorum? | Open Subtitles | عذراً لتأخري، ما رأيكم لو تكون جولة الشراب المقبلة على حسابي؟ |