| Çok iyi gözleri ve kulakları, ve dokunma duyusu vardır. ağzı, burnu var. Çok karmaşık davranışları vardır. | TED | لديه حواس نظر و سمع و لمس جيدة لديها فم و أنف. |
| ama izleyemezsiniz çünkü bir fener balığının ağzı hemen açıldı ve sizi canlı canlı yedi. | TED | لكنك لا تستطيع ذلك لأن فم سمكة أبو الشص ينفتح أمامك بسرعة ويأكلك وأنت على قيد الحياة |
| ağzı metal dolu bir adamı öpmek nasıl bir duygu? | Open Subtitles | ما هو شعورك عند تقبيل رجل و فمه مليء بالمعدن؟ |
| Adamın elinde bir kol ve kahrolası ağzı kanlar içinde. | Open Subtitles | حاملاً تلك اليد بيده، والدماء في كل أنحاء فمه اللعين |
| ağzı avının etrafında gergin bir şekildeyken yılan normal bir şekilde nefes alamaz. | Open Subtitles | ومع تمدد وإتساع الفم بإحكام حول الفريسه لا يستطيع الثـعبان التنفس بطريقه طبيعيه |
| ağzı açık kalırdı. | Open Subtitles | وأنك دخلت السجن ،كل تلك الأمور، فمها كان مفتوحاً |
| Avcı nesli yok edilirse Cehennem ağzı'nın gardiyanı kalmaz. | Open Subtitles | إذا تم محو صف المبيدة فإن فوهة الجحيم لن يكون عليها حارس |
| Özellikle anne karakterine bayıIdım önüne gelenle flört eden ağzı bozuk bir alkolik. | Open Subtitles | أحببت خصوصاً شخصية الأم مغازلة، كبيرة سن، مع فم قذر |
| Bir bebek dünyayı kafamıza yıkıyor, 3 tane yetişkin adam yirmi kiloluk, ağzı olan pembe bir et parçasına karşı. | Open Subtitles | جعلنا الجحيم ينال منا عن طريق طفل ثلاثة رجال كبار ضد 15 رطل من اللحم الوردى لة فم |
| Yeni bir ağızlık alın oradan, insan ağzı değmemiş. | Open Subtitles | لديّ العلامة التجارية الجديدة هنا لم يلمس من فم انسان قط |
| Erkek arkadaşı ise ağzı bağlanıyor, saldırılıyor ve şuurunu kaybedene kadar dövülüyor. | TED | و صديقها قد سُد فمه وهُوجم و ضُرب حتى فقد وعيه. |
| Çarşının ortasına yığılıverdi ağzı köpükler içinde, ses çıkaramaz oldu. | Open Subtitles | لقد سقط أرضاً وخرج الزبد من فمه وفقد القدرة على النطق |
| Birinin ağzı çok pis, biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلم انه هناك احد ما رائحة فمه تشبه الكاكا |
| Karşısına dev bir adam çıktı! Büyük bir ağzı ve büyük hayalleri vardı. | Open Subtitles | عمل في تجارة الفراش ، عندما رافق ذلك الضخم كبير الفم و الحلم |
| Dişleri temizler, ağzı tazeler ve ağız kokusunu tamamen yok eder. | Open Subtitles | انها تنظف الأسنان, وتنعش الفم وتزيل كل اثار روائح الفم ماذا ؟ |
| Yarı açık o aptal ağzı ve o balık gözleriyle şimdiye dek gördüğüm hiçbir şeye benzetemiyorum. | Open Subtitles | ، إنه لا يشبه أحدنا فى أى شئ كما أرى مع عيون الأسماك تلك . وهذا الفم الغبى ، نصف المفتوح |
| Gözleri, ağzı. Tarzı, kendinle alay etmesi. | Open Subtitles | عينيها, فمها, الطريقه التى تتماسك فيها الطريقه التى تسخر من نفسها |
| Tırtıl, kozasından ağzı silah tutan bir köpekbalığı olarak çıktı. | Open Subtitles | خرجت اليرقة من شرنقتها كسمكة قرش فمها مسدس |
| Hem, salyalar akıtan Cehennem ağzı ayaklarının altında ve tüm... | Open Subtitles | بالإضافة إلي سيلان لعاب فوهة الجحيم تحت قدمها ومسألة |
| Kasları ve ağzı terapiye cevap versin diye bir şeyler yapıyorlar. | Open Subtitles | كما تعلم، إنهم يفعلون هذه الأشياء .لأن عضلاته وفمه سيستجيبوا للعلاج |
| - Cehennem ağzı'nda yaşıyorsan böyle şeyler çok kolaydır. | Open Subtitles | أشياء مثل تلك أسهل عندما تكون في فوّهة الجحيم |
| Bunu söylememeliydim. Ama bazen ağzımın kendine ait bir ağzı daha oluveriyor. | Open Subtitles | لم يكن يجدر بي قول ذلك لكن أحياناً لا أسيطر على فمي |
| Biri, ağzı yırtılmış bir adamın Anjo'nun ofisini bastığını gördüğünü söylüyor. | Open Subtitles | احداً ما يقول أنة قد رأى شخصاً ذو فماً غريب يهاجم مقر انجو |
| Az önce icabına baktığım şu ağzı kalabalık herif gibi biri... iskambil kağıdını ağaca mıhlamadan önce hile yaptığınızı söyledi. | Open Subtitles | ثرثار آخر كهذا الثرثار الذي توليت أمره تواً قال إنك تلاعبت بورقة اللعب تلك قبل أن تثبتها على تلك الشجرة |
| İnsanların ağzı delik. torba değilki büzesin. | Open Subtitles | أفواه الناس لا تغلق بقول الإشاعات وبما أنك قد زرتنا هنا عدة مرات |
| Sandal ağacı kokulu nehir suyunda doğduğunu bilmeden, tatlı safir, bal değmiş dili ile, ağzı açgözlü olamayacak kadar doluydu. | TED | وبأنها وُلدت في مياه نهر معطرة بخشب الصندل، ياقوتة حلوة اللسان كالعسل، كانت كثيرة جدًّا على جشعهم. |
| Rahim ağzı kanseri, ABD ortalamasının beş katı. | TED | سرطان عنق الرحم يصل إلى خمسة أضعاف المعدل القومي الأمريكي، |
| O yüzden gördüğüm en ağzı bozuk çocuk. | Open Subtitles | لهذا السبب هو يملك أسلط لسان رأيته عند أي فتى |
| Onun koca ağzı için bir şey yapabilir misiniz? | Open Subtitles | هل من الممكن ان نفعل شىء حيال لسانه الطويل |