| Bu sırada, dedikodular sanki bir petrol kuyusu bulunmuşçasına etrafa yayılıyor. | Open Subtitles | في هذه الأثناء , انتشرت الشائعات في البلدة مثل تسرب الزيت |
| Ama... zaman zaman bazı rahatsız edici dedikodular da duyuyorsunuz. | Open Subtitles | لكن .. هناك بعض الشائعات المقلقة تسمعونها من وقت لآخر |
| Bizi yeni bir sigara içme alanına sürdüler. Demek dedikodular doğruymuş. | Open Subtitles | ــ إنّهم ينقلوننا إلى منطقة تدخين جديدة ــ إذاً الإشاعات حقيقية |
| Birkaç yıl geçtikten sonra, kuş gribi ile ilgile dedikodular çıktı. | TED | ثم مرت عدة سنوات، وكانت هناك عدة شائعات حول أنفلونزا الطيور. |
| Ben madenin haczedileceğine ilişkin şehirde bazı dedikodular duydum. | Open Subtitles | سمعت إشاعات فى المدينة أن المنجم سيصادر. |
| Lord hazretleri, Leydi Mary'yle ilgili dedikodular için Bay Napier'ı suçluyor. | Open Subtitles | سيادة اللورد يلوم السيد نابير على الشائعات التي تتناول الليدي ماري |
| Bizi bir arada gördükleri anda bu kötü niyetli dedikodular daha başlamadan buharlaşacaklar. | Open Subtitles | كوني كذلك ،فـ بمجرد أن نظهر معا تلك الشائعات ستنتهي قبل أن تبدأ |
| Robert Dudley'in aşığın olduğu dedikodular seninle beraber olmak için karısını öldürdüğü yönünde. | Open Subtitles | لازالت الشائعات مستمره بأن روبرت دادلي كان عشيقك وانه قتل زوجته ليكون معكِ |
| O zaman babamın seni cehenneme gönderme sebebi olan dedikodular... | Open Subtitles | إذن كل تلك الشائعات بشأن إرسال أبي لكِ إلى الجحيم |
| Hakkınızda çok rahatsız edici dedikodular duydum. | Open Subtitles | سماحتك كنت قد سمعت بعض الشائعات المقلقة جداً عنك |
| Yıllardır duyduğum dedikodular yüzünden, eski Roma'dan bir sahne bekliyordum. | Open Subtitles | بكل الإشاعات التي سمعتها عبر السنين توقعت منظر روماني قديم |
| Sonra senin ve benim hakkımda söylentiler başladı. dedikodular. | Open Subtitles | ثم بدأت الإشاعات تظهر عني وعنك كل تلك الكلمات الصغيرة |
| Bu dedikodular her tarafa yayıldı. | Open Subtitles | هذه الإشاعات أخذت في التسرب عن طريق الشعب حتي الحدود |
| Her yerde haberi çıksa ve Khasinau çalınanlarla ilgili dedikodular duysa? | Open Subtitles | سوف يكون دعايه كبرى كازانو سيسمع شائعات عن ما تم سرقته |
| Şu ana kadar ölüme olan isteğimle ilgili dedikodular fazlasıyla abartıldı. | Open Subtitles | حتى تلك اللحظة, شائعات وفاة أمنيتي كانت مبالغة فيها بشكل كبير |
| Şirketin gücüyle ilgili yalan yanlış dedikodular yayarak adamların hisselerini hızla düşürüyorsun. | Open Subtitles | أنّك تخفض أسهمهم بشكل آني، وتنشر شائعات كاذبة فيما تتعلق بأضرار الشركة. |
| Boş laflar, dedikodular işte. Kulağıma çalındı. | Open Subtitles | لقد سمعت أشياءاً، أوهام، إشاعات سمعت أشياء |
| Buraya geldiğinden beride... dedikodular çıkmaya başladı. | Open Subtitles | وبما أنك قد زرتنا هنا عدة مرات فقد تكون هناك إشاعات تقال عنا الآن |
| Yıllık Hissedarlar Toplantısı'ndan 2 hafta önce olmadık dedikodular çıkartıyorlar falan deriz. | Open Subtitles | مثل أن هذه مجرد اشاعات تظهر دائما قبل الاجتماع السـنوي مع المستثمرين |
| Bu dedikodular Light'ı rahatsız ediyor olmalı. | Open Subtitles | لابد أن لايت تأثر من هذه الإشاعة القاسية |
| Suudi radikal grubunun Kraliyet ailesini hedef aldığına dair dedikodular var. | Open Subtitles | هُناك الكثير من الثرثرة حول إستهداف جماعات سعودية متطرفة للعائلة الملكية |
| Bakanlığın sana olan güvenini kaybettiğine dair dedikodular doğru mu? | Open Subtitles | هل الاشاعات صحيحة ان الادارة بدأة تفقد الثقة فيكي ؟ |
| Duyduklarımız hep 3. ya da 4. ağızdan duyulan dedikodular oluyordu. | Open Subtitles | دائماً ما نحصل على إشاعة من طرف ثالث, أو رابع. |
| Mem teorisine göre dedikodular, insanları aracı olarak kullanarak çoğalmaya çalışan canlı bireyler. | Open Subtitles | نظرية وحدة المعلومات الثقافية تقترح أن مواضيع النميمة كالكائنات الحية التي تبحث عن التكاثر مستخدمة البشر كمضيف |
| Kendi başına hareket ettiğine dair dedikodular duydum. | Open Subtitles | لقد سمعت شائعة بأنك ستصبح من أبناء البلد |
| O zamanlar bazı dedikodular duymuştum ama inanmadım. | Open Subtitles | بالعودة للماضي سمعت همسات لكنني لم أصدقها |
| dedikodular olacaktır. Buna hazır mısın? | Open Subtitles | قد تكون هناك نميمة هل أنت جاهز لذلك؟ |
| Sevdiğim birini, rozetli ahlaksız bir kumarcının duyduğu dedikodular yüzünden öldüremem. | Open Subtitles | فأنا لن أقوم بإيذاء رجل أحبه بسبب ثرثرة بعض رجال الشرطة مع مقامر فاسد لعين يحمل شارة هل تفهمني ؟ |
| Bu dedikodular yaz sezonunun en yoğun olduğu sırada yayıldığından müşterilerimizi Giant Otel'e kaptırabiliriz. | Open Subtitles | لأن هذه الشائعة تنتشر أثناء أكثر الأوقات رواجاً في موسم الصيف ربما نخسر عملاء لصالح فندق العملاق |