| Şimdi görüyorum halbuki, Hele bütün bu kuantum olaylarını öğrendikten sonra. | TED | و الآن أنا نادم, خاصة بعدما تعلمت كل الأمور الفيزيائية بنفسي |
| Hele ufak bir teknede, karadan binlerce mil uzakta imkansız. | Open Subtitles | خاصة على متن مركب صغير بعيد 20000 كلم عن الشاطئ. |
| Hele de şu girişte bizi karşılayan heteroseksüel kovboyu düşününce. | Open Subtitles | خصوصاً بوجود راعي البقر الشاذ هذا الذي يحيينـا أثناء دخولنا |
| Hele ki Jenna'nın vücudunda, partiden önce bir kavgaya girdiğinin izlerini bulduktan sonra. | Open Subtitles | خصوصا الجسم جينا يبين لنا كانت في جحيم من المعركة قبل ذلك الطرف. |
| Almanya Devleti'nin insanları idam ettiği bir dünyada yaşamak nasıl olurdu, Hele bu insanlar büyük ölçüde Musevi olsalardı? | TED | كيف سيكون شعور العيش في عالمٍ لو أن الأمة الألمانية كانت تُعدم الناس ، خاصةً لو أنهم يهود غير لائقين ؟ |
| Hele bir de.. - ..dava bir dostun yeğeni ile ilgiliyse.. | Open Subtitles | وتعلق بذهني تلك المثيرة للاهتمام منها، لا سيما لإبن أخ صديق |
| Hele 100 liretin üzerine tarih atma hikayesi. | Open Subtitles | ناهيك عن قصة التاريخ على ورقة الـ100 ليرة |
| Bir beyazı tokatlayacağın aklıma gelmezdi. Hele Endicott'u, hiç! | Open Subtitles | لم أكن اعلم انك ستصفع رجلا ابيضا وخاصة انديكوت |
| Ulu orta yapmıyorlar ama, Hele de hoşlandıkları erkeğin önünde. | Open Subtitles | ليس علناً وبالتأكيد ليس أمام الرجال الذين يكنون مشاعر لهم |
| Birbirlerine sırılsıklam âşık gibi görünüyorlardı. Hele ki bebek beklediklerini öğrendikten sonra. | Open Subtitles | بدا أنّهما كانا مغرمَين جدًّا لا سيّما بعد أن علما بأنّها حامل |
| Hele ki saldırı altındaysan, ya da hareket halindeysen... Falan filan. | Open Subtitles | و خاصة ان كانوا يهاجمونك, او كنت تتحرك او اي شئ |
| Evet, Hele de boş vermek bedava kredime mal olacaksa. | Open Subtitles | بالتأكيد، خاصة إذا كان عدم تجاهله قد يكلفني درجاتي المجانيه |
| Anlayacağın Dan,.. ...ben aklımdan geçeni söylemeye inanırım. Hele mesele aşk ise. | Open Subtitles | أترى يا دان أظن وبالحديث عن عقلي خاصة عندما يتعلق الأمر بالحب |
| Yani mışıl mışıl uyuyacağım. Hele ki seninle yattığımı biliyorsum... | Open Subtitles | أنام بطمأنينة ليلاً خصوصاً حين تكون بالقرب مني في السرير |
| Hele doğaüstü şeylerin varlığına inanmıyorsa. | Open Subtitles | خصوصاً إذا هو لا يعتقد بعالم ما وراء الطبيعة |
| Ama yalnız olmak mümkün değil. Hele de bir kız için. | Open Subtitles | لكن ان تكوني وحيدة تمامًا, هذه ليست بحياة خصوصاً لامرأة |
| Bahsetmeyiz, ama sen burada daha güvendesin Hele de söylediğin şey gerçekse. | Open Subtitles | ،لن نفعل لكنك بامان اكثر هنا خصوصا لو كان ما تقوله حقيقياً |
| Bu, bir şirketin yönetimi için bir felaket anlamına gelebilir Hele de benimki gibi sekiz kişilik küçük bir şirketiniz varsa. | TED | وستشكل كذلك إلهاء هائلا لإدارة الشركة، خصوصا مثل دكان صغير مكون من ثمانية أشخاص مثل شركتي. |
| Veda etmek benim için pek kolay değil. Hele bunca yıldır paylaştıklarımızdan sonra. | Open Subtitles | ليس سهل علي الوداع , خاصةً بعد كل السنوات التي تشاركناها وما نعني لبعضنا البعض |
| Üşütmemek için ıslak giysileri çıkarmak gerekir, Hele zorlu bir bowling oyunundan sonra. | Open Subtitles | يجب الحذر من الجلوس في الأماكن الرطبة، لكي لا تصاب بالبرد ولا سيما إذا كنت تتدرب بقوة، مثل لعبة البولنغ |
| Diğer gezegenlere gitmek imkansızdır, Hele de halka şeklinde bir taşla. | Open Subtitles | من المستحيل السفر للكواكب الأخرى ناهيك عن أن يتم عبر بوابة من الحجر |
| Tekliflerini kabul etmeliydiniz. Hele hazır değilseniz. | Open Subtitles | كان ينبغى أن تقبل عرضهم وخاصة إذا لم تكن مستعدا |
| Yıllar sonra olacağını sanmıştım sadece. Hele de ikisinin aynı anda öleceğini asla. | Open Subtitles | إفترضت فقط أنني سأخسرهم في وقتٍ لاحق وبالتأكيد ليس كلاهما في نفس الوقت |
| Bu yüzden bunu yapma,Hele ben onun yanındayken. | Open Subtitles | اصنع لنا معروفا لا تفعل ذلك لا سيّما عندما أكون خلفه مباشرة كابيسكى؟ |
| Hele de siz bu durumdayken. | Open Subtitles | خصوصًا وأنكِ لا تشعرين بأنكِ على ما يرام |
| Ben ciddi olmak istemiyorum. Hele senin ciddi olmanı hiç istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريد أن أكون جاداً وخصوصاً لا أريدكِ أن تكونى كذلك |
| Ben sadece canının yandığını görmek istemiyorum Hele ki onun elinden. | Open Subtitles | أنا فقط لا أريد أن أراك تضار، وخصوصا ليس من قبله. |
| Hele ki ambulans hiç kullanmamalısın. | Open Subtitles | ويجب عليك خاصّة ألاّ تقود سيّارة إسعاف. |
| Hele de hükümetin elinde bir sürü maymun kalbi ve yunus beyni varken. | Open Subtitles | بالأخص منذ أن قامت الحكومه لوضع مخزون إحتياطي من قلوب السعادين وأدمغة الدلافين |
| Ama birşey biliyorum ne de olsa kaybedeceksek ölmeye gerek yok, Hele seçeneğin varken. | Open Subtitles | , لكني أعرف أمر واحد لافائدة من الموت عندما سنكون خاسرين بكل الأحوال ليس عندما يكون لدينا الإختيار |