| Üçüncü nöbetten sonra sessizce kampı uyandır. | Open Subtitles | أيقظ المخيم بعد المناوبه الثالثه، بهدوء |
| Bu delilik. uyandır adamı. | Open Subtitles | الأمر يزداد جنوناً أيقظ الطيار |
| Bir gece o kadar gürültülü yaptı ki, köpeği uykusundan uyandırdı. | Open Subtitles | و ذات ليلة كان صوته عالٍ جداً و لقد أيقظ الكلب |
| Korkunç şarkı sesi, çığlıkları Pohjolan sürüsünü kızdıran yakındaki bir turnayı uyandırdı. | TED | صوته الرديء في الغناء أيقظ طائر كركي قريب والذي أيقظ بكاؤه المنتحب حشد بوجولا |
| Gelini uyandırın, uyandırın onu tomurcuklanan aşkın yeşil buketiyle. | Open Subtitles | أيقظ العروس أيقظها بالباقة الخضراء من زهور الحب |
| Oğlum kendisini uyandıran bu sesi... yıllar önce küçük bir çocukken bir kez daha duymuştu. | Open Subtitles | الصوت الذي أيقظ ابني كان صوت سمعه مرة واحدة فقط من قبل منذ عدة سنوات عندما كان صغيراً |
| Uykundan Uyan ve ne olursa olsun yaratıklarla savaş. | Open Subtitles | أيقظ نوم المنطق في عقلك، وكافح الوحوش في داخلك وخارجك. |
| Bu delilik. uyandır adamı. - Anlaştık mı? | Open Subtitles | الأمر يزداد جنوناً أيقظ الطيار |
| "Piliçleri uyandır ve kamerayı çalıştır" kadar mı kral? | Open Subtitles | حسناً , أيقظ الكتاكيت ودعنا نرى المكان |
| Bana bir iyilik yap. Git kızları uyandır. | Open Subtitles | أصنع لي خدمة وأذهب أيقظ الفتيات |
| Yüzbaşıyı uyandır. Platformun her köşesini arayın. | Open Subtitles | أيقظ القبطان, و فتش المكان كله |
| Bakanı uyandır, senatoyu toplasın. | Open Subtitles | أيقظ رئيس لجنة التخصيصات في مجلس الشيوخ |
| Öldürüldü. Herkesi uyandır. İki saat içinde Beyrut'ta olacaksınız. | Open Subtitles | أيقظ الجميع ستكونون في بيروت خلال ساعتين! |
| Ofisine gittik, yarım saat içinde, iki Kabine Bakanını ve Ml5'ın yarısını uyandırdı. | Open Subtitles | و ذهبنا لمكتبه في نصف ساعة، و لقد أيقظ وزيران و بعض رجال المكتب الخامس |
| Senin sapıklığın, onda henüz anlayamadığı bir şeyler uyandırdı. | Open Subtitles | إنحرافكَ أيقظ شيئ ما داخلها شيئ لا يمكنها البدئ بفهمه |
| - ...korna köpeği uyandırdı, köpek torunu uyandırdı, ...torun da karımı uyandırdı. | Open Subtitles | أيقظ الكلب والكلب أيقظ الحفيد .. والحفيد أيقظ الزوجة. |
| Gelini uyandırın, uyandırın onu... tomurcuklanan aşkın yeşil buketiyle. | Open Subtitles | أيقظ العروس أيقظها بالباقة الخضراء من زهور الحب |
| - Bir koruyucu onu geri getirsin. - Evet en kurnaz olanı uyandırın. | Open Subtitles | لنترك الحارس يعيدها نعم، أيقظ أكثرهم دهاء |
| - Bir koruyucu onu geri getirsin. - Evet, en kurnaz olanı uyandırın. | Open Subtitles | لنترك الحارس يعيدها نعم، أيقظ أكثرهم دهاء |
| Otuz yıl önce prensesi öpücükle uyandıran adam olarak anılmak istemiyorum sadece. | Open Subtitles | لا أريد أنْ يذكروني فقط بأنّي الرجل الذي أيقظ الأميرة النائمة بقبلته قبل ثلاث سنوات |
| - Hey, Jeff... - Uyan, Smith. | Open Subtitles | يا جيف أيقظ سميث |
| Sylvia iki kez uyandı. Onları aramalısın. | Open Subtitles | لقد أيقظ الهاتف سيلفيا مرتين يستحسن ان تتصل بهم |
| Roland, benim. Hadi kaldır kıçını. | Open Subtitles | رونالد هذا أنا أيقظ مؤخرتك العجوز |
| Doktoru uyandırmamı ister misin? | Open Subtitles | هل تريدينني أن أيقظ الطبيب؟ |
| Muhtemelen mahalledeki herkesi uyandırmıştır. | Open Subtitles | لقد أيقظ كل سكان الحي على الأرجح |
| Kafeteryadaki dedikodu iğneleyici adamın komadaki adamı uyandırmasıydı. | Open Subtitles | انطلقت إشاعة بالكافيتيريا أن الرجل الكاوي أيقظ رجل الغيبوبة |
| Nazik olmak istiyorum ve diğerlerindeki nezaketi de uyandırmak istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أكون عطوفة... وأن أيقظ هذا العطف في الناس |