| Aptalca bir şey yaparsan seni öldürürler. Onlar öldürmezse, ben öldürürüm. | Open Subtitles | إن فعلت أي أمر ظريف فسيقتلونك وإن لم يفعلوا فسأقتلك أنا |
| İşleri başkalarının yöntemine göre yaparsan hayatını tehlikeye atarsın. | Open Subtitles | إن فعلت الأمور على طريقة شخص آخر فستقضي على نفسك بيديك |
| Şimdi içeri girip, kapıyı suratıma kapayabilirsin ama yaparsan, bu son olacak. | Open Subtitles | يمكنك الدخول و إغلاق الباب خلفك لكن إن فعلت ، لا تصفعي الباب |
| Tamam, eğer bunu yaparsam bilgisayar satın alıcak mısın? | Open Subtitles | حسناً، ولكن إن فعلت ذلك، هل ستشتري حاسوباً؟ |
| Yoksa, aynı şey devam edecek. Belki bunu şimdi yaparsam, beni rahat bırakırlar. | Open Subtitles | سيستمرُ ذلك بطرق أخرى، رُبّمـا إن فعلت ذلك الآن، يتركوني وشأني |
| Eğer bunu yaparsanız, fikir çağrışımı için kullandığınız kelimeler, bağlantıları şekillendirecek ve yeni pek çok fikir ürettirecektir. | TED | إن فعلت هذا، فإن مكونات الأفكار المترابطة ستجمع و تشكل روابط ينتج عنها العديد من الأفكار. |
| Bunu engelleyecek birşey yaparsan... seni pişman ederim. | Open Subtitles | إن فعلت أي شيئ لإفساد ذلك سأزيل السبب الذي لبست لأجله البدلة |
| Çünkü bunu yaparsan, buradan çıkarsın eminim. | Open Subtitles | لأنكَ إن فعلت ذلك، أنا متأكد جداً أنه يمكنك الخروج من هنا |
| Ama eğer söylediğimi yaparsan, ailen yaşar. | Open Subtitles | لكن إن فعلت ما أقوله يمكن لعائلتك أن تعيش |
| Göz hapsine! Bir yanlış daha yaparsan, seni okuldan atacaklar! | Open Subtitles | إن فعلت أي شيء آخر خاطئ سيطردونك من المدرسة |
| Ama Perry eğer bunu yaparsan, hayatında olumlu bir adım atmış olursun. | Open Subtitles | لكن إن فعلت هذا، فإنك ستقوم بخطوة إيجابية في حياتك |
| Böyle yaparsan daha iyi olur. Önce adama kendini sevdirmelisin. | Open Subtitles | إن فعلت ، سيكون ذلك ماكرا سيكون لك أن تؤثّر بالرجل أولا |
| Eğer yaparsan, öyleyse yardım et-- | Open Subtitles | افعلها، افعلها افعلها، افعلها إن فعلت هذا ساعدني |
| {C:$9C8B7C}Öyle yaparsan senin, sadece ölüm defteri ile ilgili olan anılarını silerim. | Open Subtitles | لكن يحق لي حينها مسح ذاكرتك المتعلقة بالمفكرة إن فعلت هذا |
| "Her zaman yaptığını yaparsan, her zaman yaşadığını yaşarsın." | Open Subtitles | إن فعلت ما لطالما فعلته حينها ستنالين ما لطالما نلته |
| Ben çok özel bir çocuğun annesi, olduğumu işimi yaparsam doğru, o çok özel şeyler yapmak büyümek olacak. | Open Subtitles | أنا والدة لطفل مميز للغاية هذا إن فعلت واجبي بشكل جيد سيكبر ليفعل أشياء مميزة للغاية |
| Bunu yaparsam bombayı nasıl durduracağımızı söyleyecek misin? Bunu yapman şartıyla. | Open Subtitles | إن فعلت هذا، ستخبرني كيف أُبطل القنبلة ؟ |
| Bunu yaparsam tanık koruma programına gireceğim ve bir daha görüşemeyeceğiz. | Open Subtitles | و إن فعلت هذا تعرف أنني سأدخل ببرنامج حماية الشهود لن نر بعضنا ثانيةً |
| Ajan tarafımsa bunu yaparsam,düşman hücresine baskın yapma şansımızı kaybedeceğimizi söylüyor. | Open Subtitles | جانب العميلة؟ إن فعلت هذا, سنخسر فرصة إلقاء القبض على خلية معادية تعمل داخل مبنى البرلمان |
| Bunu yaparsanız, burayı Tanrı'nın evi haline getiririm. | Open Subtitles | إن فعلت ذلك فسأجعل هذا المكان منارة مضيئة للرب |
| çünkü kötü bir şey yaparsanız, adınız internete yazılır ve siz de Kira tarafından öldürülürsünüz." | Open Subtitles | ذلك لأنك إن فعلت شيء سيء فسيظهر اسمك في الانترنت وسيقتلك كيرا ، ذلك ما قاله أبي ما اسمك؟ |