| Her şeyi hallettim ama telefonda anlatmak istemiyorum. | Open Subtitles | لقد توليت كل شئ لكنني لا أحب الخديث على الهاتف |
| Onu Pittsburgh'dayken, o daha bir bebekken aldım. On günlükken. | Open Subtitles | لقد توليت أمره و هو طفل صفير عمره عشرة أيام في مهده |
| Dinle, Doktor Dr. Ryan, Çok teşekkürler ama bunu ben hallederim. | Open Subtitles | استمع,دكتور ريان شكراً لك ,لقد توليت انا هذا الان |
| Bu davayı aldın, çünkü... eğer o çocuklar... | Open Subtitles | لقد توليت القضية بسبب إذا كان هؤلاء الشباب |
| Endişelenmeyin.bende o. Keyfinize bakın, tamam mı? | Open Subtitles | لا تقلقوا , لقد توليت الأمر كلوا , استمتعوا |
| Aslında iki kez. Hatta bizzat özel araştırma bürosu bile Tuttum. | Open Subtitles | مرتان فى الحقيقة , لقد توليت الموضوع بنفسى |
| Ülkenin en büyük askeri tıp merkezi olan Walter Reed'de bir sanat terapisti olarak ilk işimi aldığımda, işimin benim için biçilmiş kaftan olduğunu Anladım. | TED | حصلت على عمل مُفصل لي عندما توليت وظيفتي الأولى كمعالجة بالفن في أكبر مركز طبي عسكري، والتر ريد. |
| Tamamdır. Bir şeyler bulmana yardım edebilir miyim? | Open Subtitles | لقد توليت الامر.تريدين شئ معين؟ |
| Şu metal levha işini hallettin mi? | Open Subtitles | هل توليت امر الواح المعــــدن ؟ |
| Evet. Üç yıl önce babam öldüğünde fidanlığı ben devraldım. | Open Subtitles | لقد توليت أمر الحضانة منذ ثلاث سنوات ، حين توفى أبى |
| Onu işe bıraktıktan sonra da, meseleyi hallettim. | Open Subtitles | وبعد ان اخذتها الى العمل توليت امر المشكلة |
| Faturayı hallettim. Bana bir iyilik borçları vardı. | Open Subtitles | لقد توليت أمر حسابهم عندك لأنهم مدينين لي في السابق |
| Peşinden kimse gelmeyecek. Her şeyi hallettim. | Open Subtitles | لن يحاول أي منهم تعقبك، لقد توليت أمرهم. |
| Tabii, diğerleri dehşete kapıldı, bu yüzden denetimi elime aldım. | Open Subtitles | بالطبع الآخرين كانوا مرعوبين لذا توليت المسؤولية |
| Bu davayı aldım çünkü eskiden çok yakın olduğun o kankalarla dargın olmanı kaldıramadım. | Open Subtitles | توليت هذه القضية لأنني فزعت بأن أمكنك أن تنفصل عن أصدقاء كانوا مقربين منك جداً |
| - Dikkat edin. - Tamam, aldım. Hop, durun. | Open Subtitles | راقب ذلك توليت الأمر لديه رجفان بطيني يجب أن نسحب السياج |
| Tanrım. Özür dilerim. Hemen hallederim. | Open Subtitles | رباه , أسف أنا أسف , لقد توليت الأمر |
| Bu davayı bana sormadan aldın çünkü hayır diyeceğimi biliyordun. | Open Subtitles | توليت هذه القضية بدون طلب إذني و فعلت ذلك لأنك كنت تعلم أنني سأرفض |
| Koltuk sadece bir günlüğüne bende olsa da yaptığınız her şeyin kıymetini görmemi sağladı. | Open Subtitles | شكراً لك، يا سيدي أتعرف؟ ، لقد توليت تلك الوظيفة ليوم واحد |
| Bir işi becermen için seni Tuttum. | Open Subtitles | لذلك توليت أمر الإسرائيليين |
| Yargıya gitmeyecek, Anladım. | Open Subtitles | لن تذهب للمحاكمة، أنا توليت الأمر |
| Tamamdır, bende artık. | Open Subtitles | حسناً , توليت الأمر , توليت الأمر |
| Geçen sefer sen hallettin, ben baktım sadece. | Open Subtitles | لقد توليت الأمر المرة الأخيرة و قد جلست |
| Çin ve Yemen'deki bağlantılarını çoktan devraldım, ve Güney Kore'lilerle de her an anlaşabilirim. | Open Subtitles | لقد توليت جميع أعماله في الصين و اليمن و سأنهي صفقتي مع الكورويون الجنوبيين بينما نتحدث |
| O baş belasıyla iz bırakmadan ilgilendim. | Open Subtitles | لقد توليت أمر ذلك الشخص المزعج بدون أي أثر |
| Bakıyorum. | Open Subtitles | توليت الأمر بالفعل |
| Altı ay önce bu işi aldığımdan beri, size öfkeli şovlar istediğimi söylüyorum. | Open Subtitles | لقد قلت لكم منذ أن توليت هذا المنصب قبل ستة أشهر بأنني أريد برامج غامضة |