| Kendimizi değiştirmemiz gereken dünyanın bütününe... ...baktığım zaman bu benim için bir zorunluluk. | TED | لقد أصبح من الضروري بالنسبة لي عندما أنظر في جميع أنحاء العالم، أننا يجب أن نغير من أنفسنا. |
| Ben ona baktığım zaman da o başka yerlere bakıyordu. | Open Subtitles | ثم بعد ذلك ...عندما أنظر ثانيةً كانت تنظر هي بعيداً |
| Ben ona baktığım zaman da o başka yerlere bakıyordu. | Open Subtitles | ثم بعد ذلك ...عندما أنظر ثانيةً كانت تنظر هي بعيداً |
| Kendi dışıma çıkıp kendime baktığımda, anlarsın ya kendimi görüyorum. | Open Subtitles | .. عندما خطوة للخارج مثل عندما أنظر لنفسي و أرى |
| Sersemledin mi? Avucuma baktığımda, bir köpekle öpüşen bir kadın görüyorum. | Open Subtitles | عندما أنظر لراحة يديّ أرى سيدة تتبادل القُبَل الفرنسية مع كلبهـا |
| Yani tam olarak ellerime bakınca tuhaf bir şey hissediyorum ama.. | Open Subtitles | أعني, فعلياً , لدي هذا الشعور الغريب عندما أنظر إلى يدي |
| Buradan size bakıyorum da, koşulsuz sevginin ne olduğunu anlıyorum. | Open Subtitles | أعني، وأنا أجلس هنا الأمر الذي أراه عندما أنظر إليكما أنتم الإثنان الشيء الذي يتحرك بي هو الحب غير المشروط الخاص بكم |
| Sana baktığım zaman, şimdiye kadar tanıdığım en saf... en nazik insanı görüyorum. | Open Subtitles | ..عندما أنظر إليكِ أرى أمامي أرق إنسانة وأكثر الفتيات براءة |
| Birine baktığım zaman röntgen ışınları gibi içlerini görüyorum. | Open Subtitles | البريق الذي يومض عندما أنظر داخل عقل أحدهم مثل أشعة إكس اللعينة |
| Fakat sana baktığım zaman, sende bir farklılık vardı, bunu farkettim. | Open Subtitles | لكن عندما أنظر اليك هناك شيىء مختلف بخصوصك أستطيع أن أرى هذا |
| Ama baktığım zaman yansımam mükemmel. | Open Subtitles | لكن عندما أنظر إليها أرى الانعكاس لملامح مثاليّة |
| Bazen sana baktığım zaman başarısızlık bırakmış olmaktan korkuyorum. | Open Subtitles | لكن عندما أنظر إليك أحيانا خشيت أن أكون قد ورثتك الإخفاق |
| Bugün burada asker arkadaşlarıma baktığım zaman, bir Amerikalı olmanın en iyi derslerini... | Open Subtitles | عندما أنظر إلى فريقي والخبراءهنااليوم, أتذكر أفضل الدروس التي تعلمتها |
| Ona baktığımda tek gördüğüm bıktırıcı bir kocası olan yorgun bir kadın. | Open Subtitles | كل ما أراه عندما أنظر إليها هو إمرأة مرهقة مع زوج متعِب |
| Beyaz bir kedi ya da köpeğe baktığımda ırkçı olduklarını varsayarım. | Open Subtitles | حسناً، متعة مليئة بالذنب. عندما أنظر إلى قطط بيضاء أو سوداء، |
| Ama ben bu yere baktığımda, bir konaktaki imkanları görüyorum. | Open Subtitles | لكن عندما أنظر لهذا المكان أرى مقداراً كبيراً من الاحتمالات |
| Ben oğlumdan vazgeçemedim ancak ona baktığımda o çocukların onun gibi olmamaları gerektiğini gördüm onları yaşamak zorunda kalacakları hayattan kurtardım. | Open Subtitles | ، لم أتمكن من التخلي عن ابني لكن عندما أنظر إليه أرى ما الذي لا ينبغي أن يكون عليه هؤلاء الأطفال |
| baktığımda, Düşünmeye başlıyorum, bu insanlar kim? | TED | وأعتقد ، عندما أنظر إليها أبدأ التفكير ، من هم هؤلاء الناس؟ |
| Ancak geleceğe bakınca bir dahaki projem bir bilinmez ve tamamen açık. | TED | ولكن عندما أنظر إلى المستقبل ، فإن المشروع القادم دائماً ما يكون مبهماً ، والخيارات متعددة. |
| Yani, sanat eserlerine bakınca ne keşfediyorum? | TED | لذا ، ماذا أكتشفت عندما أنظر للأعمال الفنية؟ |
| Benimle yaşıt veya benzen daha genç intihar bombacısı çocuklara bakınca müthiş saldırılarından çok ilham alıyorum. | TED | عندما أنظر لمفجر إنتحاري أصغر مني، أو في نفس عمري، أحصل على إلهام رائع من هجماتهم. |
| Demek istediğim, etrafıma bakıyorum da, cennet gibi. | Open Subtitles | أنا أقصد عندما أنظر إلى المكان إنه مثل الجنة |
| Çocukların ve ailelerin gözlerinin içine bakıp da gülümseyerek şöyle dediklerini duymak: | Open Subtitles | عندما أنظر إلى أعين الأطفال و الأباء.. و هم يبتسمون و يقولون: |
| Asıl sorun şu, eserlerime bakıyorum ve onlar bana çirkin geliyor. | Open Subtitles | المشكلة أنني عندما أنظر إلى أعمالي أرى أنها قبيحة |