| Bütün o matrisleri, teşvikleri, komiteleri, ara ofisleri ve arayüzleri unuttum. | TED | لقد نسيت كل من المصفوفات، الحوافز، اللجان، المكاتب الوسطى و الواجهات. |
| Bunu bize her kim yapıyor ise, bizim düşmanımız olmalı. | Open Subtitles | كل من يفعل هذه الأعمال لنا يجب أَن يكون عدونا. |
| Onun ilacı hemen salgından etkilenen tüm vatandaşları tedavi etmişti. | TED | حيث ساعدت وصفتها على شفاء كل من أصابه الطاعون وبسرعة. |
| Ailem bana tanıştığım herkese karşı saygılı ve onurlu davranmamı öğretti, nasıl göründüklerini, nasıl giyindiklerini, nasıl konuştuklarını önemsemeden. | TED | والديّ علّماني، أن أعامل كل من أقابل بكرامة وإحترام، مهما كان شكلهم، مهما كان لبسهم، مهما كانت طريقة كلامهم. |
| Düşündüğünüz kişi her kimse ona kutsanmış bir email gönderirsiniz dah da la dat da dah da la dat dot com. | TED | سوف ترسل بريدا إلكترونيا مباركا إلى كل من تفكر فيه آت دا دا لا دا دا دا دا لا دا دوت كوم |
| Amaç sende olan bir şeye ihtiyacı olan herkes ile ticaret yapmak değil. | TED | فلا يجب أن يكون الهدف القيام بالأعمال مع كل من يحتاج ما لديك. |
| Mesele şu ki hem dış hem de iç görüntüler oldukça doğruydu. | TED | ما في الأمر أنه، كل من الصور الداخلية والخارجية تعتبر حقيقية تماما. |
| Bütün 5. sınıf öğrencilerin 8. sınıftan fahri bir arkadaşları olur. | Open Subtitles | كل من بالصف الخامس مكلف بالعمل مع زميل من الصف الثامن |
| Bütün büyük loto talihlileri halka tanıtılıyor, yani giderek onu sıkıştırıyoruz. | Open Subtitles | توم كل من يفوز بيانصيب كبير يوقع على الموافقة على الدعاية.. |
| Geçtiğimiz altı aydaki, gâzilere karşı yapılmış Bütün... saldırı olaylarına bakmamız lazım. | Open Subtitles | تعقب كل من إعتدى على جندي مخضرم عائد في الستة أشهر المنصرمة |
| her kim kır klübüne katılma fikrini ortaya attıysa, çok zeki. | Open Subtitles | كل من جاء مع فكرة الانضمام إلى النادي القطري هو عبقري. |
| Lux'ı her kim almışsa Dean Cooper'ın ölümünden kazançlı çıkmış demektir. | Open Subtitles | حسنا، كل من اشترى لوكس وقفت لكسب من الموت عميد كوبر. |
| Sadece onların da doğal olmayan şekillerde ölen tüm organizmaların ölmeden önce çok acı çektiğini belirten evrensel kanuna tabi olmaları gerektiğini biliyoruz. | Open Subtitles | إلا أنه يجب أن يقدم إلى القانون العالمي كل من يسبب بموت اي كائن بوسائل غير طبيعية وجعلها تعاني كثيرا قبل الخلاص الأخير. |
| Eğer Meksikalılarla olan işbirliğimizi kesersek, tüm kulüp zarar görecek. | Open Subtitles | لو قتلت هذا الحليف المكسيكي سوف يعاني كل من بالنادي |
| Sen inanılmaz derecede hassas bir adamsın... Etrafındaki herkese neşe saçıyorsun. | Open Subtitles | أنت رجل حساس للغاية يلهم مشاعر السعدة إلى كل من حوله |
| Ulaşabildiğin herkese söyle, duydun mu? Baş rahibin avlusuna gelsinler. | Open Subtitles | اجمع كل من تستطيع و اذهب به الي ساحة الكاهن |
| Bu basamakları aşan her kimse... mutlu bir kalp bulsun. | Open Subtitles | فليجد السعادة كل من يخطو على هذه الدرجات |
| Bugün burada olan herkes bu görev için her riski almaya hazırlıklı geldiler. | Open Subtitles | كل من أتى إلى هنا كان مستعداً للمخاطرة بكل شيء لإنجاح هذه المهمة |
| Yakında gezegendeki insanların çoğu bir taneye sahip olacak ve herkesi hem bilgiye, hem de birbirine bağlama fikri devam edecek. | TED | قريبا الغالبية العظمى من الناس على هذا الكوكب سيكون لديه واحد، وفكرة ربط الجميع إلى كل من المعرفة وبعضهم البعض ستستمر. |
| Bu oklardan her biri, kümedeki sayılardan birini kaybetmeyi gösteriyor. | TED | ويُظهر كل من تلك الأسهم فقدان أحد أعدادك في المجموعة. |
| her bir astronot, kişisel eşyalarının arasında yaklaşık on tane ipek bayrak taşıdı. | TED | حمل كل من رواد الفضاء حوالي عشرة أعلام من الحرير في حقائبهم الشخصية. |
| Onun gibi açgözlü insanlar, çevresindeki insanların da açgözlü olduğuna inanırlar. | Open Subtitles | الرجال الجشعين على شاكلته يعتقدون أن كل من حولهم جشعين أيضًا |
| Hakkımda iyi düşünmeyen herkesle ahbaplığımı bitirseydim adres defterim şimdiye boş olurdu. | Open Subtitles | لو لم يعد كل من إنتقدني صديقي سيكون دفتر عناوين أصدقائي فارغاً |
| Bu boyutların Hepsi sağlığımız için önemli, hayatımızın akışı ile alakalı. | TED | كل من هذه الأبعاد له آثارعلى طريقة عيشنا على مسار حياتنا. |
| Bu itirazda ki sıkıntı şudur o da yerel ekonomilerde herkesin birbirine ne kadar bağlı olduğuna dair yanlış anlamalar var. | TED | والمشكلة في ذلك الاعتراض أنها تعكس سوء فهم تام حيال كيف أن الاقتصادات المحلية تؤثر على كل من يكون مرتبطاً بها. |
| Neyse, anladık ki her iki dijital savaş başlığı da tek ve aynı hedefe odaklanmıştı, ama farklı açılardan. | TED | حسناً .. لقد اكتشفنا إذا ان شيفرتي الهجوم كانتا تستهدفان نفس الهدف كل من زواية خاصة به |