| - Onun için güzel görünmek istiyorum. - O halde görüneceksin. | Open Subtitles | ـ أريد أن أبدو جميلةً من أجله ـ وستبدين كذلك |
| - Senin için öldüm! - Onun için ben de ölürüm. | Open Subtitles | ـ لقد متّ من أجلك ـ وأنا مُستعدّة للموت من أجله أيضاً |
| - Onun adına seviniyorum, Charlotte. - Ondan çok hoşlanmışa benziyor. | Open Subtitles | ـ أنا سعيدة للغاية من أجلها ياشارلوت ـ تبدو سعيدة به |
| - Onun için bir şarkı istedi. | Open Subtitles | وأسنانها بيضاء .. وأعد أغنية من أجلها |
| - Onun aynı zamanda hizmetçi kız olduğunu öğrenmemden korkmuştu.... | Open Subtitles | لقد كان مرتعب من أني قد اكتشفت أنها الخادمة أيضاً |
| - Yapmak zorunda değildin. - Onun için yapmadım. | Open Subtitles | ذلك فعل عليك لاينبغي انت اجله من افعله لم انا |
| Onun tek başına olduğunu söylemiştin. - Onun yalnız olduğunu söylemiştin. | Open Subtitles | أنت قلت لي أن جراما يعمل لحسابه الخاص |
| - Onun için her şeyi yapmak istiyorsun. | Open Subtitles | نعم , ابنك , وتريد أن تفعل أي شيء من أجله |
| - Biz de bunu umuyoruz. - Onun için dua ediyoruz. | Open Subtitles | اننا نتمنى أيضا اننا نصلى من أجله |
| - Sadece dediğimi yap Angie. - Onun için geri dönmemizi isterdi. | Open Subtitles | "فقط إفعلي ما أقوله لكِ يا " إنجي سيود منا أن نأتي من أجله |
| - Onun için güzel bir şey yapmalıyız. | Open Subtitles | نحن يجب أن نفعل شيء لطيف من أجله |
| - Onun için en iyisi bu olabilir. | Open Subtitles | حسنا, ربما يكون أفضل شئ من أجله |
| - Onun için düğünümü iptal ettim. | Open Subtitles | انا احبها ألغيت زواجي من أجلها |
| - Onun için geri geleceğini biliyordu. | Open Subtitles | كان يعلم أنكِ ستعودين من أجلها |
| - Onun için döneceğimi biliyor. | Open Subtitles | إنها متأكدة أنني سأعود من أجلها |
| - Onun için gitmemeni sana söylemeye çalıştık. | Open Subtitles | -حاولنا إخبارك أن لا تذهب من أجلها |
| - Onun yüzüklerini aldılar ama bunu bir sebepten sende bıraktılar. | Open Subtitles | حسناً، لقد أخذوا مجوهراتها ..ولكنهم يجب عليهم أن يتركوا لكي هذه |
| - Kim'i otururken görmüştüm. - Onun kıçı senin kıçın değil. | Open Subtitles | ـ لقد رأيتها تجلس عليها من قبل ـ مؤخرتها ليست مؤخرتك |
| - Onun bir frekans jeneratörü olduğunu söylemiştin. Bagajı açtın. | Open Subtitles | أنتِ قلت أن هذا مولّد تردد لقد فتحت صندوق السيارة |
| - Onun için peyniri parça parça kessem | Open Subtitles | اذا قمت بلفها بقطعة من الجبن من اجله ليقوم بأكلها |
| - Lisedeydi onlar. - Onun için değil. | Open Subtitles | تلك كانت بالثانوية ليست من اجله |
| - Onun için çalıştım da. | Open Subtitles | لقد عملت لحسابه |