| ailemi kaçırdılar - karımı ve kızımı. Ama şimdi onlarlayım. | Open Subtitles | لقد اختطفوا عائلتى ، زوجتى و ابنتى ولكنى معهم الان |
| ailemi ziyarete geldiğine inanamıyorum, ve üstelik ilişkğimiz bir haftalık olmasına rağmen. | Open Subtitles | انا لا اصدق انك هنا تزور عائلتى ونحن معا من اسبوع فقط |
| Yanık kokusunu duyunca uyanıp kardeşimi yangının ortasından tüm acılarımı göz ardı ederek güvendeki ailemi bulana kadar taşıdığım zaman. | Open Subtitles | عندما استيقظت على رائحة الدخان وحملت أخي الصغير عبر النيران المتقدة متجاهلًا الألم المبرح حتى عثرت على والدي في أمان |
| Hazarlılara karşı devam eden zulüm ve uygulamalar ailemi Afganistan'ı terk etmeye mecbur etti. | TED | عمليات الاضطهاد المستمر ضد الهازارة أجبرت والديّ على ترك أفغانستان. |
| ailemi beni hazırlamadıkları için, bu hastaneyi tüm zamanımı aldığı için suçluyorum. | Open Subtitles | ألوم والداي على عدم تهيئتي للعالم، ألوم هذه المستشفى لأخذها كل وقتي. |
| Ama ülkeyi terk etmek zorunda kalacaktık ve tüm ailemi düşünmeliydim. | Open Subtitles | لكننا سنضطر لمغادرة البلاد و كان علي ان افكر بعائلتي كلها |
| Sonunda ailemi geri aldım ve onları kaybetmeyi göze alamam. | Open Subtitles | لقد عدت لعائلتي أخيراً، و لن أخاطر بأن أفقدهم ثانية |
| Kendimi, ailemi yada takımı utandıracak hiç bir şey yapmam. | Open Subtitles | لم افعل اى شيئ يحرج نفسى او فريقى او عائلتى |
| Katil aradı, benim peşimden gelecekmiş. Ama önce ailemi öldürecekmiş. | Open Subtitles | القاتل إتصل وقال أنه يلاحقنى لكنه يرغب بقتل عائلتى أولاً |
| Eve gitsem iyi olacak, bir an önce ailemi görmek istiyorum. Belki bu gece seni görmeye gelirim. | Open Subtitles | حسنا,يجب ان اذهب الى المنزل وارى عائلتى,وربما سأقابلك الليلة |
| ailemi şaşırtarak ne doktor ne de bilim insanı oldum. | TED | ما يثير استياء والدي هو، أنني لم أصبح طبيبًا أو عالمًا. |
| yüzündeki acı, ıstırap ve şaşkınlık ifadesi ailemi uzun süren kış uykularından uyandıracak bir çığlık koparmak üzere olduğunu söylüyordu. | TED | وهذا العويل بسبب الألم والمعاناة والاندهاش يهدد بالخروج من فمها ويهدد بايقاظ والدي من سبات الشتاء الطويل |
| Kendi ailemi bu şekilde asla düşünemiyorum. | Open Subtitles | لا أستطيع التفكير في والدي بتلك الطريقة. |
| Hep ailemi bu programa çıkmış günlük şikayetlerini anlatırken hayal ederdim. | Open Subtitles | وأتخيل والديّ فيه دائماً.. يبثون للعالم مشاكلهم الاعتيادية |
| ailemi Bayside'den attılar, efendim. | Open Subtitles | لقد دفعوا والديّ للخروج من بايسايد، سيدي. |
| Önce ailemi öldüreceğini söyledi ve sonra hâlâ ödemezsem, beni öldürecekmiş. | Open Subtitles | أخبرني أنه سيقتل والداي أولاً وبعد ذلك إذا لم أدفع سيقتلني |
| Önümüzdeki 10 dakikayı geçirmek için ailemi konuşmaktan daha iyi yollar var. | Open Subtitles | ثمة طرق كثيرة أفضل لقضاء الـ10 دقائق القادمة من مناقشة أمر والداي |
| Protestoların en şiddetli şekilde bastırıldığı dönemde, Tahran'daki ailemi aradığımda hiçbiri neler olup bittiğine dair yorum yapmaya cesaret edemiyordu. | TED | وعندما كنت أتصل بعائلتي في طهران أثناء بعض أعنف حملات القمع للاحتجاج، لم يجرؤ أي منهم على مناقشة ما كان يحدث معي. |
| Son on yıldır, ailemi kaybetme kabusuyla yaşamak zorundaydım. | Open Subtitles | لمدة عشر سنوات.. كان عليَّ أن أعيش بكابوس فقداني لعائلتي |
| Çoğunuz gibi, ben de bu hastalıkla çoğu arkadaşımı ve ailemi kaybettim. | TED | مثل الكثيرين منكم، فقد فقدت كثيراً من أصدقائي وعائلتي بسبب هذا المرض. |
| Ve bunun sonucunda, yeri doldurulamaz arkadaşları ve ailemi kaybettim. | Open Subtitles | وبسبب هذا , فقدت الكثير من أصدقائي و أهلي ايضاً |
| parçalanmış ailemi bir araya getirememeyi nasıl açıklayacağım? | Open Subtitles | كَيف سَأُوضّحُ السببَ، لماذا لم أَستطيعُ أَنْ أُوحّدَ عائلتَي المتفرّقةَ؟ |
| ...Kelimelere dökmek çok güç ama,... ama onu varlığı salt kızımı değil, aynı zamanda tüm ailemi de etkiledi. | Open Subtitles | يجب أن أقوم بالتحدث عن هذا وجوده لم يؤثر على إبنتي فقط على عائلتنا بأكملها |
| Lisa, ailemi anlamıyorsun. | Open Subtitles | هل جربت الجذم المقلوبه ليزا انت لا تفهمين والداى |
| Bana ailemi hatırlattı. | Open Subtitles | ـ هذا يذكرني بوالدي ـ ما الذي يذكرك بهما؟ |
| Eğer gerçek ailemi tanıma fırsatım olsaydı ilk buluşma istediğim gibi geçmedi diye vazgeçmezdim. | Open Subtitles | لو حظيت بفرصة لمعرفة أبواي الحقيقيين فلن أستلم لأن أول لقاء لم يكن كما تمنيته |
| Bende senin gibi ailemi kaybettim, Amaçsız bir cinayete kurban verdim. | Open Subtitles | فقدت أبويّ مثل مثلما حدث لديك، في جريمة بلا شعور. |
| Telefonu kullanabilir miyim, ailemi aramalıyım. | Open Subtitles | هل يمكنني استعمال هاتفك؟ عليّ أن أتصل بوالديّ, من فضلك |