| Ateş açıldı. Bir memur yaralı. ambulans ve destek lâzım. | Open Subtitles | هناك إطلاق للنار ، وشرطي مجروح نحتاج سيارة إسعاف ودعم |
| Ateş açıldı. Bir memur yaralı. ambulans ve destek lâzım. | Open Subtitles | هناك إطلاق للنار ، وشرطي مجروح نحتاج سيارة إسعاف ودعم |
| Tamam, bakın. Olduğunuz yerde kalın! Yardım etmeleri için ambulans çağıracağım. | Open Subtitles | حسناً إسمعوا إبقوا هنا و سوف أتصل بالإسعاف لكي يأتوا لمساعدتكم |
| Mike üst katta. Kötü yaralanmış ambulans çağırdım, tamam mı? Yolda, geliyor. | Open Subtitles | مايك في الأعلى وهو بحالة سيئة لقد إتصلت بالإسعاف وستصل بعد قليل |
| Sonra polis ve ambulans ışıklarını gördüm ve "Tabi, doğru ya. | Open Subtitles | و من ثم رأيت الأضواء و سيارة الإسعاف.. و قلت لنفسي: |
| -Bir ambulans çağırsak iyi olacak. - Şimdi hemen çağırıyorum. | Open Subtitles | من الأفضل أن تطلب سيارة الاسعاف سأطلب واحدة على الفور |
| Sonra birkaç ambulans birden geldi ve ortalık karmakarışık oldu. | Open Subtitles | ثم ظهرت عدة سيارات اسعاف بنفس الوقت وكانت فوضى كاملة |
| Bentley'im ambulans parkındaymış, ne olacak? Park cezası mı keseceksin? | Open Subtitles | إذا سيارة بينتلي فى موقف سيارات إسعاف ماذا ستفعل ؟ |
| ambulans çağırmama izin verseydin, ihtiyacın olan her şeyi hatırlayabilirdim! | Open Subtitles | إن تركتيني أجلب سيارة إسعاف لعينة سأتذكر كل شيء تحتاجينه. |
| İki erkek iki kadın Latin için ...ambulans gerek, ...çoklu kurşun yarası. | Open Subtitles | أحتاج إسعاف لرجلين و إمرأتين لاتينين يعانون من جروح بسبب أسلحه ناريه |
| Polis yaralandı. Tekrar ediyorum, polis yaralandı. Destek ve ambulans gerekiyor. | Open Subtitles | ثمّة ضابطٌ مُصاب، أكرر، ثمّة ضابط مُصاب، نحتاج دعماً وسيّارة إسعاف. |
| ambulans çağırdım, ama daha gelmediler. | Open Subtitles | قمت بالاتصال بالإسعاف.. ولكن لم يصلوا إلى هنا حتى الآن |
| Otel doktoru ambulans çağırmış olmalı. | Open Subtitles | اطباء الفندق من المحتمل ان يتصلوا بالإسعاف |
| Onu küvetten dışarı çıkardım, iki koluna da sargı koydum ve ambulans çağırdım. | Open Subtitles | أخرجتها فقط من حوض الاستحمام و وضعت أربطة ضاغطة على كلا الذراعين و اتصلت بالإسعاف |
| Tamam, bebeğim, geçti. Hemen bir ambulans gönderiyorlar, tamam mı? | Open Subtitles | لا بأس عزيزي سيارة الإسعاف في الطريق , تماسك فحسب |
| Evet, ambulans helikopter pistinde bekliyor bizim helikopter de beş dakika uzaklıkta. | Open Subtitles | نعم,سيارة الإسعاف تنتظر في مهبط المروحيات , ومروحيتنا على بعد خمس دقائق |
| Telefona git. ambulans çağır. Polis buradaydı ve herşeyi gördü. | Open Subtitles | احضري الهاتف واطلبي الاسعاف لقد حضر الشرطة وشاهدو كل شيء |
| O bölgeye ambulans gelmesi ne kadar sürüyor, biliyor musunuz? | Open Subtitles | هل تعرف كم تستغرق سيارة الاسعاف لتصل في غرب جيتلاند؟ |
| Öyleyse merkezde bulunan dört-çeker araçlar bakanları, daimi sekreterleri, bürokratları ve yardım projelerinde çalışan uluslararası yardım bürokratlarını taşıyorlar, bu arada yoksullar ambulans ve ilaç yokluğunda ölüyor. | TED | إذا العربات الرباعية الدفع لدى الوزير تقود الوزراء، والأمناء الدائمين، والبيروقراطيين وبيروقراطيين الاغاثة الدولية الذين يعملون في مشروعات المعونة في حين أن الفقراء يموتون دون اسعاف وادوية. |
| Flower Sokak, 257 numaraya ambulans gönderin. Çatı katı. | Open Subtitles | احضر الأسعاف الى شارع فلور المبنى الخامس |
| Anlamıyorum. ambulans ve diğer şeyler için size bir çek verdik zaten. | Open Subtitles | لا أفهم هذا ، لقد أعطيناكِ .. شيكاً يغطّي تكاليف سيّارة الإسعاف |
| Bebeğim; herşey yoluna girecek. ambulans çağıracağım. | Open Subtitles | حبيبي كل شيء سيكون على مايرام سوف اتصل بالاسعاف اوكى ؟ |
| Haydi buradan kaçalım. Bir ambulans çalalım. | Open Subtitles | لنهرب من هنا و نسرق سيارة أسعاف و نجتاز الحدود |
| Düzgün dur, ben ambulans çağıracağım, tamam mı? | Open Subtitles | تصرف بتهذيب و سأتصل بسيارة الإسعاف ، حسناً ؟ |
| Bilmiyorum, ambulans gelmeden sorabildiğim kadar kişiye sordum. | Open Subtitles | لا أعرف,لقد سألت الجميع قبل أن يصل المسعفون |
| ambulans girişine yürüdüm ve stajyerlerle daha mesafeli olacağıma söz verdim . | Open Subtitles | أخذتها إلى ساحة سيارات الإسعاف ووعدتها أن أبقى على مسافة من المقيمات |
| "Olay olur olmaz hemen ambulans çağırdım ama artık çok geçti." | Open Subtitles | عندما حدث هذا الأمر سأقوم بالأتصال بالأسعاف في وقت متأخر |
| Sonunda, ambulans gelmeden, bir kaç dakika önce birinin fısıldadığını duydum... | Open Subtitles | "قبل أن تصل عربة الإسعاف أخيراً بلحظات،" " .سمعت أحدهم يهمس." |
| ambulans çağırdık. Yoldalar. | Open Subtitles | استدعينا المسعفين إنهم فى طريقهم إلى هنا؟ |