| Seni asla bulamayabiliriz ve artık aramayı bıraksak fena olmayacak. | Open Subtitles | لن نجدك أبداً و ربما يجب أن نتوقف عن البحث |
| Neden o adamı, bana aramayı bırak dedikten sonra kendisini öldürmeye zorladın? | Open Subtitles | لمَ أرغمتي ذلك الرّجل الذي قتل نفسه أمامي ليمنعنى عن البحث عنكِ؟ |
| Karınızı aramayı unutmayın. İyi olduğunuzu haber verin. | Open Subtitles | لا تنسى الإتصال بزوجتك , أخبرها عما حدث لك |
| Birlikte birkaç kez yattığımız ve beni aramayı bıraktığın için mi? | Open Subtitles | لماذا؟ بسبب العلاقة التي كانت بيننا ثم توقفت عن الاتصال بي؟ |
| Belki de yine telefonda yakalarsak aramayı takip edip sesini kayıt edebiliriz. | Open Subtitles | ربما علينا ان نتصل به علي الهاتف مجدداً نتعقب المكالمة ونسجل صوته |
| Bir de bazıları vardır ki, mutluluğu aramayı bırakır. çünkü bir gün hep karşılarında duruyor olduğunu fark ederler. | Open Subtitles | ولكن يوجد أولئك الذين توقفوا .. عن البحث عن السعادة .. لأنهم اكتشفوا ذات يوم أن سعادتهم أمامهم .. |
| aramayı bırakmadığın için baban seninle ne kadar gurur duyardı, biliyorum. | Open Subtitles | أعلم كم سيكونُ فخوراً بكَ والدُكَ لأنّكَ لم تتوقف عن البحث |
| - Işığı aramayı bırak Dash, öyle bir şey yok. | Open Subtitles | توقف عن البحث عن البرق حيث لا يوجد ، داش |
| Çok zahmetli olduğu için kızı aramayı bana bıraktığını sanmıştım. | Open Subtitles | لقد قلت من الصعب البحث عن إمرأه،لهذا تركت الامر لي،صحيح؟ |
| Üç gündür aramayı deniyorum. Cevap yok. | Open Subtitles | وأنا أحاول الإتصال لمدة 3 أيام . وليالي عبثا |
| "Frasier, beni aramayı bıraktı," "anahtarını istiyor,..." | Open Subtitles | حائطك الشخصي للنحيب فريجر,لقد توقف عن الإتصال بي فريجر يريد إستعادة مفاتيحه مجددا |
| O andan itibaren her şey düşüşe geçti, iki yıllık ilişkim bitti sahil evini kaybettim, arkadaşlar aramayı kesti. | Open Subtitles | ومن لحظتها أصبح إنزلاق ثابت للمنحدر إنتهت علاقة عامين فقدت منزل الشاطئ , والأصدقاء توقفوا عن الإتصال |
| Seni aramayı bıraktım, çünkü kariyerinde yükselebilmek için beni kullanıyor olduğunu fark ettim. | Open Subtitles | لقد نوقفت عن الاتصال بكِ لأني أدركت أنك تستغلينني من أجل مستقبلك المهني |
| Leigh her şeyini kaybetmişti. Neden o aramayı yapamadığını biliyorum. | Open Subtitles | لي فقدت كل شئ أعلم لماذا لم تقم بذلك الاتصال |
| Arjun, sana aramızda olan her şeyin bittiğini söyledim beni aramayı kes. | Open Subtitles | بيننا انتهى الامر ان اخبرتك لقد .. ارجون بى الاتصال عن فلتتوقف |
| Ancak ilgini çekmekte başarısız olduysam elbette bu aramayı görmezden gelebilirsin. | Open Subtitles | لكن إن فشلتُ في إثارة اهتمامك، فاعتبر هذه المكالمة لم تكُن. |
| Bariyerleri geçtilerse aramayı yapmak için bir yerde durmaları lazım. | Open Subtitles | إن تخطوا حواجز الطريق فعليم التوقف بمكانٍ ما لاجراء المكالمة |
| aramayı cevapladıktan sonra kafamda yanan ampulü hayal edebilirsiniz. | TED | بإمكانكم ربّما تصوّر الفكرة التّي راودت ذهني بعد تلقي تلك المكالمة. |
| aramayı sürdürüyor ve telefonu kapatıyor, o olduğunu biliyorum... ve sonra tekrar kapattı. | Open Subtitles | جوي , مستمره بالإتصال وتعليق الخط و أنا أعرف أنها هي لأنني أعرف صوتها وعلقت الخط مره أخرى |
| Dedektif Vitello federalleri aramayı ve cinayetimizi örtbas etmeyi kendine sorumluluk edinmiş. | Open Subtitles | المحقق فيتالو من نفسه قام بالاتصال بالمباحث الفيدرالية وأمرهم بالدخول لجريمة القتل |
| - Lütfen benim için onu aramayı deneyebilir misin ? | Open Subtitles | هل يمكنك أن تحاول الأتصال به من أجلي, من فضلك؟ |
| Benny, ben Ripley dostum. Bu numaradan yapılan aramayı izlemeni istiyorum. | Open Subtitles | بيني, أنا ريبلي أريدكِ أن تتبعِ مكالمة تتم على هذا الرقم |
| Bak, burada zamana karşı yarışıyorum. O aramayı kimin yaptığını öğrenmem gerek. Hemen. | Open Subtitles | اسمع، الوقت ينفذ منّي هنا، احتاج أن أعرف من أجرى ذلك الإتّصال حالاً. |
| Doğru. Yukarıdan aşağıya arayacağız. Greg, aramayı sen ve ben yapacağız. | Open Subtitles | صحيح سنبدا من الأعلى الى الاسفل غريغ انت وانا سنقوم بالبحث |
| Bu aramayı izle. Fazla zamanım yok. | Open Subtitles | تعقب هذه المكالمه , ليس لدي المزيد من الوقت |
| Şu aramayı çabuk yap. Niye baştan çıkartacağını söyleyip aramıyorsun? | Open Subtitles | هذا الحديث عن الإتصال، قومي بهِ بسرعة لماذا لم تتصلي بعدما قلتي أنكِ سوف تقومي بإغرائي؟ |
| Ajan Doggett, bu aramayı yapmak istemezdim. | Open Subtitles | الوكيل دوجيت، أنا لا أريد أن أجعل هذا النداء. |
| Beni gecenin bir saatinde aramayı kesmezsen... | Open Subtitles | لا، بل خطر عظيم سيصيبك أنت. إن لم تكف عن مكالمتي في منتصف الليل. |
| Beni aramayı kesmelisin. "Ölümcül Cazibe" filmindeki adam gibisin. | Open Subtitles | يجب أن تكفّ عن مهاتفتي إنك تتصرّف كما لو كنت رجل شديد الجاذبيّة |