| Dünyada bize yardım edecek başka bir insan olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعتقد هناك إنسان آخر في العالمِ يستطيع مساعدتنا. |
| - Şimdi bize yardım edin. Görüyorsun, Usta bizden yardım istiyor. | Open Subtitles | و الان ساعدنا فأنت ترى ان المعلم في حاجه الى مساعدتنا |
| Bilgisayarlardan başından beri bize yardım etmelerini istediğimiz konu doğal olarak uzaysaldır. | TED | معظم ما نريد الحواسيب أن تساعدنا فيه في المقام الأول بطبيعته مكاني. |
| Ben de düşündüm ki, belki hediyeleri bulmada bize yardım edebilirler. | Open Subtitles | لدى الطيور حس قوي للاتجاهات و قد تساعدنا لإيجاد مكان الهدايا |
| Onunla konuşacağım. Eminim bize yardım eder. Numarası var mı bizde? | Open Subtitles | سأتحدث معه, متأكد أنه سوف يساعدنا هل لدينا رقم هاتفه ؟ |
| Federal savcıya ve yargıca bir davada bize yardım ettiğini söyleyecek birine. | Open Subtitles | أحد يتوازى مع الإدعاء الأمريكي والقضاء ويخبرهم أنك ساعدتنا في بناء قضية |
| Beni korumanın tek yolu Dünya Kuvvetlerini yenmemizde bize yardım etmen. | Open Subtitles | لذا فأن السبيل الوحيده لحمايتي هو مساعدتنا على هزيمة قوة الأرض |
| Onun burada olmasının tek nedeni bize yardım etmeyi seçmiş olması. | Open Subtitles | السبب الوحيد الذى جاء بها هنا هى رغبتها فى مساعدتنا نعم.. |
| Nihayet, evlilik vizesi için bize yardım edebilecek biri çıktı. | Open Subtitles | واخيرا, شخص ما يستطيع مساعدتنا في الحصول على فيزة زواج. |
| Depo gibi bir yerde kalıyor. Eğer oradaysa, bize yardım edebilir. | Open Subtitles | انه يقطن في مستودع بأحد الأحيا اذا وجدناه ربما يمكنه مساعدتنا |
| Rahibin dediğine göre 10 bin dolara bize yardım edebilirmişsin. | Open Subtitles | لقد قال الكاهن بأنك تستطيع مساعدتنا نظير عشرة آلاف دولار |
| Polis bize yardım etmezse kanunu kendi ellerimize almamız gerekir. | Open Subtitles | طالما لن تساعدنا الشرطة فلنضطر ببساطة إلى تطبيق القانون بأنفسنا |
| Siz! Bu işten sıyrılmamız için bize yardım eder misin? | Open Subtitles | انظر ، هل تستطيع ان تساعدنا على الخروج من هذا؟ |
| Jasper dan uyuşturucu aldığını söyledi, ama bize yardım etmeyecek. | Open Subtitles | التي قالت انها اشترت مخدرات من جاسبر وهي لن تساعدنا |
| Sarışın adam kıvırcık saçlı adam ve yaralı konusunda bize yardım eden Alman. | Open Subtitles | و ذو الشعر المجعد و الرجل الألماني الذي كان يساعدنا مع الرجل المجروح |
| Sarışın adam kıvırcık saçlı adam ve yaralı konusunda bize yardım eden Alman. | Open Subtitles | و ذو الشعر المجعد و الرجل الألماني الذي كان يساعدنا مع الرجل المجروح |
| bize yardım edecek kimse yoksa bu işi boşuna yapıyoruz. | Open Subtitles | عملنا سيكون بلا فائدة ما لم يكن هنالك من يساعدنا |
| bize yardım eden Tanrıya şükran borçluyuz. Doğrusu şanslıydık. | Open Subtitles | نحن مدينين للالهه التى ساعدتنا الاخرين لم يكونوا محظوظين |
| - Bilmiyorum. Ucuz. - bize yardım etmenizin tek nedeni bu. | Open Subtitles | لا أدرى , غش هذا هو السبب الوحيد الذى جعلك تساعدينا |
| Onunla var olan duygusal durumun onu bize yardım etmeye ikna edecektir. | Open Subtitles | العاطفه التي حدثت بينكم هذه هي الطريقة التي ستستخدم معها لإقناعها بمساعدتنا |
| bize yardım etmek pek eğlenceli değildir. Bayan Margaret Schegel için yapabileceğim her ne varsa bu bir zevk ve ayrıcalıktır. | Open Subtitles | ـ ليس من المتعة أن تحاول مُساعدتنا ـ متعة؟ |
| bize yardım edecek ama bağlantıları sağlayana kadar beklememiz lazım. | Open Subtitles | سيساعدنا ، لكن علينا أن نستريح قليلاً حتى يجري اتصالاته |
| Olsa bile bize yardım edemezdi. | Open Subtitles | وإنهم لن يساعدونا إذا كان هناك،أليس كذلك؟ |
| Kariyerimizde bize yardım etmesi için bizi kimlerle tanıştıracağını asla bilemezsin. | Open Subtitles | حسنٌ , إنكَ لاتعلم ماقد تدخلنا به .هي التي ستساعدنا بمسيرتنا |
| Bunları, bize yardım edecek bir alet çantası gibi görün. | TED | اعتبِرهم صندوق أدواتك الجديد لكي تُساعدنا. |
| Eğer Kont üzerimize gelirse bize yardım için kimse parmağını oynatmaz. | Open Subtitles | الـدوق يمكن أن يسحقنا و ليس هناك شخص ليرفع أصبعهُ ليساعدنا |
| Günahkârların çağrılarına uymamamız için bize yardım edin ve kurtuluşumuzu sağlayacak irfanı bize bahşedin. | Open Subtitles | ساعدينا بالإبتعاد عن ندائات الشر وارينا دلالة نجدتك المؤكدة |
| Nasıl yapılması gerektiğini bilmiyoruz ama arkadaşların önemli noktalarda bize yardım etti. | Open Subtitles | الآن, نحن لسنا متأكدين من الخطوات لكن أصدقائك ساعدونا.. بعدة مفاتيح أساسية |