| Anlayacağınız, ben departmanın rozet taşırken görmek isteyeceği son insanım. | Open Subtitles | لذلك أنا اخر شخص يريده القسم ان يراني مرتديا الشارة. |
| departmanın en iyi adamları paçaları sıvamış pezevenk peşinde koşuyor. | Open Subtitles | أفضل رجال القسم نلاحق القوادين مع وجود سراويلنا عند كاحلينا |
| Büroya bu departmanın eski seyrini kazandığını göstermenin en güzel yolu bu. | Open Subtitles | إنّها طريقة رائعة لإعلام المكتب أنّ هذا القسم قد عاد للمسار الصحيح. |
| Eğer bizim bölgemizde sokaklarda adam arayacaksan, departmanın bize resmi istekte bulunmak zorunda. | Open Subtitles | إذا كنت تريد القيام بعمل الشوارع في ولايتنا القضائية ستحتاج إلى إرسال طلب رسمي إلى قسمك نعم |
| departmanın ne kadar çabuk daimi bir komiseri olursa, o kadar iyi. | Open Subtitles | أرى أنّه كلّما عجّلنا بإسناد ملازم دائم للقسم كان ذلك أفضل |
| Dünkü vahşi batı şovun bu departmanın kesinlikle hoş görmeyeceği türden birşey. | Open Subtitles | استعراضك من الغرب المتوحش البارحه هو بالضبط السلوك الذي لم يعد يسمح به هذا القسم اطلاقاً |
| Tek kontrol edemediğimiz şey hava koşulları. Yukarıdaki adam hala departmanın başı. | Open Subtitles | شيء واحد نحن لا نستطيع السيطرة عليه هو الطقس الرجل الذي بأعلى مازال مسئول عن هذا القسم. |
| Bununla birlikte, bu departmanın Bayan Robertson'la ilgili başka bir isteği yok. | Open Subtitles | أما وقد قلت ذلك، هذا القسم ليس لديها مصلحة أخرى في ملكة جمال روبرتسون. |
| Uyuşturucu savaşını bitirdiğim için departmanın yeni eğlencesi oldum. | Open Subtitles | سأعمل في القسم جرائم الحيوانات لتسببي في إفشال حرب مخدرات |
| Bak, geçmişin sadece bir versiyonu var senin, benim ve departmanın sadece bir versiyon. | Open Subtitles | أنظر كان هناك نسخة فى الماضى نسختك ونسختى ونسخة القسم وهى نسخة واحدة |
| departmanın üzerinde nasıl bir baskı var biliyor musunuz? | Open Subtitles | لدي العمدة هل تدرك الضغط الذي يرزح القسم تحته الان؟ |
| Çünkü ben bu departmanın başıyım, ve kimse bana bundan bahsetmedi. | Open Subtitles | لاني الرئيسة لهذا القسم ولم يقل لي احد كلمه واحده |
| Burada departmanın, geçen yılki alım satım raporları var. | Open Subtitles | .. هذه ميزانية بمشتريات ونفقات القسم .. من السنة المالية الأخيرة |
| Yılın bu zamanlarında departmanın yarısı birikmiş tatillerinden faydalanıyor. | Open Subtitles | نصف القسم يستقطب على وقت الإجازة المتراكمة |
| Yani Belediye Başkanı'nın yaptığı bütçe kesintilerinin, departmanın şehrin sakinlerinin güvenliğini sağlamasında etkisinin olmadığını mı iddia ediyorsunuz? | Open Subtitles | إذاً أنت تلقي اللوم أن الانخفاض في ميزانية العمدة لا تؤثر على قدرة القسم للحفاظ على كل المواطنين في هذه المدينة آمنين؟ |
| Bu departmanın izlediği politika, polis memurlarının kameralarının önünde tutuklama yapılırken kendi güvenliğini tehlikeye atmasını gerektirmiyor. | Open Subtitles | هذه سياسة هذا القسم عدم تعريض رجال الشرطة للخطر في وجود المراسلين الصحفيين |
| Bu departmanın potansiyelini açığa çıkarmak adına bazı değişiklikler yapmamız lazım. | Open Subtitles | أشعر أن بعض التغييرات الهيكلية يمكن أن تفتح حقًا إمكانيات هذا القسم |
| departmanın protokolünü çiğneyerek ortalarda dolaşıyor olmasaydın kurtarılmaya ihtiyacım olmayacaktı. | Open Subtitles | لم اكن احتاج اي انفاذ لو لم تكن تعبث هناك متجاهلاً اجراءات القسم |
| Senin FBI departmanın bugün itibariyle yeniden yapılandırılıyor. | Open Subtitles | قسمك بالمكتب الفيدرالي يشهد إعادة هيكلة إعتباراً من اليوم. |
| Ve masum bir adamı yargılayan departmanın tüm medyaya yayılacak. | Open Subtitles | وسيملأ الخبر وسائل الإعلام أن قسمك قاضي رجل برىء |
| Çok yakında departmanın başında tekrar ben olacağım. | Open Subtitles | وقريباَ جداَ أعود لك كمستشار للقسم الأمني |
| Duyduğuma göre departmanın hâlâ sorguluyormuş. | Open Subtitles | -أسمع أنّ قسمكَ لا يزال يطرح الأسئلة . |