| Bu iş sadece bir formalite. Don Birnam zaten öldü. | Open Subtitles | أنا أضفي على الواقع شكلا رسميا دون بيرنام ميت بالفعل |
| Yaşlı olan Don Fernando, ...fakat bunu zaten biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | العجوز الغاضب هو دون فرناندو كنت تعرف هذا , أليس كذلك؟ |
| - Sen Detroit'in dişçi Don Juan'ısın. - Bu sadece dış görünüşte. | Open Subtitles | ـ انك دون جوان الاسنان من ديترويت ـ كل هذا مجرد قناع |
| Don Corleone, bize doğuda koruma sağlayacak ve barış olacak. | Open Subtitles | و دون كورليونى سيمنحنا الحماية فى الشرق و سيحل السلام |
| Don Corleone'ye gelince, düşmanım olduğunu bugün bana açıkça belli etti. | Open Subtitles | أما بالنسبة إلى دون كورليون وضح لى تماما اليوم أنه عدوى |
| - Don Octavio De Flores. Francisco De Silva'nın amcası. | Open Subtitles | أنت دون أوكتافيو دي فلوريس .عم الدون فرانشيسكو دي سيلفا |
| Hayatta önemli olan yalnızca, dört soru vardır Don Octavio. | Open Subtitles | يوجد في الحياة أربعة أسئلة .فقط ذات قيمة، دون أوكتافيو |
| Ve bilmenizi istiyorumki bu benim ölümümün yaklasmasidir, Ben, Don Cortizone... | Open Subtitles | واريدك ان تعلمو بانه عند موتي , انا , دون كورتيزون |
| Seni ne kadar seversem seveyim tam olarak Don Corleone sayılmazsın. | Open Subtitles | علي قدر ما احبك يا رجل انت لست بالضبط دون كيرليوني |
| Don Corleone, bize doğuda koruma sağlayacak ve barış olacak. | Open Subtitles | و دون كورليونى سيمنحنا الحماية فى الشرق و سيحل السلام |
| Rocinante'nin sırtındaki Don Kişot ile katırının sırtındaki Aziz Martin gibiyiz. | Open Subtitles | مثل دون كيشوت كان عنده روسينات والقديس مارتن كان عنده حمار |
| Eminim Don sana Broadway'in vasatlığın doğum yeri olduğunu ilk ağızdan söyler. | Open Subtitles | أراهن بان دون هنا يستطيع إخبارك مباشرة بأن برودواي هي مولد التوسّط |
| Don'u bir Broadway salonuna tekrar sokmam alti ay alir herhalde. | Open Subtitles | سيستغرق الأمر ستة شهور مرة آخرى لأقنع دون للعودة لمسارح برودواي |
| Merhaba Don. Önde gidiyoruz. Meğer Hollis'in bir romanı varmış. | Open Subtitles | مرحبا دون, نحن في الصدارة, تبيّن بان هوليس لديه رواية |
| Şimdi siz, çetenin, Don'un arabasını biz yemek yerken... bozduğunu mu düşünüyorsun? | Open Subtitles | لذا، تَعتقدُ هذه العصابةِ خرّبتْ سيارةُ دون بينما نحن هَلْ كُنْتُ التَعشّي؟ |
| Biz de nehre gittik Don, suyun derinliği 15 cm kadardı. | Open Subtitles | سرنا إلى النهر، دون الجدول، كان عمق الماء فيه نصف قدم |
| Don arayıp hasta olduğunu söyledi. Bu gece malları depolamak ister misin? | Open Subtitles | دون إتصل ليعتذر لأنه مريض هل تريد العمل الليلة فى المخزن ؟ |
| Biz de nehre gittik Don, suyun derinliği 15 cm kadardı. | Open Subtitles | سرنا إلى النهر، دون الجدول، كان عمق الماء فيه نصف قدم |
| Eğer Don Lope beni öldürecekse, hiç değilse bir sebebi olsun. | Open Subtitles | إذا كان الدون لوبه سيقتلني, فلأفعل ما يستوجب ذلك على الأقل |
| Ee Don Juan, kızlarla çıktığında hep böyle kendinden geçer misin? | Open Subtitles | اهكذا يادون جوان ايغمي عليك في مواعيدك الغرامية ؟ |
| Don'un vücudundaki tüm yara izlerini sana da yapmalıyız. Tabii. Bana mı? | Open Subtitles | أولاً جميع العلامات التي في جسم " دوون " ستكون على جسمك |
| Don Kişot'un üçüncü seferi için bütçe kesildi. | Open Subtitles | التمويل إمتنع للمرة الثالثة من دان كيو أوتي |
| Çünkü ayakkabı koymayı unutur, bir sürü kirli Don alırsın. | Open Subtitles | لم تكن لتأخذ الأحذية, وستأخذ الكثير من الملابس الداخلية المُتّسخة |
| Soğukken ise, Don oluşumu sadece kuru ot tabakasının üzerinde gerçekleşiyor, bu yüzden dışarısı dondurucu soğukken toprak hâlâ nefes alabiliyor. | TED | عندما يكون الجو بارداً، يكون تشكل الصقيع فقط على النشارة، لذا يمكن للتربة أن تتنفس بينما الجو متجمد في الخارج. |
| Önce para atıyor, sonra Don alıyor. | Open Subtitles | بالأول يعطيك قطع نقدية والأن يعطيك ملابس داخلية. |
| Ve Don Domenico Surriano'nun sizinle bir evlilikte birleşmeye hiç niyeti yok. | Open Subtitles | ودون دومينيكو سوريانو لم تكن لديه النية للزواج منك هل هذا واضح؟ |
| Bu işe dayanabilecek Don, daha icat edilmedi de ondan. | Open Subtitles | لأن السراويل لم تُصمم إلى الآن لتحمل أعباء أعمالي. |
| Ama Don başına 2 gün haftada 3 dondan daha fazla olmaz mı? | Open Subtitles | ولكن يومان لكل سروال ألن يكون هذا اكثر من ثلاث سراويل لكل اسبوع؟ |
| Ve önceden yaptıklarımız üzerinde bazı düzenlemeler yaparak mesela, "Don't Leave Without Me" ya da "That Could Be Us" gibi. | Open Subtitles | والبدء في هذا في وقت مبكر مثل .. " لا ترحل من دوني يمكن أن نكون نحن |
| Don Lodckwood ama dostlarım bana "Donald" derler. | Open Subtitles | دون لوكوود. لكن اصدقائي ينادونني دونالد. |
| Bayan Manion nasl bir Don giydiginden pek emin degil. | Open Subtitles | تبدو السّيدة مانيون غير متاكدة من نوع السروال الذي كات ترتديه |