| Partiye gitmeden önce seninle konuşmak istediğim bir şey var. | Open Subtitles | شيلدن هناك شيء أريد أن نتحدث قبل أن نذهب للحفلة |
| Aslında seninle konuşmak istediğim bir şey var. | Open Subtitles | بالحقيقة، يوجد شيء أريد أن أحدّثك بخصوصه. |
| Biz böyle yakınlaşmışken Gina, bilmeni istediğim bir şey var. | Open Subtitles | قبل أن نقترب أكثر هناك شيء يجب أن تعرفيه عني |
| Şu ameliyat hakkında sana hep sormak istediğim bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء أردت دائما أن أسألك إياه .. عن تلك العملية |
| Eğer istediğim bir şey görürsem, onu alırım sonra da canım ne istiyorsa öyle kullanırım. | Open Subtitles | ،عندما أريد شيئاً ما أأخذه .وبعد ذلك أفعل ما أريدُ به |
| Artık kendimizi daha iyi hissediyoruz. Her ikinize de hatırlatmak istediğim bir şey var: | Open Subtitles | نحن أفضل الأن , هناك شيئاً أريد أن أذكركم به |
| - Clary sana söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | ثمة شيئاً ما أود إخباركِ بهِ، إتفقنا؟ |
| Sana söylemek istediğim bir şey var, ama bana bir türlü fırsat vermiyorsun. | Open Subtitles | هناك شيء أود أن أقول لك لكنك لا تعطيني فرصة ابدا |
| Dinle, sana sormak istediğim bir şey var ama yüz yüze sormak istiyorum. | Open Subtitles | هناك شيء أريد أن أسألك لكن أريد مقابلتك شخصياً. |
| Sana sormak istediğim bir şey var ama benim hakkımda bazı şeyleri bilmiyorsan sebebini anlayacağını düşünmüyorum. | Open Subtitles | يوجد شيء أريد أن أسألك إياه لا أعتقد أنك تفهم لماذا لا تريد أن تعرف عني بعض الأمور |
| İçeri gel. Sana göstermek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | تعال إلى الداخل هنالك شيء أريد أن أريك إياه |
| Ama şu an seninle paylaşmak istediğim bir şey var. | Open Subtitles | و لكن في الوقت الراهن , لدي شيء أريد أن أشارككي به |
| Evlât, bizim robot ile söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | إسمع يا بني هناك شيء يجب أن أخبرك عن الآلي |
| Peki. Gel. Görmeni istediğim bir şey var. | Open Subtitles | حسنٌ، تعالي، ثمّة شيء يجب أن تريه. |
| Sana söylemek istediğim bir şey vardı ama imkân olmadı. | Open Subtitles | هناك شيء أردت أن أقوله لك ولكني لم أحظى بالفرصة |
| Eğer istediğim bir şey görürsem, onu alırım sonra da canım ne istiyorsa öyle kullanırım. | Open Subtitles | ،عندما أريد شيئاً ما أأخذه .وبعد ذلك أفعل ما أريدُ به |
| Özür dilerim öğretmenim, ama size sormak istediğim bir şey vardı. | Open Subtitles | أنا آسفة ، لكن لدي شيئاً أريد أن أسألك عنه |
| Sana gerçekten sormak istediğim bir şey var Doktor. | Open Subtitles | ... هُناك هُناك شيئاً ما أود سؤالك عنه حقاً أيها الطبيب |
| Floransa'da yapmanı istediğim bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء أود أن مثلك يمكن ممارستها في فلورنسا. |
| Hâlâ sana kızgınım ama bilmeni istediğim bir şey var. | Open Subtitles | لا أزال غاضب منك لكن هناك شيء أريدك أن تعرفه |
| Rani, sana söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء أُريدُ ان اقوله اليك، راني |
| Bu yüzden bana göre, bu güzel kültür, bu güzel ifade oyunlarla yakalamak istediğim bir şey. | TED | وبالنسبه لي, هذه الثقافه الجميله, هذه التعابير الجميله هو شيئ اريد تجسيده من خلال الالعاب |
| - Başkan Hayes, size söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | أيها العمدة هايز , هناك شيئا أريد اخبارك به |
| Sana söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | في الحقيقة . عندي شيئاً أود أن أخبرك إياه |
| Çünkü yapmanı istediğim bir şey var ve seveceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | لأنّ هنالكَ شيءٌ أُريدُ منكَ أنْ تفعله و أنا لستُ واثقاً من إنّه سيعجبكَ |
| Gitmemiz gerektiğini biliyorum ama, ikinize de söylemek istediğim bir şey var. | Open Subtitles | أنا أَعْرفُ بأن علينا الذهاب لاكن هنالك شئ أريد أن أخبركما به |