| Bizim önümüzdeki otoyolda bir kaza oldu, meğerse iki beyaz kamyon şoförü, göçmen ve siyahi bir aile arasında olmuştu. | TED | وحادث أمام الطريق السريع، تبين أنه لسائقَي شاحنة من ذوي البشرة البيضاء وعائلة مهاجرة تصادف أنهم من ذوي البشرة السوداء. |
| Birkaç yıl önce bir kamyon şoförüydün. Şimdiyse ben şerifken sen müteahhitsin. | Open Subtitles | منذ سنوات قليلة كنت سائق شاحنة الآن ، أنا المأمور وأنت مقاول |
| kamyon kirası da düşünülürse, geriye, dörde bölecek birşey kalmaz. | Open Subtitles | الذي لا يصل أربعة طرق بالعصير الكثير عندما تستأجر شاحنة. |
| kamyon hakkında tek kelime etmeyeceğim ve ikinizi de hiç görmedim diyeceğim ha? | Open Subtitles | ..وألا أقول أي شيء عن الشاحنة.. و أني لم أر أي منكما؟ .. |
| Gerçeği söylemek gerekirse, benim için en önemli şey kamyon. | Open Subtitles | حتي أخبرك الحقيقة : الشاحنة هي أهم شيء بالنسبة لي. |
| Bir süre kamyon şoförlüğü yapmış. Ama hayat onu hep hemşireliğe geri çekmiş. | TED | قام بقيادة الشاحنات لبعض الوقت، ولكن مسار حياته كان دائماً يرجعه إلى التمريض |
| Bunlar kamyon sürücülerinin sürmek istediği kamyonlar olacak. | TED | بل ستكون شاحنات يقوم سائقي الشاحنات بقيادتها. |
| nasıl kaza olabilir ki bu senin hatan bayan, bu kocaman bir kamyon | Open Subtitles | كان يمكن أن يقع حادث إنه خطأك يا سيدتي ، إنها شاحنة كبيرة |
| Bu, dünkü tanımlamaya uyuyor-- beyaz sürücülü, beyaz kapalı kamyon. | Open Subtitles | ذللك ملائم لوصف الأمس شاحنة صندوق بيضاء ، سائق أبيض |
| Görevi: müttefiklerin 1 milyon Yahudi karşılığında 10.000 kamyon verip veremeyeceğini öğrenmekti. | Open Subtitles | أن يرى إذا كان الحلفاء يبادلون 10 الآف شاحنة مقابل مليون يهودي |
| Lisedeyken rüyalarımda bir kamyon tarafından ezilen bir kadın... - ...görmeye başlamıştım. | Open Subtitles | عندما كنتُ في الثانوية، بدأت تراودني هذه الأحلام عن امرأة تدهسها شاحنة |
| Bu da burada yolu kapatan bir kamyon olmadığını ispatlıyor. | Open Subtitles | أتعلم ؟ هذا يثبت بأنه مستحيل أن يكون هناك شاحنة |
| Ezebileceğim bir dernek patronu olmalı. Ya da soyabileceğim bir kamyon. | Open Subtitles | وأبدأ بالتصرف كأحد افراد العصابة أو استطيع ان اخطف شاحنة .. |
| kamyon kısmını bir kenara bırak, hayatımın en güzel günüydü. | Open Subtitles | ماعدا جزء الشاحنة لقد كان هذا أفضل يوم في حياتي |
| Onu-bir-yerde'nin biletlerinden yüzde 5 veririm, ve yemeklerinizle kamyon için gazı öderim. | Open Subtitles | سأعطيك 5 بالمائة عن كل 10 دولارات مع وجبات الطعام ووقود الشاحنة. |
| Muhafızlar erkekleri uzaklaştırmak için cesaretli olmalı... ... çünkü kamyon kolayca devrilebilir. | Open Subtitles | يجب أن يكون الحراس جريئين لإبعاد الذكور لأن بإمكانها تحطيم الشاحنة بسهولة |
| Michael yolun girişini kamufle ederek kapattı, kamyon şimdilik güvende. | Open Subtitles | يا. موّهَ مايكل المدخل إلى المعبرِ، لذا الشاحنة آمنةُ الآن. |
| Annenin ve kamyon Durağı Katili'nin annesinin aynı ilkokul sınıfında olması beni düşündürdü. | Open Subtitles | حقيقة أن أمك,و أم خانق الشاحنة ارتادتا نفس المدرسة الابتدائية هذا يجعلني أفكر. |
| kamyon sürücüleri greve gitti, ...fabrikalar ve mağazalar durma noktasına geldi. | Open Subtitles | أضرب سائقوا الشاحنات عن العمل الأمر الذى شل حركة المصانع والمتاجر |
| Hawkins, New Bern'den gelen beş tonluk bir kamyon görmüş. Üç mil kadar geride. Havan topu mevzisine giden erzak kamyonu olabilir. | Open Subtitles | هاوكينز اكتشف خمس شاحنات ثقيلة قادمة من هذا الطريق من برن الجديدة |
| Babam, hayatının iyi geçen yarısı boyunca, kamyon sürüp durdu. | Open Subtitles | أبى العجوز كان يقود شاحنه طيلة أفضل نصف فى حياته. |
| Peşinde bir kamyon dolusu güçlü patlayıcıyla Sovyetler Birliği'ne gitmesinin nedeni budur. | Open Subtitles | لهذا السبب قاد إلى الإتحاد السوفيتي متبوعاً بشاحنة تحمل صناديق متفجرات قوية |
| Ormana geri döndün ve kamyon ortalıkta yoktu ama bıraktığın notu buldum. | Open Subtitles | رجعت الى الغابة ووجدت الشاحنه قد اختفت ولكن وجدت الورقه اللتي تركت |
| Maymunu taşıyan kamyon her an burada olabilir. | Open Subtitles | موعد الوصول المتوقع للشاحنة التي تحمل القرد سيكون في أي دقيقة |
| - Elindeki ne? kamyon mu? Bakabilir miyim? | Open Subtitles | شاحنه ، هل يمكننى رؤيتها هيا دعنى ارى شاحنتك |
| kamyon sürücümüz burada birini tutuyormuş. | Open Subtitles | سائق شاحنتنا كان يحتجز أحد الاشخاص هنا |
| Yük taşıyan kamyon, içecek kamyonu ile çarpıştı 5 ölü var ve bir okul taşıtı. | Open Subtitles | الذي تضمن شاحنة نقل وشاحنة شراب خمس ضحايا و حافلة مدرسة |
| Anayola yakın olması, kamyon yanaşabilecek kadar büyük ve uzun bir park yeri olması vs. | Open Subtitles | مدخل طريق سريع قريب طرق خاصّة واسعة وطويلة التي يُمكن أن تناسب مقطورة. |
| Arada bir gelip paraya ihtiyacı olduğunda kamyon duraklarına gidermiş. | Open Subtitles | .. بأنها خدعت بظهورها في محطتي توقف للشاحنات عندما احتاجت للمال |
| İki büyük kamyon geliyor. Bu da planın parçası mı? | Open Subtitles | هناك شاحنتان كبيرتان أتيتان, هل هذا جزء من الخطة أيضاً؟ |
| Hey, şu an gelen iki damperli kamyon var ve bunlardan biri o kepçeli olanlardan. | Open Subtitles | أنت، لدي شاحنتي نفايات قادمين الآن واحدى تلك الأشياء ذات الذراع الغرّافة،حسنًا؟ |