ويكيبيديا

    "أهمية" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • önemli
        
    • önemi
        
    • önemini
        
    • önemlidir
        
    • önemsiz
        
    • önem
        
    • değerli
        
    • ilginç
        
    • önemliydi
        
    • fark
        
    • büyük
        
    • mühim
        
    • önemlisi
        
    • değeri
        
    • anlamı
        
    Bunun ne kadar önemli bir olay olduğunu vurgulamak istiyorum. TED و أريد فقط أن اؤكد على مدى أهمية هذا الحدث.
    Ancak bu önemli çünkü dünyadaki çoğu insan küresel çapta şehirlere doğru geliyor. TED حسناً، تنبع أهمية الأمر من ان معظم سكان العالم تنجذب الى المناطق الحضرية.
    Kadınların sağlığı tıpkı eşit ücret politikası kadar önemli bir eşit hak konusudur. TED صحة المرأة هي مسألة متعلقة بالمساوة في الحقوق وبنفس أهمية المساواة في الأجر.
    Tate Fildes'den bu sosyal açıdan önemi olan tabloyu yapmasını istedi. TED وقد طلب تايت من فيلدز بأن يرسم لوحة ذات أهمية اجتماعية.
    şart. Kaynaklarımızı şimdiden belirleyelim ki ileride bilinçli ve önemini kavrayacak düzeyde olsunlar. TED البشر. ينبغي ان نبني مواردنا اليوم لنتأكد من أنهم مدربون وانهم يفهمون أهمية
    Tek değişen şey, organizasyon içerisindeki koşullardır ve bu da liderliğin önemli olduğu yerdir, çünkü lider gidişatı belirler. TED المتغير الوحيد هي ظروف العمل داخل المؤسسات، وهنا حيث تبدو أهمية القيادة، لأن القائد هو من يفرض جو العمل.
    Dünya Sağlık Örgütü'nün en önemli ilaçlar listesinde yer alıyor. TED كما أنه ضمن قائمة منظمة الصحة العالمية للأدوية الأكثر أهمية.
    Yüzyıllar süren bilimsel araştırma sonucunda biz, yaşamın en temel prensiplerini kavrayışta önemli başarılar elde etmeye başladığımızı hissediyoruz. TED و نشعر أننا بَعد قرون من الأبحاث العلميّة، بدأنا نحرز تقدّمًا ملحوظًا في فهم أحد أكثر مبادئ الحياة أهمية.
    Nedense öğretmenlerin bunun ne kadar önemli olduğunu kendilerine hiç sormadıklarına inanıyorum. TED وبرغم ذلك، أشعر أن المدرسين لم يسألوا أنفسهم عن سبب أهمية ذلك.
    Şimdi bu sürecin hayatımız için ne kadar önemli olduğunu anlayabilirsiniz. TED والآن يستطيع الفرد منّا أن يفكر بمدى أهمية تلك العملية لحياتنا.
    Birden bire yeşil alan ilkelerimiz önemli ekolojik değerleri korumaya alıyor. TED فجأة، دعت مبادئنا لتوفير مساحات خضراء للحفاظ على أهمية ملامح البيئة.
    Fakat bu sohbetin en önemli özelliği onun gerçekleşmiş olması. TED ولكن الشيء الأكثر أهمية في هذه المحادثة هو مجرد وقوعها.
    Bana öğrettiği en önemli şey ise... ...Bunun için ölmeye hazır olduğumdur. TED وعليه، أهمية التعليم بالنسبة لي هو ما أرغب في الموت من أجله.
    En önemli olarak belirlediğimiz bu 15 emtianın ticaretinin yüzde yetmişini ya da daha fazlasını 300 ila 500 arasında şirket kontrol ediyor. TED هناك 500 شركة تتحكم بسبعين بالمئة أو أكثر من حجم التجارة في كل من هذه الخمسة عشر سلعة التي حددنا أنها الأكثر أهمية.
    Şu an en önemli şey etrafımızdaki herkesten emin olmak. Open Subtitles لذا الشيء الأكثر أهمية أن يتأكد من كل شخص حولنا.
    Kariyerinizden daha önemli olan bir şeyi tamamen önemsemediğiniz görünüyor. Open Subtitles يبدو أنكِ مُتجاهلة تماماً شئ ما أكثر أهمية من عملكِ
    Böylece sen birlikte başlamanın bizim için ne kadar önemli olduğunu görebilirsin. Open Subtitles لذا تستطيع أن ترى مدى أهمية ذلك لكلا منا للشروع بصورة صحيحة
    büyük camgözlerin kıyı toplulukları için önemi, dillerine de yansımış. TED أهمية الأسماك الشماسة بالنسبة لمجتمعات الساحل يُمكن إدراكها خلال اللُغة
    Ama Deng Xiaoping insanlarına seçenekler sunmanın önemini derinden anlıyordu. TED لكن دنغ شياو بينغ يفهم غريزيا أهمية تقديم خيارات لشعبه.
    Topluluklardaki güçsüzler için ise, buna bağlanabilmek çok daha önemlidir. TED وبالنسبة للضعفاء في مجتمعاتنا، تزداد القدرة على التواصل معهم أهمية.
    Herkesin göremeyeceğinin farkındayım, ama yürekten bakınca, insan çok fazlasını görebiliyor, her ne kadar bu bilgi senin için önemsiz olsa da.. Open Subtitles أن أعلم أن الجميع لن يستطيع رؤيتها ولكن من لديه قلب, يستطيع رؤية الكثير على الرغم من عدم أهمية تلك المعلومة لك
    En fazla önem içeren bağlamlarda, insanların parmak uçlarına bu araçları getirebiliriz. TED يمكننا تقديم هذه الأدوات لتكون في متناول الجميع في الحالات الأكثر أهمية.
    Bu kaynakların ne kadar değerli ve nadide olduklarını fark etmiyoruz ve ilgisizliğimiz yüzünden onları yok etmeye devam ediyoruz. TED ونحن لا ندرك مدى أهمية وقيمة هذه الموارد، ومع ذلك، من خلال لامبالاتنا، نستمر في تدميرها.
    Sonunda, Venüs deneyimizin baş müfettişi olarak görevimden ayrıldım çünkü gözümüzün önünde değişen bir gezegen çok daha ilginç ve önemlidir. TED أخيرا، استقلت كمحقق رئيسي في تجربتنا على الزهرة لأن كوكبا يتغير أمام أعيننا أكثر أهمية وإثارة للاهتمام.
    Demek istediğim bu randevusu, diğerlerinden daha az veya daha çok mu önemliydi? Open Subtitles هل هناك مواعيد أهم أو أقل أهمية من مواعيد أخرى ؟
    Eninde sonunda eğitimin faydalarını fark edeceksin. Sadece çok vakit kaybetme. Open Subtitles عاجلا أم آجلا ستدركين أهمية التعليم فعليكِ الاسراع في هذا الأمر
    Elime ilk silahı alıp... kendi hayatımın herkesinkinden mühim olduğuna karar verdiğim an. Open Subtitles أول مرة أخذت مسدس وقررت أن حياتي أكثر أهمية من حياة شخص آخر
    Tasarımın içeriklerinden tek bir tanesi olduğunu düşünmüyorum, ama büyük ihtimalle en önemlisi. TED والتي أعتقد أنها ليست المكون الوحيد في التصميم , لكنها ربما الأكثر أهمية.
    Ölenler birer odun parçası, çöp, kesinlikle hiçbir değeri olmayan... Open Subtitles كانوا يسمون الجثة باللوح أو الخرة بلا أي أهمية انسانية
    Saf ve temiz olmadığımdan ibadet edemez, dini anlamı olan hiçbir cismi elleyemezdim. TED كنت أعتبر غير نقية و ممنوعة من الصلاة أو لمس أي شيء له أهمية دينية.

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد