ويكيبيديا

    "بأنه" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • olduğunu
        
    • ki
        
    • onun
        
    • gibi
        
    • olduğuna
        
    • bir
        
    • diye
        
    • olduğu
        
    • göre
        
    • olarak
        
    • dair
        
    • o
        
    • de
        
    • olmadığını
        
    • olduğundan
        
    Her şeyden önce oldukça basit bir yapısı olduğunu biliyoruz. TED و فوق هذا و ذاك، نعلم بأنّه كان شديد البساطة.
    Şuna derinden inanıyorum ki terörizme neden olan şey mülteci hareketliliği değil. TED وأنا أؤمن كليّا بأنه ليست حركة اللاجئين هي من تسببت في الإرهاب.
    Ben hep onun Güney Kaliforniya'ya gelip bir bina yapması gerektiğini düşündüm. TED ولطالما أحسست بأنه يجب عليه القدوم إلى جنوب كاليفورنيا والعمل في البناء
    İçimde öylesi daha iyi olurmuş gibi bir his var. Open Subtitles لدى شعور بأنه من الأفضل الأ تفعلى ذلك لماذا ؟
    Güvenlik Bölümü, bölümünüzde bir köstebek olduğuna dair endişelerinizi bize bildirdi. Open Subtitles الأمن حذرنا بأنه من الممكن أن يكون لديك جاسوس فى قسمك
    Kafaları patlıyor." bir tartışmaya girmenin sebebi rakibinizi nakavt edecek kadar güçlü olmasıdır. TED رؤوسهم ستنفجر. الفكرة هو أنك تحصل على جدال هذا قوي بأنه سيقرع خصمنا
    Söylediğim şu, Mulder, uzaylılar tarafından kaçırılma diye bir şey yok. Open Subtitles الذي أقول، مولدر، بأنه ليس هناك مثل هذا الشيء كإختطاف أجنبي.
    Bunun tecavüz değil, seks olduğu düşüncesine tutunarak gerçeği inkâr ettim. TED تنصّلت من الحقيقة بإقناع نفسي بأنه كان ممارسة للجنس وليس اغتصابًا.
    Kutsal biri olduğunu söylüyor diye ona saygı duymak zorunda değilsin. Open Subtitles الآن أنت لَسْتَ بِحاجةٍ إلى أَنْ تحترمة لأنة يَدّعي بأنّه مقدّسُ
    Herkes onun dünyanın en mutsuz ve cimri insanı olduğunu bilir. Open Subtitles و الكل يعلم بأنّه أكثر الناس بُؤساً وبُخلاً على وجه المعمورة
    onun o adam olduğunu biliyorsun ama onu teşhis etmedin. Open Subtitles وأنتِ تعرفين بأنّه نفس الرجل مع ذلك أنكِ لم تميّزيه
    İddia ediyorum ki, burada bulunan herkesin muhteşem öğretmenleri vardı. TED حسناً, كل الموجودين هنا, أراهن بأنه مرّ علينا معلمين عظماء
    - Nereden buldun? Amerikalının var olmadığını biliyorsun. Sandalyelerden aldım, tabi ki. Open Subtitles أنتِ تعلمين جيداً بأنه لم يكن هناك أمريكي حصلت عليهم مقابل المقعدان
    Çünkü onun rolü tımarhanede eğlenmek için bir şeyler uydurmaya benziyor. Open Subtitles لأن صوتها مثل شخص يحلم بأنه في مستشفي المجانين لوقت طويل
    Bunu yapan her kimse burada bekleyip, parayı bulmaya çalışıyormuş gibi yapmalı. Open Subtitles من كان قد أخذه عليه البقاء هنا والتظاهر بأنه يبحث عن المال
    Aksi takdirde, bir katil olduğuna inanmaktan başka seçeneğimiz yok. Open Subtitles ما عدا ذلك ليس لديه خيار سوى الإيمان بأنه قاتل
    Belki verir, verirmeye devam edersem yola gelirsin diye düşündüm. Open Subtitles ظننت بأنه ربما إذا أعطيت وأعطيت وأعطيت ربما ستغير رأيك
    bir keresinde yat yarışında dördüncü olduğu için kendini kusursuz bir denizci sanıyor. Open Subtitles لقد جاء الرابع في سباق القوارب ذات مرة ويتوهم نفسه بأنه شيطان البحارة
    onun kendine göre tedavi yöntemleri var ve eminim sana yabancı değil. Open Subtitles حسناً ، لديها طريقة للمعالجة الذاتية وأنا متأكد بأنه مألوف جداً إليك
    Benim tanıdıklarımdan olmayan biri ile evlenmesini seviyesinin altına inmek olarak kabul ediyorum. Open Subtitles لكان من الانحدار بالنسبة لها أن تتزوج بشخص لا أستطيع الاقرار بأنه صديقي.
    o halde matematik flört pencerenizdeki ilk yüzde 37'ye ne yapmanız gerektiğini söylüyor. Ciddi bir evlenme potansiyeli olan herkesi geri çevirmelisiniz. TED إذن فالرياضيات يقول بأنه ما عليك فعله في ال37 في المئة الأولى من تاريخ مواعدتك، عليك فقط أن تقصي الجميع كزوج محتمل.
    Hesap günü geldiğinde, tıpkı benimkinin Dunkirk'te geldiği gibi sizi temin ederim, Yarbay, gerçekten de çok kötü bir gün olabilir. Open Subtitles عندما يأتي يوم الحساب, مثلما أتى يوم حسابي في دانكرك بإمكاني أن أؤكد لك بأنه سيكون أكثر الايام حزناً ايها المقدم
    Aslında bu açıdan bakılınca, bunun bir kod olmadığını söyleyebilirim. TED في الواقع، من هذه الناحية، يمكنني القول، بأنه ليست برمجة.
    Tam olarak ne olduğundan emin değildim ama konuşulma şeklinden, bunun büyülü ve çok özel birşey olduğunu anlayabiliyordum. Open Subtitles لم أكن متأكدا بالضبط ما هو لكني عرفت بأنه شيءساحر و سري جدا بسبب الطريقة التي كنا نتكلم بها

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد