| Benimle öğle yemeği yemek ister misin diye merak ettim. | Open Subtitles | كنت بالجوار و تسائلت إنّ كنتِ ترغبين بتناول وجبة الغداء |
| Ya insanlar bunu öğrenirse neler olacağını Hep merak etmişimdir. | Open Subtitles | لطالما تسائلت ماذا قد يحصل لو اكتشف الناس ذلك يوماً |
| Ben de harp çalışmalarını neden bıraktığını merak ediyordum. | Open Subtitles | تسائلت دائما عن ماذا يمكن ان يحثك على التمرين |
| Hiç merak ettin mi, Bu kızların hayatı nasıl geçiyor? | Open Subtitles | هل تسائلت من قبل ما هي حياة هذه الفتيات ؟ |
| Onu bir daha görmedim ama iki şeyi çok merak etmiştim. | Open Subtitles | لم أره مرة أخرى ولكن أنا دائما تسائلت أمرين: |
| Hep bir penisinin olması nasıl bir şey diye, merak ederdim ve şimdi biliyorum. | Open Subtitles | رائع جدا. تسائلت دائما كيف سيكون الشعور بإمتلاك قضيب. |
| Evet, son yemeğimi seçme şansım olacak mı diye merak ediyorum sadece. | Open Subtitles | أجل ، فقط تسائلت إذا كنت سأحصل على فرصة على وجبة أخيرة |
| Hiç düşündün mü? Eğer daha iyi bir şey olsaydı. | Open Subtitles | هل تسائلت إذا هناك شيئاً أفضل مما نحن فيه ؟ |
| Bir noktadan sonra birden bire bu işin ne kadar yukarılara dayandığını merak ettim ve sonunda onun paranoyası bana da geçti. | Open Subtitles | عند لحظة تسائلت عن مدى تورط مسؤولين رفيعي المستوى و إنتقل إرتيابها في النهاية إلىَّ أنا |
| Ben biliyorum. Senin bilip bilmediğini merak ettim. | Open Subtitles | لا أنا أعرف أين توجد لكنني تسائلت إن كنت تعرف |
| Bu kırık kafaların neden burada olduğunu merak ettim sadece. | Open Subtitles | أنا فقط تسائلت لماذا هذه الرؤوس المكسورة كانت هنا |
| Her zaman ne olduğunu ve neye benzediğini merak etmişimdir. | Open Subtitles | لطالما تسائلت كيف ستصبح و كيف سيكون شكلك عندما تكبر |
| Her zaman İtalya'nın neden modern yapımlarda lider olduğunu merak etmişimdir. | TED | لطالما تسائلت: لماذا إيطاليا هي دائماً الرائدة في مجال الموضة |
| Her zaman Patrick Swayze'nin gerçek hayatta nasıl olduğunu merak etmişimdir. | Open Subtitles | تسائلت دائماً هل عرفتى باتريك فى الحياة الحقيقية |
| Bu arada aileme ne olduğunu merak ediyordum. | Open Subtitles | في هذه الأثناء تسائلت ما الذي حدث لعائلتي |
| İçeri mi girersin yoksa dışarıda mı beklersin diye merak ediyordum. | Open Subtitles | تسائلت انك ستأتي هنا او انك ستنتظر بالخارج |
| Hiç değişik ölüm şekillerini merak ettin mi bilirsin, vahşice ve merak ettin mi en korkunç ölüm şekli nedir? | Open Subtitles | هل تسائلت عن كيفية طرق الموت المختلفة ؟ تعرف كيف العنف وخمن ماهي أكثر الطرق رعبا للموت |
| Yukarıdaki yanar döner noktaların ne olduğunu merak ettin mi hiç? | Open Subtitles | هل تسائلت مرة ماهذه النقاط المتلألئة هناك في الأعلى؟ |
| Bunlara neden böyle diyorlar, çok merak etmiştim. | Open Subtitles | لقد تسائلت دائماً لماذا يطلقون عليها هذا الاسم |
| Biliyor musun, birkaç kez bu işe uygun olup olmadığını merak etmiştim. | Open Subtitles | أتعلم أنني تسائلت بضعة مرات إن كنت مؤهلاً للقيام بهذا؟ |
| Ona pislik muamelesi yapıyorsun. Tanrım, bunu neden yaptığını merak ederdim. | Open Subtitles | رباه ، لطالما تسائلت عن سبب قيامك بذلك و من ثَمَّ أدركت أمراً |
| Evet, son yemeğimi seçme şansım olacak mı diye merak ediyorum sadece. | Open Subtitles | أجل ، فقط تسائلت إذا كنت سأحصل على فرصة على وجبة أخيرة |
| Kendime sordum: Acaba 100 yaşını aşmanın sırrı pozitif düşünce mi? | TED | وقد تسائلت : هل هذا ما يلزم لكي تعمر لتصل إلى 100 عام أو أكثر، التفكير بإيجابية ؟ |
| Acaba senin gibi bir dahi yaklaşan tipiye rağmen nereye gitmek ister diye düşündüm. | Open Subtitles | تسائلت ما الذي يجعل كاتب عبقري يقود سيارته مع قدوم عاصفة شديدة |
| Samantha sanatta çok hızlı karar verip vermediğini merak etti. | Open Subtitles | تسائلت (سامانثا) إن اسرعت الحكم على الفن |
| Hiç okul yıllarınızdaki en iyi dövüşçülere ne olduğunu merak ettiniz mi? | Open Subtitles | هل سبق لكَ أن تسائلت ماذا حدث لأفضل المقاتلين من أيام مدرستك؟ |