| Ama inan bana, ben korkmuyorum. Onların namlarına inanmıyorum ben. | Open Subtitles | لكن صدقيني، أنا لست خائفاً فأنا لا أصدق سمعتهم هذه |
| Deliye dönmüştü ve onun için çok korktum çünkü anlaşmamızı açığa çıkaracak sandım. | Open Subtitles | لقد كان خائفاً جداً وبدأت بالقلق انه سوف يلغي الاتفاق الذي بيني وبينه |
| O filmi ilk izlediğimde çok korkmuş, bir hafta uyuyamamıştım. | Open Subtitles | أتذكر حين شاهدت ذلك الفيلم، كنت خائفاً ولم أنم لأسبوع. |
| Ben iki kere girmiştim ve öleceğim için dehşet içinde korkuyordum. | TED | فقد كان محكوماً علي بالإعدام مرتين، وكنت خائفاً جداً من الموت. |
| Gerçekten korkmuştum çünkü kaybedebileceğimizi düşünüyordum. | TED | ويا للهول، كنت خائفاً لأنني فكرت، كما تعلمون، بأننا قد نحقق سبقاً صحفياً. |
| İkinci lokma daha da iyi, çünkü artık dilim de korkmuyor. | Open Subtitles | حتى أنه ألذ بالمرة الثانية لأن لساني لم يعد خائفاً |
| Samantha'yı öldüren her kimse benim bir şey bulmamdan korkuyordu. | Open Subtitles | كائناً من كان قاتل سامانثا كان خائفاً أن أجد شيئاً |
| Boone korkmuştu, ben de yatağıma girmesine izin verdim çünkü o benim kankam. | Open Subtitles | لقد كان يون خائفاً لذا سمحت له بأن ينام على سريى لإنه أخى |
| Ölmekten korkmuyorum, ama bunun için yaşamak zorunda olduğum bir şey var. | Open Subtitles | لستُ خائفاً من الموت لكن اتضح أنني أمتلك شيئًا لأعيش من أجله |
| Yukarıda göreceğim onu. Onun için korkmuyorum. | Open Subtitles | .بالإضافة إلى أني سأرى الأحدب هناك في السماء .أنا لست خائفاً منه |
| Yataktaki şapka da bir işaretti. Bu yüzden korkmuyorum. | Open Subtitles | وذلك ما كانت تعنيه القبعة على السرير لذلك أنا لست خائفاً |
| - Merhaba, Eben. - Merhaba, Jennie. Bir an korktum. | Open Subtitles | مرحباً - مرحباً " جينى "، لقد كنت خائفاً - |
| Onu görmeliydiniz. Öyle korktum ki. | Open Subtitles | كان يتوجب عليك ان تراه لقد كان خائفاً جداً |
| Sen de en az benim kadar başarısızmışsın ve aynı zamanda korkmuş. | Open Subtitles | إنك فاشل بقدر ما كنت تماماً، وخائف بقدر ما كنت خائفاً تماماً. |
| Sen de en az benim kadar başarısızmışsın ve aynı zamanda korkmuş. | Open Subtitles | إنك فاشل بقدر ما كنت تماماً، وخائف بقدر ما كنت خائفاً تماماً. |
| Olay şu ki, bir şey var, sana söylemekten korkuyordum. | Open Subtitles | الأمر هو هناك شىء 000 كنت خائفاً من إخباركِ به |
| korkmuştum. Bilirsiniz korktuğunuzda, diken üstünde olursunuz. | Open Subtitles | كما تعلم أنه عندما يكون المرء خائفاً يكون أكثر حذراً |
| Eskiden korkuyor olup, bundan sonra korkmuyor olman demek. | Open Subtitles | تعني أنك كنت خائفاً من شيئ والآن لست كذلك |
| Ben istifa edersem kendisinin de istifa etmesi gerekeceğinden korkuyordu. | Open Subtitles | كان خائفاً من لو أن قدمت استقالتي هو سيستقيل ايضاً |
| O kadar korkmuştu ki, kendine gelmesi bir saat sürdü. | Open Subtitles | لقد كان خائفاً لدرجة أنه أستغرق ساعة ليفيق |
| korkuyor olsaydım, gözlerim iyice açılmış olurdu. | Open Subtitles | أتخيل أنه إذا كنت خائفاً ستصبح عيناي أكثر توسعاً |
| Ama çok korktuğunu, sarsıntı geçirdiğini ve kimseyle konuşmak istemediğini söyledim. | Open Subtitles | لكنه كان خائفاً جداً ومضطرباً .وهو لا يريد التحدث لأي أحد |
| Kardeşim okula gitme vakti gelince bundan ölesiye korktu. | Open Subtitles | أخي كان خائفاً عندما حان وقت ذهابه إلى المدرسه |
| Zor işlerden korkmam ve kendimi kanıtlamayı severim. | Open Subtitles | أنا لست خائفاً من العمل الشاق وأحب أن أثبت نفسي |
| Belki de sizi bir gün cidden inciteceğinden korktuğu için gitmiştir. | Open Subtitles | ربما هو رحل لآن كان خائفاً أن يضربك حقاً يوم ما |
| Ama korktuğum zamanlarda, buna ne kadar yakın olduğumu düşünüyorum. | Open Subtitles | ولكن هذا عندما كنت خائفاً التفكير في كيفية إغلاق مجيئي |
| korku dolu bir şekilde hızlıca arabaya gitmemizi mi söylüyorsun? | Open Subtitles | قُل ذلك لنفسكَ يا من تقف خائفاً داخل هذه الحُجرة. |