| - Kendine acımak. Şimdi Sayın Vali, seve seve bulaştığınız bu karmaşadan sizi kurtarmak adına ne gerekiyorsa yapacağım. | Open Subtitles | رثاء الذات الان, سيادة المحافظة سأكون سعيد لمساعدتك في الخروج من هذه الفوضي |
| Bak, şayet bir yere gitmek istiyorsan seninle gelmekten mutlu olurum. | Open Subtitles | أنظر، إذا أردت الذهاب لمكان ما، سأكون سعيد إذا أوصلتك لهناك. |
| Seni öldüreceğim, ve mutlu olacağım. | Open Subtitles | أنا سأَقتلك أنت ستكون ميت وأنا سأكون سعيد |
| Bilirsin, istersen etkinliğe gururlu baban olarak seninle gelmekten mutluluk duyarım. | Open Subtitles | أنت تعلم بأني سأكون سعيد لمرافقتك للحفل إذا أردت .. كــ والدك الفخور |
| Eğer tezini bitirmeye karar verirsen yardım etmekten memnuniyet duyarım. | Open Subtitles | إن قررتي إنهاء رسالتكِ الجامعية سأكون سعيد لمساعدتكِ |
| Gerçek kral en kısa zamanda tacını giyer giymez Memnuniyetle. | Open Subtitles | سأكون سعيد بفعل ذلك بمجرد أن الملك الشرعي يرتدي التاج |
| Çalışmana yardım etmek hoşuma gider. | Open Subtitles | سأكون سعيد لمساعدتكِ في الدراسة |
| Eğer müzenin bir itirazı olmazsa seve seve yardımcı olurum. | Open Subtitles | ..إذا لم يعارضالمتحف. سأكون سعيد للمساعدة. |
| Web sitemizin adresini size seve seve veririm. | Open Subtitles | سأكون سعيد لو اعطيتك عنوان المطعم الالكتروني. |
| Şimdi ayağını oradan çekmezsen seve seve kırarım. | Open Subtitles | والان إن لم تبعد قدمك سأكون سعيد بأن أكسرها لك |
| Eğer izin verirseniz, günü onunla geçirmekten mutlu olurum. | Open Subtitles | سأكون سعيد لقضاء اليوم معه ، إذا سمحت لي. |
| Eğer Bruno Langlois suçlamayı reddetmeyi seçerse, tanık olarak bunu tekrar etmekten mutlu olurum. | Open Subtitles | إذا برونو لانجويس في المزاج لإنكار الأدعاء، أنا سأكون سعيد لتكراره على جناح الشاهد. |
| Benimle açık saçık konuşacak bir kız bulmaktan mutlu olurum. | Open Subtitles | سأكون سعيد عندما أجد هذه الفتاه المشئومة |
| Ve bu mükemmel göğüslerini yuvarlak hissettiğim sürece, ...ben mutlu olacağım. | Open Subtitles | وطالما يمكن أن أجد هذه الصدور المثالية سأكون سعيد |
| Bu sene genel giderleri çıkarabilsem mutlu olacağım. | Open Subtitles | إذا إسترجعت المصاريف في أول سنة سأكون سعيد |
| Tatlım, geçici olarak kilo vermekten her zaman mutluluk duyarım. Uygulamanın adı Smothr. | Open Subtitles | عزيزتى , أنا دائما سأكون سعيد لأخسر بعض الوزن مؤقتا هذا التطبيق يُدعى سموثر |
| Sizi referans göstermekten mutluluk duyarım. | Open Subtitles | سأكون سعيد جدا لاعطيك شهادة خبرة |
| Olur, seninle dışarı çıkıp dudak nemlendiricisi almaktan memnuniyet duyarım. Dudak nemlendiricisi istemiyorum. Ondan ayrılmak istiyorum. | Open Subtitles | أجل , سأكون سعيد بالذهاب للخارج وشراء بعض الشفاه لم أرده أن يشتري شفاه أردته أن يغادر |
| Ev karşılığında sana yardım etmekten memnuniyet duyarım. | Open Subtitles | سأكون سعيد بمساعدتك مقابل المنزل |
| Sizi Memnuniyetle web sitemize yönlendirebilirim. | Open Subtitles | سأكون سعيد لو اعطيتك عنوان المطعم الالكتروني. |
| Bana şaplak atmana izin vermek hoşuma gider. | Open Subtitles | سأكون سعيد لتركك تصفعيني |
| Buna mutlu olurdum. | Open Subtitles | سأكون سعيد بذلك. |
| Bak, dışarı çıkarırsan, beni mutlu edersin. | Open Subtitles | خذها للخارج انا سأكون سعيد لإصطحابك |
| Vegas'ta bir haftayla mutlu olabilirdim. | Open Subtitles | كنت سأكون سعيد بعطلة في نهاية الأسبوع ..... في لاس فيجاس ولكن |