| Bu hedefe ulaşmak 10 yıllık zor bir çalışmaya mal oldu. | TED | استغرقت من 10 سنوات من العمل الشاق لنصل إلى هذا الهدف |
| Bir geçiş merdivenine gitmek iki kat aşağıya, mühendislik bölümüne ulaşmak. | Open Subtitles | لنصل إلى أحد المنافذ و نتجه طابقين لأسفل إلى القطاع الهندسى |
| Kulübe gitmek için 10 dakika 50 saniyemiz kaldı. | Open Subtitles | لدينا 10 دقائق و 50 ثانية لنصل إلى النادى |
| Kritik olan bizim çok yakında bir anlaşmaya varmamız... bütün bu ölümleri durdurmamız, barış içinde hizmetlerinizi sunmanızı sağlamamız, ve huzuru, istikrar ve refahı getirmemiz gerek. | Open Subtitles | لما هو ضروري لنصل إلى إتفاق قريباً بحيث نوقف القتل والخدمات ستبدأ مرة أخرى في سلام |
| Bu noktaya varmak için çok çalıştık. Her ne kadar kabul etmesen de, bana muhtaçsın. | Open Subtitles | لقد عملنا بجد لنصل إلى هنا على الرغم . بأنّك لم تعترف , أنت بحاجتي |
| Sanırım ona ulaşmanın bir yolu var. | Open Subtitles | اتعلم اعتقد ان هناك طريقة اخرى لنصل اليه |
| - Eyalet hapishanesine çok yolumuz var. Diyebilirim ki en az sekiz saat sürer. | Open Subtitles | عل الأقل يستغرق الأمر ثمان ساعات لنصل إلى هناك |
| Bacaklarımı hissedemiyorum. Daha ne kadar gideceğiz ba-- | Open Subtitles | لايمكنني الشعور بساقيّ كم بقي من مسافة لنصل كين.. |
| Şimdi sizi küçük bir yolculuğa çıkaracağım ve bugünlere gelmek için neler yapmak zorunda olduğumuzu göstereceğim. | TED | ما سأفعله الآن هو أخذك في جزء صغير من رحلة لترى بالضبط ما توجب علينا فعله لنصل إلى ما نحن عليه. |
| Ancak Güneş Sistemi'nin sınırına ulaşmak için 20.000 km daha yol almamız gerekiyor. | Open Subtitles | .. لنصل لأطراف النظام الشمسي .علينا أن نقطع مسافة 20 ألف كيلومتر أخرى |
| Oraya ulaşmak için polis tarayıcısından ve pis yollardan geçmek gerekecek. | Open Subtitles | سيتطلب الأمر أكثر من ماسح شرطة وبعض الطرق الترابية لنصل هناك |
| Buna ulaşmak için düzinelerce prototip hazırladık. | TED | صنعنا عشرات من النماذج المبدئية لنصل لهذا. |
| Çıkış noktamız olan doktorun ofisine gitmek için koridordan 10 metre yürümeliyiz. | Open Subtitles | مما يعني أن يجب أن نسير 30 قدم من الصالة الرئيسية لنصل لمكتب الدكتورة نقطة خروجنا |
| Hapishaneye gitmek için kullandığımız o uzun yolun adı neydi? | Open Subtitles | ما ذا كان اسم ذلك الطريق الطويل الذي نأخذه لنصل إلى السجن؟ |
| Hapishaneye gitmek için kullandığımız o uzun yolun adı neydi? | Open Subtitles | ما كان اسم ذلك الشارع الطويل الذي نأخذه لنصل إلى السجن؟ |
| varmamız 3 saat sürecek. | Open Subtitles | ستستغرق الرحلة 3 ساعات لنصل هناك |
| Oraya varmamız iki saat sürer. | Open Subtitles | سيأخذ من وقتنا ساعتين لنصل هناك |
| Tam ortaya varmak için mi üç saat, tepeye varmak için mi? | Open Subtitles | هل الثلاث ساعات لنصل الى العمق أم الى الأعلى؟ ؟ |
| Ona ulaşmanın bir yolu olmalı. | Open Subtitles | لابد من وجود طريقة لنصل الية. |
| Babanı bulmak için daha çok yolumuz var. | Open Subtitles | انه طريق طويل لنصل إلى والدك |
| Aintry'ye kadar kürek çekip arabaları alacağız, sonra da eve gideceğiz. | Open Subtitles | نجدف لنصل إلى " أنتري" ونأخذ السيارات ونعود للمنزل |
| Bu noktaya gelmek için komitemiz 1,5 yıl harcadı. | Open Subtitles | جعل مرضنا افضل حال نصف سنة لنصل الى هذا المستوى |
| Ünlü dönüşü olmayan noktaya. | Open Subtitles | لنصل الى تلك النقطة الشهيرة المعروفة بنقطة اللا عودة |
| Pek fazla zamanımız yok. O yüzden sadede gelelim. | Open Subtitles | ليس لدينا الكثير من الوقت , لذلك لنصل للمهم |
| Haydi bakalım, şehre iki saatte anca varırız. | Open Subtitles | دعنا نذهب,امامنا رحلة ساعتان لنصل للمدينة |
| Önceden bu safhaya gelmemiz 6-8 saat sürüyordu. | Open Subtitles | سابقاً كنا نحتاج 6 شهور لنصل لمثل هذه النتيجه |