| Sanat hırsızları çoklukla tablonun sahibiyle galeriyle ya da sigortacıyla anlaşma yapar. | Open Subtitles | رغم ذلك لصوص الفن أحياناَ يجرون صفقة مع المالك أو شركة التأمين |
| Yolun 3-4 km. Aşağısında, ölüme terk edilmiş halde. Bir anlaşma yaptık. | Open Subtitles | إثنان أو ثلاثة أميال أسفل الطريق لقد ترك ليموت، كان لدينا صفقة |
| Milyonlarca dolarlık bir anlaşma. Hiçbir şeyin şansa bırakılmaması gerekiyor. | Open Subtitles | هذه الصفقة مربحة جدا يجب أن لا تترك شيئا للصدفة |
| 1945 yılında Batılı müttefikler, Sovyetlerle yazılı bir anlaşma yapmıştı. | Open Subtitles | ،في 1945 وقّع الحلفاء الغربيون على اتفاق مكتوب مع السوفيت |
| Saçmalık bu. Seninle bir anlaşma yaptık ve buna göre öğretmenin söylediğini yapacaktın. | Open Subtitles | لقد اتفَقنا، و كانَ جزءً من الاتفاق أن تفعَلَ ما يطلبُهُ منكَ الأستاذ |
| Bunun FBI ile yaptığınız en büyük anlaşma olduğu, doğru mu ? | Open Subtitles | هل صحيح أن هذا هو أكبر إتفاق تعقده مع المباحث الفيدراليه ؟ |
| Bir anlaşma yaptım! Ben beş yıldır buradayım, sen değil! | Open Subtitles | انا قمت بعمل صفقة اخرى انا هنا لمده خمس سنوات |
| Adamın biri şeytanla anlaşma yaptı diye bir kızı ölüme terkedemeyiz. | Open Subtitles | لا يمكننا ترك الفتاة تهلك لأن أحدهم عقد صفقة مع الشيطان |
| Böyle bir anlaşma karşınıza çıktığında işe dalar ve onu sonuçlandırırsınız. | Open Subtitles | عندما تبدأ صفقة كهذه , يجب أن تستمر بها حتى نهايتها |
| Bir anlaşma için bu kadar uğraştıktan sonra rehineni öldürmezsin. | Open Subtitles | أنت لا تَقْضي الوقتِ الكثيرِ في عَمَل صفقة أوقتلُ لرهينتَكَ. |
| Vurgun için başka bir anlaşma daha varsa, duymayı çok isterim. | Open Subtitles | إذا كان هناك صفقة أخرى جاهزة، فأنا أودّ أن أسمع عنها. |
| Herşey tamam. Sadece son sayfaya bir imza çak ve anlaşma tamam olsun. | Open Subtitles | كل شئ سيكون على مايرام , وقع فى نهاية الصفحة , وستربح الصفقة |
| CTU'yla haberleşmiş olsa bile anlaşma yapılmadan buraya gelmeleri için yeterince zamanları yok. | Open Subtitles | حتى اذا اتصل بوحدة مكافحة الارهاب ليس لديهم الوقت للوصول هنا قبل الصفقة |
| Saat 11'de bir anlaşma imzalayacağım. Planları bana 8 gibi getir. - Yapamam. | Open Subtitles | .سأوقع الصفقة في الحادي عشر صباحًا .أحضر لي المخططات في بحلول الساعة الثامنة |
| Seninle anlaşma yapıyoruz fakat, eğer füze daha önce patlarsa, iptal edeceğiz. | Open Subtitles | نحن نحاول عقد اتفاق معك, ولكننا سنسحبه لو أصاب الصاروخ هدفه أولاً. |
| Tek lazım olan şey anlaşma. Parti başına 4,95$'ya ne dersin? | Open Subtitles | نحن فقط بحاجة إلى اتفاق بالجملة لنقل 4.95 دولار للكيلو غرام؟ |
| anlaşma yapacağın zaman paramdan başka bir şeyi görmen gerekmiyor anlıyor musun? | Open Subtitles | ليس عليك رؤية شيء غير مالي حينما نجري الاتفاق هل تفهمني ؟ |
| Seninle anlaşma yapmıştık, sana şatoya giriş imkanı verdim, birlikte çalışmamız gerekiyordu. | Open Subtitles | لدين إتفاق لقد سمحت لك أن تكون في قلعتي لكي نعمل سويآ |
| anlaşma bu değildi. Ya Latince. Polis buna inanacak mı? | Open Subtitles | لم يكن هذا الإتفاق فيليب و هل سيصدق الشرطة هذا؟ |
| Aramızda bir anlaşma yaptık. O akşam neler olduğunu kimseye anlatmayacağımıza söz verdik. | Open Subtitles | لقد عقدنا إتفاقاً وقلنا أننا لن نُخبر أحداً بما حدث في تلك الليلة. |
| Onunla herhangi bir iş veya parasal anlaşma yaptınız mı? | Open Subtitles | هل قمت بعقد صفقات معه أو معاملات مالية من قبل؟ |
| Yakında bir anlaşma yapacağız! Sonra bütün kaltaklar bizim olacak! | Open Subtitles | سنحصل على ذلك العقد قريبا و سنحصل على كل الفتيات |
| İçine her ne varsa çıkartılması gerek. Bir kaç anlaşma yapıyoruz. | Open Subtitles | مهما يكن مابداخله فيجب أن يخرج نحن نجري بعض الصفقات فحسب |
| Ağzınızı sıkı tutmak için bir anlaşma yaptın ve buna uyduğuna inanıyorum. | Open Subtitles | سيدة ليتون لا أهتم إذا كنتي كتبتي ذلك عملتي أتفاق لتبقي صامته |
| Lord Darlington, Hitler'le anlaşma yapmak isteyenlerdendi. | Open Subtitles | لورد دارلينجتون كان ضمن من حاولوا عقد صفقه مع هتلر |
| O heriflerle ekstra para için ben mi anlaşma yaptırdım? | Open Subtitles | هل أنا تجعلك تسوية مع هؤلاء الرجال لهذا نقدية اضافية؟ |
| Bu yüzden savcılık, sana herhangi bir anlaşma sunarsa kabul et. | Open Subtitles | لذا إن جاء إليك المدعي العام ,بصفقة من أي نوع .فاقبلها |
| Eğer silahlardan hiç bahsetmediyse hükümet anlaşmasını geçersiz kılıp seninle anlaşma yapacaktır. | Open Subtitles | ,إذا لم يذكر الأسلحة الحكومة ممكن أن توقف الأتفاق و تعطيه لك |