| Benim için küçük bir hatırlatma, Hastings: Hiçbir davayı hafife alma. | Open Subtitles | انه تذكير صغيرة لي لا يجب أن نحقر الشئ الشائع |
| Ayrıca dualarımıza ihtiyacı olan başka bir kayıp çocuk için de bir hatırlatma. | Open Subtitles | و هو ذلك تذكير ان هناك صبي اخر بالخارج هو في خطر و بحاجة لصلواتنا |
| Hiç hatırlatma, Goa'ya gideceğime inanamıyorum. | Open Subtitles | لا تذكريني , لا أصدق أني ذاهبة الى هناك .. حقاً |
| hatırlatma onu bana. "Dostlar dostlara yardım ediyor"muş. | Open Subtitles | لا تذكرني الأصدقاء يساعدون الأصدقاء, تباً |
| Bir hatırlatma: servis gemisi adadan saat 19:00'da ayrılacak. | Open Subtitles | للتذكير: المركب المتجه نحو البر سيتحرك الساعة السابعة مساءا |
| Diş hekimine gitmeyi hatırlatma kartları olmadan hatırlıyor olsa gerek. | Open Subtitles | لابد أنها تتذكر الذهاب لطبيب الأسنان حتى بدون بطائق التذكير |
| Bunu neden bana hatırlatma ihtiyacı duydun? | Open Subtitles | لمَ سيكون عليك أن تذكّرني بهذا؟ |
| Onlar gelecek nesiller tarafından yeniden keşfedilmeyi beklerken İnsanoğlunun neler yapabileceğine dair küçük bir hatırlatma. | Open Subtitles | مُنتظراً أن يُكتشف مرة ثانية بالأجيال القادمة رسالة تذكير لما يقدر على فعله البشر |
| "İUH ile ilgili sizlere hatırlatma yapmak isterim" falan, | Open Subtitles | لقد أردت تذكير الجميع بقوانين الشركة فيما يخص إ.ع.ع |
| Haftada bir yapılan nazik ve kibar bir hatırlatma kötü bir şey değil. | Open Subtitles | تذكير لطيف و مهذب مرة بالأسبوع ليس هوساً |
| Ayrıca dualarımıza ihtiyacı olan başka bir kayıp çocuk için de bir hatırlatma. | Open Subtitles | و هو ذلك تذكير ان هناك صبي اخر بالخارج هو في خطر و بحاجة لصلواتنا |
| Buna ister tevazuyu hatırlatma ister kibri önleme istersen de basit bir alışkanlık diyebilirsin. | Open Subtitles | سمها تذكير بآدميتي و مضاد للغرور أو مجرد عاده |
| Ufak bir hatırlatma, farkedilmeyen şeyler kimseyi incitmez. | Open Subtitles | تذكير بسيط أن الأمور التي تمر مرور الكرام لا تضر |
| Ganju! Bana saat 3'de hatırlatma yap demiştim. | Open Subtitles | جانجو , لقد أخبرتك أن تذكريني بموعد " فاتي" مع الطبيب كان على أن آخذها الى هناك |
| - hatırlatma. Çok özlüyorum. | Open Subtitles | -لا تذكريني أنا مشتاق إليه كثيراً |
| Annemin bu aşağılık halini hatırlatma lütfen. | Open Subtitles | أجل لا تذكريني بتدهور أمي |
| Bana şunu hatırlatma. | Open Subtitles | لا تذكرني يا تود |
| Bunu daha öncede yaptım. Sakın bana bunu hatırlatma. | Open Subtitles | بالفعل قد بقيت وحيدًا لا تذكرني . |
| Bir hatırlatma çocuklar, bu yılki mezuniyet balosu iptal. | Open Subtitles | للتذكير فقط، والطلاب، تم إلغاء حفلة موسيقية لهذا العام. |
| Önemli değil. Muhtemelen hatırlatma mesajımı da almadın. | Open Subtitles | لا بأس، من المحتمل أنك لم تتلقي نص رسالة التذكير |
| Aman, hadi ama, hatırlatma bana. | Open Subtitles | بربك، لا تذكّرني. |
| Kaderimizin burada nasıl birleştiğine dair bir hatırlatma. | Open Subtitles | فقط أود أن أذكركم أن مصيركم جميعا مرتبط ببعضكم البعض |
| Bunu bana hatırlatma. | Open Subtitles | لا تذكّريني. |
| Tanrım, sakın hatırlatma. | Open Subtitles | يا إلهى، لا تُذكريني بذلك |
| Onu hatırlatma. Buradaydım ve Maris'le yemek yiyorduk. | Open Subtitles | أوه، رجاءً، لا يُذكّرُني. |
| Ufak bir hatırlatma, bugün sene sonu kek günü ve buradan gelecek para bando ve tırmanış takımına üniforma almak için kullanılacak. | Open Subtitles | نذكركم فقط أن اليوم هو النهايه السنويه لمعرض المعجنات الأرباح ستذهب للفرقه الموسيقيه و فريق العدو |
| Size okulunuzun bu dönemde herhangi bir özel durumu tanımadığını hatırlatma zamanı. | Open Subtitles | وقتي لأذكركم أن مدرستكم لا تخصص مناسبة معينة لهذا الوقت من العام |
| O çok önceydi. Şimdi bana bunu hatırlatma. | Open Subtitles | هذا كان من الماضي لاتذكرني بذلك الأن |
| - Lütfen bana onları hatırlatma. | Open Subtitles | -أرجوكِ لا تُذكّريني بهم |
| Lütfen burada kaldığını hatırlatma olur mu? | Open Subtitles | رجاء لا تذكرنى انك تعيش هنا ايضا حسنا؟ |