| Ama tam doruğa ulaştığında, kaya aşağı yuvarlanıyordu ve Sisifos yeniden başlamak zorunda kalıyordu. Ve yeniden, yeniden, Sonsuza dek. | TED | ولكن، بمجرد الوصول إلى القمة، تتدحرج الصخرة إلى أسفل التلة، ما يجبره على البدء مرة أخرى وأخرى، وأخرى، إلى الأبد. |
| Kolu geri çekmemiş olanlar ise Sonsuza dek çoklu evrende kaybolacak. | TED | أي شخص لم يسحب الرافعة سيُفقد في الكون المتعدد إلى الأبد. |
| Bir dakika sonra köprücük kemiğim Sonsuza kadar yok olacak. | Open Subtitles | دقيقة آخرى , وعظمة الترقوة خاصتى ستكون ضاعت إلى الأبد |
| Sonsuza kadar yaşamayı bilen bir partnerin var gibi gözüküyor. | Open Subtitles | لديك شريك هنا يبدو انه يعرف كيف يعيش الى الابد |
| Çünkü görüyorsunuz ya, Hindistan'da hiçbir şey Sonsuza kadar sürmez, ölüm bile. | TED | لانه كما ترون لا شيء يدوم للابد في الهند، ولا حتى الموت |
| Belki yüz yıl daha. Ama bunun Sonsuza kadar süreceğini sanmıyorum. | Open Subtitles | ربما تستمر لمائة عام اخرى و لكنها لن تستمر إلى الأبد |
| Şu anda burada olan uzay Sonsuza kadar burada olacaktır. | Open Subtitles | نفس الفضاءِ الذي هناالآن يَجِبُ أَنْ يَكُونَ هنا إلى الأبد. |
| Kuzey sınırlarına döneceksin, ve Sonsuza kadar onlara orada gözcülük edeceksin. | Open Subtitles | سوف تعود إلى حدودك الشمالية و سوف تقوم بالدوريات إلى الأبد |
| Bu şekilde Sonsuza kadar onun bir parçasına sahip olabileceğim. | Open Subtitles | بهذه الطريقة سأحصل دائما على جزء منها معي إلى الأبد |
| Cezası ölüm olmayacak, ama işlediği suç ile Sonsuza kadar yaşayacak. | Open Subtitles | عقابه يجب ألا يصل إلى الموت لكى يعيش بعاهته إلى الأبد |
| Tüm arkadaşlarının hayatları benim olacak, ve Sonsuza dek genç ve güzel olacağım. | Open Subtitles | قريبا حياة كل الأطفال ستكون ملكى وسأكون جميلة وشابة مرى أخرى وإلى الأبد |
| Ama fazladan para verirsek, onu burada Sonsuza dek tutarlar. | Open Subtitles | لكن إن إعطيناهم شيء إضافي، قد يبقونه هنا إلى الأبد |
| Düşler gerçek olur, iyiler kazanır insanlar Sonsuza dek mutlu yaşar gibi saçmalıklar. | Open Subtitles | تتحقق الأحلام، ينتصر الرجل الطيب يعيش الجميع في سعادة الى الأبد كلام تافه |
| ...Sonsuza kadar o mahrem yerinin gizemine bağlı kalmak istiyordu. | Open Subtitles | الرغبة الّتي سَتُرْبَطُ إلى الأبد إلى ذلك الجزءِ المخفيِ نفسه. |
| Eğer burada bu birlikteliğe... herhangi bir sebeple karşı çıkacak biri varsa, şimdi konuşsun ya da Sonsuza dek sussun. | Open Subtitles | اذا اي رجل حاضر هنا لديه سبب لكي لا يجتمعا في ظل القانون ليتكلم الآن , أو ليصمت الى الابد |
| Ama hepsini Sonsuza dek buradan çıkarmak için yeterli olabilir. | Open Subtitles | ا على إرادتها يمكن أن يكون من هنا الى الابد. |
| O da bunun yerine seni Sonsuza dek saklamayı seçti. | Open Subtitles | لذا بدلاً من ذلك ابتكر طريقه ليبقيك مخفياً الى الابد |
| Sonsuza kadar dayanamayız, Kup, ama onlara kabarık bir tamir faturası ödetebiliriz ! | Open Subtitles | لا يمكن ان نصمد للابد كب ولكن يمكن ان نجعل فاتورة التصليح عاليه |
| Sonsuza dek burada bir çamaşır sepetinin içinde tıkılıp kalacak mıyım? | Open Subtitles | و إلا سأكون عالق هنا في مغسلة لبقية حياتي الأبدية ؟ |
| Sonsuza kadar burada kalmak istiyorsan Arthur kalabilirsin. | Open Subtitles | إذا كنت قررت الخلود فى هذا المكان يا آرثر فليكن إذا لكن إختيارك الإنتحار للآخرين |
| Doktor Cortazar beyninizi değiştirdikleri şu işlem Sonsuza kadar sürecek değil mi? | Open Subtitles | دكتور كورتزار, لقد قامو بتغيير دماغك ظمن تلك العمليه تغيير دائم, صحيح؟ |
| Çünkü bu aptal sütyeni çıkartamıyorum. Görünüşe göre Sonsuza kadar giymem gerekiyor. Pekala. | Open Subtitles | هذا لأنني لا استطيع خلع تلك الصدرية من الواضح أنه يجب ارتداءها للآبد |
| Ama daha sonra yoksulluk içindeki yaşamına... Sonsuza dek olmak üzere geri dönmüştür... | Open Subtitles | وبعدها استمرت حياته كفقير على حالها إلى أبد الآبدين |
| Ancak, Büyülü Rakam Ejderha Puf'u yenince, bütün imparatorluk sayıları bu küçük sayıdan tekrar çıktı ve hepsi Sonsuza dek mutlu yaşadı. | TED | ولكن بهزمهم لباف تنين العدد السحري، كل أرقام الإمبراطورية خرجت مرة أخرى من الرقم واحد الصغير هذا، وعاشوا جميعا في سعادة أبدية. |
| Tüm dünya insanları evrendeki bu cennette birleşecek ve Sonsuza dek mutlu yaşayacaklar. | TED | ستكون جميع شعوب العالم متحدة في جنة الأرض هذه وسيعيشون في سعادة دائمة. |
| Ruhun, ölümden sonra da ebediyen, Sonsuza dek yaşadığını hatırladım. | Open Subtitles | تذكرت بأن الروح تعيش طويلاً بعد الموت أبدياً بلا نهاية |
| Şimdi ise, bu şüphelerden Sonsuza dek kurtulmama yardım edeceksin. | Open Subtitles | والآن ستقوم بمساعدتي للتخلص من تلك الشكوك مرة واحدة وللأبد |
| Dostum Sonsuza dek minnettar kalırım. Ama kız kardeşinden izin almalısın. | Open Subtitles | يا صاح، إلهي، سأكون شاكرًا أبد الدهر ولكن عليكَ اسئذان أختكَ |
| -Eski maddenin yerini almak üzere oluşturulan yeni bir madde, Bu süreç her zaman var olmuştur ve Sonsuza kadar devam edecektir. | Open Subtitles | مسألة جديدة, أي أن كونك مبتدع لتبدل المسألة القديمة هذه العملية لطالما كانت وستبقى الى الآبد |