| Çünkü bir Tanrı'ya bağlıyım ve bir halka ve bir çoban kıza. | Open Subtitles | لأننى ألتزم ناحية الله و إلى الناس و إلى فتاه ترعى الغنم |
| Çünkü bir Tanrı'ya bağlıyım ve bir halka ve bir çoban kıza. | Open Subtitles | لأننى ألتزم ناحية الله و إلى الناس و إلى فتاه ترعى الغنم |
| Belki günahlarını affeder, belki de etmez biliyorsun. Böylece seni Tanrı'ya emanet ediyorum. | Open Subtitles | ،ربما سيغفر ذنوبك كما تعلم، ربما لا .فقط عليك أن تستودع إلى الرب |
| Papa, kiliseyi savunan bir kral olduğu için Tanrı'ya teşekkür ediyormuş. | Open Subtitles | نشكر قداسة الرب لأنه تولى تربيه هذا الامير ليصبح بطل الكنيسه |
| Acaba kaç insanın hayatı, ...Tanrı'ya dua edip yalvarmakla geçiyor. | Open Subtitles | اتسائل كم اهدروا الناس في حياتهم , يدعون ويصلون للرب |
| Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor. | TED | لا نحتاج الى الايمان بالله لنكون خيرون وليكون لحياتنا معنى. |
| Bu ceza vermek olur ve ben onu Tanrı'ya bırakırım. | Open Subtitles | هذا سيكون عقاب , وأنا أترك هذا لله ليفعله ويقرره |
| Kim Tanrı'ya onun öfkesine tanıklık edenlerden daha çok inanabilir ki? | Open Subtitles | من لديه إيمان أكثر بالرب من أولئك الذين شهدوا على غضبه؟ |
| Paramı Tanrı'ya veririm o halde. Kazandığımın üçte birini veririm. | Open Subtitles | لكن أعطي مالي إلى الله أعطى ثلث كل ما أكسب |
| Anlatın bana, belki beni biraz da olsa Tanrı'ya yaklaştırabilir. | Open Subtitles | لقد أخبرني، أني بذلك يمكنني أن أتقرب أكثر إلى الله |
| Sadece bana ya da büyükbabanıza değil, Tanrı'ya da karşı geldi! | Open Subtitles | لم تخطىء فقط فى حقى وحق جدكم ولكن فى حق الله |
| Ay o kadar güzeldi ki kendimi Tanrı'ya daha yakın hissettim. | Open Subtitles | فلقد كان القمر جميلاً بتلك الليلة مما جعلني قريب من الرب |
| İnsanlar Tanrı'ya inanmaktan hoşlanırlar, çünkü Tanrı karmaşık sorulara yanıt verir. | Open Subtitles | يفضّل الناس الإيمان بوجود الرب ،لأن ذلك يجيب عن أسئلة معقدة |
| Majesteleri, tek yapabileceğim, savaş meydanında kazanacağım onur ve şan için Tanrı'ya şükretmektir. | Open Subtitles | جلالتك, لا يسعني إلا شكر الرب على الفرصة للفوز بالكرامة والمجد في الميدان |
| Vazgeçip Tanrı'ya bıraktı ve onunkini ağzına almana izin verdi. | Open Subtitles | مضى قدماً و سمح للرب, و تركك تُدخله في فمك |
| Bu yüzden yalnızca iyilik edeceğime dair Tanrı'ya ant içtim. | Open Subtitles | ولذا قطعت على نفسي عهداً للرب بألا أفعل سوى الخير، |
| Bugün Tanrı'ya dua edip şükranlarımızı sunmak için toplanmış bulunmaktayız. | Open Subtitles | هنا وفي هذه الساعة اجتمعنا سويًّا لكيّ نصلّي للرب ونحمده. |
| Tanrı'ya yemin ederim ki bir tek sensin. Başkasıyla asla yatmadım. | Open Subtitles | أقسم بالله أنك الشخص الوحيد أنا لم أنم مع أي شخص |
| Bir rahip olarak. Ben gerçekten, gerçekten, evet, Tanrı'ya inanıyorum. | Open Subtitles | بالتأكيد أن أؤمن بالله و في الواقع أنا كاهن إنجيلي |
| Bizi yakalamaya çalıştılar,ama şunu söyleyeyim, çocuk felci için Tanrı'ya şükür. | Open Subtitles | حاولوا مطاردتنا ، لكن دعني أقول حمداً لله على شلل الأطفال |
| - Tanrı'ya inanmıyorsanız ve umudunuzu kaybetmişseniz - ...Alman filozoflardır. | Open Subtitles | خصوصاً اني فقدت الأمل ولا اؤمن بالرب ذلك الفيلسوف الألماني |
| Ben sadece iyi bir hemşire ve iyi bir rahibe olmak... ve nereye gönderilirsem orada Tanrı'ya hizmet etmek istiyorum. | Open Subtitles | أنا أريد أن أصبح ممرّضة جيّدة و راهبة صالحة .. و لأعمل أعمال الربّ أينما تُرسلوني. |
| Kendisinin bir çeşit şifacı olduğunu sanan tek Tanrı'ya inanan kaçıkların yanında. | Open Subtitles | لديه هذه المعتقدات عن الإله الواحد التى يؤمن انه قادر على الشفاء |
| Annen bizi terk ettiğinde hayallerinizi gerçekleştirmeye yardım edeceğime söz verdim Tanrı'ya. | Open Subtitles | حينما غادرتنا امكم عاهدت ربي ان افعل اي شيء لكم لتحققوا احلامكم |
| Tanrı'ya kalbindeki öfkeyi bertaraf etmesi için dua etmelisin. | Open Subtitles | عليكِ أن تُصلّي للربّ ليُنجيكِ و قلبكِ من الإنتقام. |
| Hiç de kolay değildi çocuklar, çünkü ne yaptığımı hiç bilmiyordum. Tanrı'ya yakışır bir sesim de yok. | Open Subtitles | ، لأنني لم أكن أعلم ماذا كنت أفعل ولم أكن أملك صوتاً جيداً للإله |
| Bazılarımız sadece acımızı paylaşan bir Tanrı'ya inanabileceğine ikna oldu. | TED | لقد انتهى البعض إلى أننا يجب أن نؤمن فقط في رب يشاركنا آلامنا. |
| Tanrı'ya ve İsa'ya inanan bir kültürden geliyorum. | Open Subtitles | بزغت من هذه الثقافة الفرعية التى تؤمن بالربّ والمسيح، الأمر برمّته |
| Ve bu yüzden son yolculuklarında ikisini de Tanrı'ya emanet etme görevini üstleniyoruz. | Open Subtitles | و هكذا فى راحتهم الأبديه فأننا نودع هذان الأثنان و نأتمن عليهم ربنا |
| Bazı şeyler kurcalamaya gelmez. Bazı şeyler Tanrı'ya aittir. | Open Subtitles | لا يحقّ لنا التدخّل ببعض الأشياء، بل يحقّ ذلك للرّب وحده. |