| Bugün, çok yıllar önce cömert yabancılar bana yardım etmiş olduğu için hayattayım. | TED | وأنا على قيد الحياة فقط لأنه منذ وقت طويل ساعدني بعض الغرباء الكرام. |
| Kendisini sunduğu yabancılar aracılığıyla sevgilisine daha fazla ait oluyordu. | Open Subtitles | انها تنتمي إلى حبيبِها الي كُلّ الغرباء أعطتْ نفسها ايضا |
| Hatırlıyorum, çünkü o gün etraftaki tek beyaz yabancılar onlardı. | Open Subtitles | أتذكر ذلك لأنهم كانوا البيض الغرباء فقط فى ذلك اليوم |
| Öyleyse bir düşünün, bu yabancılar dünyadaki yabancılara yardım edecek. | TED | لذا فكر في ذلك، أن غرباء يساعدون غرباء حول العالم. |
| Aıtık ABD dışındaki yabancılar için mahkeme emrine ihtiyaçları yok. | Open Subtitles | وعليه، لا يحتجون مذكرات الآن للأشخاص الأجانب خارج الولايات المتحدة |
| Onunlayken yabancılar hakkında bir tane bile kırıcı laf etmedi. | Open Subtitles | لم يقل أي شيء لئيم حول الغرباء بينما كنت معه. |
| Ne yazık ki böyle özel etkinliklerde yabancılar pek hoş karşılanmıyor. | Open Subtitles | أخشى بأن الغرباء غير مرحب بهم في مثل تلك الشؤون الحصرية |
| Şöyle ki, teknoloji yabancılar arasında güveni sağlıyor. | TED | وهي أن التكنولوجيا هي تمكين الثقة بين الغرباء. |
| Çünkü yabancılar gerçekten sınırlarla çevrilmiş bir dünyanın parçası. | TED | لأن الغرباء جزء من العالم ذا الفواصل المتصلبة |
| yabancılar birbirlerinden bir yudum su isteyebilirler. | TED | قد يسأل الغرباء بعضهم البعض عن رشفة من الماء. |
| Çocuklarımıza yabancılar hakkında bir şeyler öğretmek için çok zaman harcıyoruz. | TED | إننا نقضي الكثير من الوقت. في تعليم أطفالنا بشأن الغرباء. |
| yabancılar en karanlık anlarında hayatta kalmak, daha az yalnız hissetmek ve onlara güçlü olduklarını hatırlatmak için yabancılara yardım ediyor. | TED | عبارة عن غرباء يساعدون غرباء في أحلك لحظاتهم ليبقوا أحياء وتقليل الشعور بالوحدة، وتذكيرهم بمدى قوتهم. |
| Avanaklar çünkü yabancılar için tehlikeye giriyorlar. | Open Subtitles | انهم حمقى لأنهم يخاطرون بحياتهم من أجل غرباء |
| Avanaklar çünkü yabancılar için tehlikeye giriyorlar. | Open Subtitles | انهم حمقى لأنهم يخاطرون بحياتهم من أجل غرباء |
| yabancılar hızlandırılmış eğitim veren kurum ve dershaneleri seçer. Burası kırsal bölge. | Open Subtitles | الأجانب يختارون الأكاديميات والمدارس التأهيلية عن العادية، وفوق هذا إنها منطقة ريفية |
| Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi. | TED | وهذه الأشياء التي تم تعليمنا إياها من قبل الأجانب. |
| Kilisede evlendiğine göre yabancılar gibi öp onu! | Open Subtitles | ،تزوجت في كنسية لذا، فقبلّها كما يفعل الأجانب |
| Bak yabancılar ne güzel yiyorlar. | Open Subtitles | انظر , لا يوجد عند الاجانب مشكلة لقد اعتادو على ذلك |
| Dış uzaydan gelmiş gibi görünen hakiki yabancılar. | TED | أجانب حقيقيين، مجموعات وصلت من الفضاء الخارجي. |
| Adaya gelip ağır silahlı birliklerin karşına çıkarak bozuk uydu antenini haber vermeye kalkan yabancılar olduğumuzu mu sanıyorsun? | Open Subtitles | هل تعتقد اننا دخلاء لتوهم دخلوا وصلوا هذه الجزيرة مع قوات مدججة بالسلاح لقد مشينا ايك بالضبط |
| yabancılar evimize bu şekilde giremez. | Open Subtitles | ليس مسموحاً للغرباء أن يتجوَلوا في المكان هكذا |
| Elbette yabancılar nadiren kabul edilir... ama istisnalar da var. | Open Subtitles | بطبيعة الحال ، من النادر أن يتمّ السماح بالغرباء |
| Fakat yabancılar Amerikanca öğretmek ne kadar zor olabilir ki? | Open Subtitles | لكن ماهي الصعوبة في تدريس اجانب تحدث اللغة الامريكية؟ |
| Ailenizin diğer yabancılar gibi vatandaşlık testine girip göçmenlik sürecinden geçmesi gerekiyor. | Open Subtitles | عائلتك يجب أن تخوض اختبار المواطنة. و أن يذهبو إلى معالجة الهجرة. مثل أي أجنبي أخر. |
| Maskeli yabancılar hikayesi... Arnold Beroldy'nin kaçırılması sadece bir oyundu. | Open Subtitles | هذه القصة عن الدخلاء الذين من المفترض انهم أختطفوا ال برودلى |
| Tıp fakültesinde bu konuda bir ders vermemeleri oldukça tuhaf. Hey, hadi bu gece trende yeni tanışan yabancılar olalım. Tren mi? | Open Subtitles | من الغريب انهم لا يعطون محاضرات عن هذا في كلية الطب الليلة لنتظاهر اننا غريبان تقابلا علي متن قطار |
| Seksi yabancılar için olan kliniğimize hoş geldiniz. | Open Subtitles | مرحباً بكم في العيادةِ للأجانب الجنسيينِ. |
| yabancılar kendilerini tanıtmadan seni öldürmeye çalışıyorlar. | Open Subtitles | غُرباء يحاولون قتلك بدون أن يقدموا أنفسهم |
| Yani, lütfen bizi yabancılar olarak karşılamayın; bizi insan akranlarınız olarak karşılayın, nokta. | TED | لذلك من فضلك ، لا تحيننا كغرباء حيينا كبشر مثلك تماما، نقطة. |