| Ne yani homo açılımına katılmak için, takımı mı bırakacaksın? | Open Subtitles | ماذا إذاَ ؟ ستترك الفريق من أجل الإنظمام لهم ؟ |
| Biz oyuncuları bugün okuyacağımız sahneden mahrum mu bırakacaksın? | Open Subtitles | هل ستترك الممثلين بلا مشهد ليقرأوه اليوم؟ |
| Şimdi onu yastığının altına koy... diş perisi sana bir peni bırakacak. | Open Subtitles | الآن ، ضع سنك تحت الوسـادة و ستترك لك حورية الأسنـان سنتـا |
| Kadın o güce sahiptir, tanrı vergisi üzerinde izler bırakır. | Open Subtitles | امرأة تملك تلك القوة، هبة من الرب، ستترك علامتها عليك |
| Alman Hükümeti'nin bu hapishanesini öyle bir karıştıracağım ki... binlerce asker burada çakılı kalıp bizimle uğraşmak zorunda kalacak. | Open Subtitles | سأتسبب فى فوضى عارمة فى فرقتهم الثالثة الاف القوات ستترك عملها وتأتى إلى هنا للعمل على حراستنا |
| İşini bırakacağını söyleseydin evlenmezdik. | Open Subtitles | لو كنت أخبرتنى بأنك ستترك عملك لما كنا تزوجنا |
| Yani en iyi dostunu ilk gecesinde ürkünç bir şatoda tek başına bırakıyorsun. | Open Subtitles | اذن أنت ستترك أعز أصدقائك بمفرده في هذه الضيعة المرعبة في أولى لياليه؟ |
| Gerçek iş bulunca ne yapacaksın? Aileleri yüzüstü mü bırakacaksın? | Open Subtitles | وماذا لو حصلت على عمل هل ستترك مركز الرعاية أنا فقط سأجعل الأهل يحصلون على |
| CIA'i bırakacaksın değil mi? | Open Subtitles | أنت ستترك وكالة المخابرات المركزية، أليس كذلك؟ |
| Sen masanın üstüne benim için çok daha fazla para bırakacaksın sadece. | Open Subtitles | أنت فقط ستترك لي أموال كثيرة علي الطاولة |
| - Eğer hamileyse torununu taşıyan kadını kapının önünde soğukta mı bırakacaksın? | Open Subtitles | فهل ستترك المرأة التي تحمل حفيدك واقفة خارجاً في البرد؟ |
| Aramız iyiydi aman asla bana vasiyetinde birşeyler bırakacak kadar ileri gideceğini düşünmezdim | Open Subtitles | كنا على وفاق ولم أكن أحلم بأنها ستترك لي شيء في وصيتها |
| Gerçekten mi? - Kötü değil. Ama hoş bir yara izi bırakacak. | Open Subtitles | ليست سيئة، لكنها ستترك أثراً لا بأس به في جسدك |
| Reese Witherspoon bir mesaj bırakır mıydı? | Open Subtitles | هل ريس وذرسبون ستترك رسالة على الجوال؟ ريس وذرسبون أو درو باريمور؟ |
| Üçüncü Reich'larının başına öyle büyük bir bela öreceğim ki binlerce asker bizi aramak için buralara saplanıp kalacak. | Open Subtitles | سأتسبب فى فوضى عارمة فى فرقتهم الثالثة الاف القوات ستترك عملها وتأتى إلى هنا للعمل على حراستنا |
| İşini bırakacağını söyleseydin evlenmezdik. | Open Subtitles | لو كنت أخبرتنى بأنك ستترك عملك لما كنا تزوجنا |
| Hanta işini bırakıyorsun ve Zaire'ye uçuyorsun. | Open Subtitles | لكن أريدك هناك أولاً ستترك مشروع هانتا وتنتقل إلى زائير |
| Onun varlığı olmasa bu ormanı canlı terk edeceğinizi mi sanıyordunuz? | Open Subtitles | هل كنت تعتقد أنك ستترك هذه الغابة حي , لو لم تحتضرها لهنا |
| İki saat sonra şehirden ayrılıyor. | Open Subtitles | هي ستترك البلدة في غضون ساعتين |
| Hayır, işi bırakıyor. Geçen hafta beni aradı ve başka iş aradığını söyledi. | Open Subtitles | لا يا عزيزي، ستترك وظيفتها، أتصلت بي في الأسبوع الماضي وقالت أنها ستبحث عن عمل آخر |
| Dikilecek misin yoksa sevgili kızımızın annesini görmesine izin verecek misin? | Open Subtitles | هل ستقف عندك فقط أم ستترك ابنتنا العزيزة ترى أمّها؟ |
| Dünyanın en büyük gizli servis ağını yönetiyorsunuz ama insan ırkının kaderini bir avuç ucubeye bırakacaksınız! | Open Subtitles | أنت نُدير أضخم شبكة أمن بالعالم بأكمله وأنت ستترك أمل البشرية بيد حفنة من غريبي الأطوار. |
| O küçük bisikletinle dalga geçmeyi bırakıp... beni dinler misin? | Open Subtitles | هل ستترك اللعب بدراجتك المعطوبة وتستمع إلي؟ |
| Sevindirici bir şekilde anons edebilirim ki NATO bölgeden ayrılacak. | Open Subtitles | أنا أرحب بأعلن منظمة حلف شمال الأطلسي بأنها ستترك تلك المنطقة |
| Basın toplantısı düzenleyip adaylığını yeni bir başkan seçilene kadar bıraktığını açıklayacaksın. | Open Subtitles | المؤتمر الصحفي حيث ستعلن عنه أنك ستترك السباق الحكومي لكي تركز على ترشيحك القادم للعمودية |
| Aileni bir yerde yalnız bırakacağına Cady'nin inanacağını mı sanıyordun? | Open Subtitles | أتتوقع أن يصدَق كيدى أنك ستترك أسرتك وحدها فى أي مكان ؟ |