| Yani her şey altüst oldu. Apartmandaki herkese söylemiş. | Open Subtitles | أعني, الأمر برمّته في حالة من الفوضى، لقد أخبر جميع من في المبنى |
| Bir proje için öğretmeninin evine gideceğini annesine söylemiş ama yerini söylememiş. | Open Subtitles | لقد أخبر والدته أنه سيذهب إلى منزل مُعلّمه للعمل على تجربة علمية لم يخبرها أين |
| Sosyal Hizmetler'de birinin onu kötü kadından kurtardığını söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر الخدمات الاجتماعيّة بأنّه رجلاً ما أنقذه من السيّدة الشريرة |
| Karısına, ona karşı yabancılaştığını anlattı. | Open Subtitles | لقد أخبر زوجته أنّه كان يمرح مع بعض الفتيات |
| Ağaçlara gidene kadar bir dakikamız olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لقد أخبر بقيتنا أن أمامنا دقيقة للوصول لصف الأشجار |
| Müdüre çok meşgul olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر آمر السجن بأن يقول لنا إنه جد مشغول. |
| Tüm adamlarına yeni Don'un oğlu olacağını söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر رجاله ان ابنه سيكون الدون القادم |
| Otoyol'un 5 km kuzeydoğusundaki Kurtuluş Ordusu'na götüreceğini söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر بقية المتطوعين أنه سيأخد التبرعات الى جيش الخلاص على بعد 3 أميال شمال شرق الطريق رقم 6 |
| Bob'a en iyi satış elemanını fuarda göreceği için çok heyecanlı olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر بوب أنه كان سعيد لرؤية أفضل رجل مبيعات لدية في معرض الورد ستار |
| Büyük büyük babam, büyük babama erkeklerin örümcek gibi olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر جد جدي ولده أن الرجال أشبه بالعناكب، |
| Çocuk doktora kendi daha iyi hissettiğini söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر الصبي الـأطباء أنـه أفضل حالـاً، |
| Clay'e, kulübe zarar vermek için her şeyi yapacağını söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر " كلاي " أنه سيفعل أي شيء لأذيتنا |
| Mahkemeye Jane'in düzgün bir evde kalmadığını söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر المحكمة بإنها تفتقد لمنزل مناسب |
| Paul da çocuklarla evde miydi? Meslektaşıma tüm gece evde ve çocuklarla olduğunu söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر زميلي أنه كان بالمنزل طوال المساء وطوال الليل مع الأطفال |
| Oğulları polise aile gezisine çıktıklarını söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر ابنهم الشرطة أنهم كانوا في اجازة عائلية |
| Mahkemenin tayin ettiği avukata söylemiş. Ama adam çok meşgulmüş. | Open Subtitles | حاول ذلك، لقد أخبر المحامي العام الذي لا أعتقد أنه يصدقه... |
| -Dan'e ruhlarla konuşabildiğini ve ağaçların üzerinden uçabildiğini söylemiş. | Open Subtitles | لقد أخبر " دان " بأنه يتحدث مع الأرواح ويطير فوق الأشجار |
| Beni sevdiği için ve tapılası bir kadın olduğum için anlattı herkese. | Open Subtitles | لقد أخبر الجميع لأنّه يحبني وأنا لـطـيفة |
| Ama bir hata yaptı. Ve herşeyi Ferguson'a anlattı. | Open Subtitles | "لقد قام بخطأ كبير لقد أخبر (فيرجسون) بكل شيء" |
| Çok inandırıcı bir hikaye anlattı. | Open Subtitles | . لقد أخبر قصة مقنعة للغاية |
| İnsanlara İngilizlerin Amerikanları alt etmesinin çok yakın olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لقد أخبر الرجال بأن البريطانيون قريبون من تحطيم ظهور الوطنيين الامريكيين |