| Ayrıca Mösyö Bex'in ofisine git ve nerede olduğumu söyle. | Open Subtitles | وكذلك اذهب لمكتب السيد بكس وقل له اين ذهبت ؟ |
| Şu an kontratları imzalamak için babamın ofisine, yani Alexis'in ofisine gidiyorum. | Open Subtitles | والآن سأذهب إلى الأعلى لمكتب أبي مكتب أليكسيس. , لتوقيع هذه العقود. |
| Ta ki bugün, müdürün odasına çağrılıp benden tişört giymem istenene kadar. | Open Subtitles | ليس قبل اليوم, عندما سُحبت لمكتب المدير وطُلب مني أن أرتدي بلوزة |
| Fiş programı pasaklı, dikkatsiz hata eğilimli bir Ofisi işaret ediyor. | Open Subtitles | برنامج المراقبة يُظهر صورة لمكتب كسولٍ غير مهتم و كثير الأخطاء |
| Savcılık bürosuna girebilmek için 11 yıl boyunca deliler gibi çalıştım, neden peki? | Open Subtitles | ،منْ أجل الإنضمام لمكتب الإدّعاء العام درستُ بشراسة لمدة 11 سنة، أتعلمُ لماذا؟ |
| - Babam çok korkmuştu ve ben amcamın ofisine girip kanıtı bulacağımı biliyordum. | Open Subtitles | لقد كان والدي مرعوباً وكنت أعرف بأن باستطاعتي الدخول لمكتب عمي وإيجاد الإثبات |
| Telefonunuzu dedektifin ofisine bağlıyorum. | Open Subtitles | فريدي ، حوّل مكالمة السيدة كلبيبر لمكتب كلبيبر |
| Santral? Lütfen beni şerifin ofisine bağlayın. Bu acil bir durum. | Open Subtitles | المقسم , حولني لمكتب شريف المقاطعة هذه حالة طارئة |
| Lisa Simpson bit taraması için lütfen müdürün ofisine gelin. | Open Subtitles | ..ليسا سيمبسون، احضري لمكتب المدير ! لتفتيش رأسك من القمل |
| - Bay Daniels'in ofisine gideceksin ve ameliyat sırasında ters gidebilecek şeylerden onun sorumlu tutulabileceğini söyleyeceksin. | Open Subtitles | يجب أن تذهب لمكتب السيد دانيلز وقل له ستتحمل المسؤولية شخصياً في حالة حدوث أي شيء خاطيء أثناء هذه العملية |
| St.Louis'te birlikteydik. Onu önce Serhat'ın ofisine götür. | Open Subtitles | . كنا معاً في مدرسة سانت لويس خذه لمكتب المدير أولاً |
| Pekala. O zaman benimle birlikte müdürün odasına gelmek zorundasın. | Open Subtitles | حسنا سيتوجب عليك أن تأتي لمكتب المشرف معي |
| Müdürün odasına gitme konusundan kurtulduğunu düşünme genç adam. | Open Subtitles | لا تعتقد بانك نجوت من التحدث عن مشكلتك عندما ذهبت لمكتب المدير |
| Ben operasyonlar yöneticisi memur FBI Bölge Ofisi Güney Merkez Bölgesi güney bölgenin güneyinden. | Open Subtitles | هذا ، انا ، نائب المدير المكاتب الميدانيه لمكتب التحقيقات الفيديرالي هنا في المنطقة الجنوبيه آوه، من الجنوب. |
| "Yürü git kayıp eşya bürosuna ve yakamı bırak!" | Open Subtitles | إذهب لمكتب المفقودات والموجودات وأتركني في سلام. |
| Eyalet Savcılığı Bürosu'nun iki sokak ilerisindeki postaneye kadar izini sürdük. | Open Subtitles | لقد تعقبناها لمكتب بريد على بعد شارعين من مكتب المدعى العام |
| ofis binalarının içindeki kilitlerin çoğu düşük güvenlik seviyelidir... sadece çalışanları kahve kupalarını çalmalarını engeller. | Open Subtitles | الأقفال الداخلية لمكتب عادة ما تكون ذات نهاية قصيرة تستخدم فقط للحيلولة من سرقة الموظفين لكؤوس القهوة |
| Ya da cumartesi günleri belediye başkanının ofisinde mektuplarla ilgilenmek istiyor gibi görünen. | Open Subtitles | أرجوك. أو يدعي انه يريد الذهاب لمكتب العمدة ايام السبت. |
| Müdür Reeve'in ofisinden aranmış gibi hissettim | Open Subtitles | أشعر وكأنني مُستدعى لمكتب الناظر |
| Ama Sam'i ve bir çalışma masasına ihtiyacı olduğunu bilmiyorsundur. | Open Subtitles | "ولكنك لا تعرف "سام ولا تدرى شيئاً عن حاجته لمكتب |
| Biz seni asla Eyalet Savcılığı ofisinin bir uzantısı olarak görmedik. | Open Subtitles | فنحن أبداً لم نعتبرك يوما إمتداداًً لمكتب المدعي العام |
| Yani, FBI'a internet güvenliği sağlayan üç şirket sanal saldırya uğradı. | TED | أعني أن ثلاث شركات تقدم خدمات الحماية الالكترونية لمكتب التحقيق الفيدرالي تم اختراقها. |
| Sanki benim ofisimden ayrılıp mutluluk satan başka bir ofise gitmişler. | Open Subtitles | و كأنهم يتركون مكتبي و يذهبون لمكتب آخر مكتب يبيع السعادة |
| Eğer DCS ofisini yapabileceği bir şey varsa ben desteğimi bırakırım. | Open Subtitles | إذا هناك أي شيء يمكن لمكتب "دي سي أس" أن يفعله. |
| Bence kurbanlar bir şekilde vergi dairesine getirilip öldürüldüler. | Open Subtitles | أجل،أعتقد أنه تم إستدراج الضحايا لمكتب الضرائب و تم قتلهم |