| Sana belki de ilk kez zaten bilmediğin bir şeyi söylüyor olabilirim. | Open Subtitles | ربما تكون هذه هي المرة التي اخبرك فيها بشيء لا تعرفه سلفا |
| bilmediğin şey ise; - Tek işe alınan sen değilmişsin. | Open Subtitles | ما لا تعرفه هو لم يكن الوحيد الذي تم تجنيده |
| Nasıl aşk yaşayacağını bilmediğin için senin yerine ben yapıyorum. | Open Subtitles | انت لا تعرف كيف تحب ولهذا انا اقوم بهذا عنك |
| Onlar hakkında, kendi güçlerin hakkında bilmediğin çok şey var. | Open Subtitles | هناك الكثير الذي لا تعرفينه عنهم عن قوتكِ الخاصة |
| Tahminen bilmediğin ve beni öldürtmek için gönderdiğin X5, artık asker kaçağı, | Open Subtitles | من الغالب انك لا تعلم بأن التي ارسلتها لقتلي بأنها فضيعة |
| Sana zaten bilmediğin bir şey söyleyemem artık. | Open Subtitles | لا يوجد شىء استطيع ان أخبرك به الآن لا تعلمه |
| Galiba hakkımda hâlâ bilmediğin şeyler var. | Open Subtitles | أعتقد لا يزال هناك أمور عني لا تعرفينها. |
| bilmediğin ise bir silah tüccarının iki tarafa da silah sattığıydı. | Open Subtitles | ما لا تعرفه أنه كان هناك تاجر سلاح يبيع لكلا الجانبين |
| bilmediğin biriyle tanış ve onu tanımaya çalış. | TED | قابل شخصًا لا تعرفه واشرع في التعرف عليه. |
| Sana hakkımdaki herşeyi anlatmak istiyorum bilmediğin herşeyi. | Open Subtitles | أريد ان أخبرك بكل شيء عنى كل شيء لا تعرفه أنت |
| bilmediğin onun ve benim kötü şansımız olduğu. | Open Subtitles | و لكن ما لا تعرفه أني أعتقد أن حظنا كان سيئاً |
| Bu adam hakkında bir şeyler öğrenmeye geldim. Bir şey bilmediğin belli. | Open Subtitles | اريد ان اعرف عن هذا الرجل من الواضح انك لا تعرف شيئا |
| Hayır, çünkü bu dikkate almak olurdu, Bu senin bilmediğin bir şey. | Open Subtitles | لا، لإن ذلك سيكون من مراعاة الغير وما لا تعرف شيئاً عنه |
| Mehra Mobilya hakkında hiçbir şey bilmediğin için de şirketin maddelerini okuman gerek. | Open Subtitles | ولأنك لا تعرف شيئاً عن أثاث ميهرا.. عليك أن تقرأ عن أدب الشركه.. |
| Ama öyleyse, senin burada olma nedenin bu... seninle ilgili bilmediğin kısmı öğrenmek. | Open Subtitles | لكن أيضاً لهذا أنت هنا لتجدين الجزء عنك الذي لا تعرفينه |
| Benimle ilgili bilmediğin bir şeyin olma ihtimali yok mu? | Open Subtitles | اليس من المستحيل ان بعضا مني لا تعرفينه ؟ |
| Bence orada senin hiç bilmediğin bir sürü olay dönüyor. | Open Subtitles | أعتقد أن هناك أمورا تجري هناك ، أنت لا تعلم بها |
| bilmediğin şey, bunu takmanın, düzeldiğin anlamına gelmediği. | Open Subtitles | لكن ما لا تعلمه أن إرتدائها لا يعني أنك معاد التأهيل |
| Ve benm hakkımda bilmediğin çok şey var. | Open Subtitles | و هناك الكثير من الأشياء التي لا تعرفينها عني |
| Hayatta olup olmadığını bile bilmediğin birini bulmak için neden bu kadar uğraşıyorsun? | Open Subtitles | لماذا تحاولين جاهدة لتجدي شخصاً لا تعرفين حتى إذا كان حياً أو ميتاً؟ |
| Ben ve kocam hakkında bilmediğin bir şey kalmadığını düşünüyorum. | Open Subtitles | ولا أعتقد أن هناك شيئاً يخصني أنا وزوجي لا تعرفيه |
| bilmediğin bir şeyi tercih etmek o kadar da kolay değildir. | Open Subtitles | تعني انك لست محبا للسلام؟ ليس من الظريف ان تحب شيئا لاتعرفه |
| bu aslında, şimdiye dek biriktirdiğin tüm bilgini ve deneyimini bir araya getirmek ve bilmediğin şeylerin arasına dalmakla ilgili. | TED | انه عن تجميع وتحصيل كل المعرفة والتجارب التي جمعتها حتى الآن لمساعدتك على الغوص في الأشياء التي لا تعرفها . |
| Benim hakkımda bilmediğin bir şey var. | Open Subtitles | أنا متأكدة بأن هناك أشياء أنت لا تعلمها عني |
| O bilmediğin şeyin toplam ağırlığı muazzam. | Open Subtitles | الحمولة المطلقة لما تجهله من المحتمل أنها مدهشة |
| Sen harika birisin. bilmediğin bir şey var mı senin? | Open Subtitles | أتعلمين ، إنك فعلا مذهلة هل يوجد شيء لا تعلمينه ؟ |
| Ve bilmediğin bir şey daha olduğuna bahse girerim. | Open Subtitles | وانا اراهن ان هناك العديد من الاشياء التى لا تعرفيها |
| Eğer bildiğin şeyden memnunsan bilmediğin şey hakkında bir açıklama hak eder misin? | Open Subtitles | إذا كنت سعيدة بما تعلمين عن شيء هل تستحقين تفسير لما لا تعلمين ؟ |