| Hala bir saniyenin onda biri kadar geridesin. | Open Subtitles | لعلّك أجدتَه، لكنّك ما تزال متأخّرًا بعُشر ثانية. |
| Demir Bankası, Krallık borçlarının onda birini talep ediyor. | Open Subtitles | البنك الحديدي يطالب بعُشر دُيون التاج |
| Demir Bankası, Krallık borçlarının onda birini talep ediyor. | Open Subtitles | البنك الحديدي) طالب بعُشر ديون المملكة) |
| Benim ülkem, benim insanlarım on kat hatta yüz kat daha değerlidir benim için! | Open Subtitles | فبلدي , و شعبي هُم أكثر أهمية بِعشر مرات .. |
| Sizin minnet borcu dediğiniz şeyle karşılaştırıldığında. Benim ülkem, benim insanlarım on kat hatta yüz kat daha değerlidir benim için! | Open Subtitles | "مُقارنة مع ذاك الشيء الذي تسمونه بِالأحترامً فبلدي , و شعبي هُم أكثر أهمية بِعشر مرات .. |
| Sonra on yaş daha küçük bir kızla evlendi ve millet... | Open Subtitles | من ثمَّ تزوج من سيدة تصغره بعشر سنوات، والجميع كانوا يقولون، |
| Keşke on yaş genç olsaydın ve şu an bildiklerini o zaman bilebilseydin. | Open Subtitles | إذا كنت أصغر من ذلك بعشر سنوات فقط و كنت تعرف ما تعرفه الآن |
| Demir Bankası, Krallık borçlarının onda birini talep ediyor. | Open Subtitles | البنك الحديدي) طالب بعُشر ديون المملكة) |
| Biliyor musun, Louis, buradaki insanlara kedine davrandığının onda birini davransan senin için düşünceleri değişecektir. | Open Subtitles | ...أتعلم ماذا يا (لويس)، إن عاملت الآخرين بعُشر اللطف الذي تعامل به قطك فلربما لن يكنوا لك تلك المشاعر التي تعلم أنهم يكنونها لك |
| Bir gün dans ederken yanında duran senden on yaş genç kızları göreceksin ve fark edeceksin ki o tren çoktan kaçmış. | Open Subtitles | أجلي عملك عندما تجدين نفسك ترقصين مع فتاة اصغر منك بعشر سنوات وعندها تدركين أن قطار الزواج قد فاتك |
| Takım giyince on yaş genç gibi hissediyorum. | Open Subtitles | عندما ألبس هذه البدلة أشعر بأني أصغر بعشر سنوات |
| Bu tedaviyi uyguladığım kadınların çoğu on yaş genç hissettiklerini söylüyor. | Open Subtitles | اعطي لمعظم النساء هذا يقولون لي انه يجعلهم يشعرون انهم اصغر بعشر سنوات |